li ile cümle

li kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Lincoln liderliği yüzünden takdir edilmektedir.Lincoln is admired because of his leadership.
Lincoln Amerikan tarihinin en büyük isimlerinden biridir.Lincoln is one of the greatest figures in American history.
Lincoln, Amerikan tarihindeki en büyük figürlerden biridir.Lincoln is one of the greatest figures in American history.
Lincoln 1865 yılında öldü.Lincoln died in 1865.
Lincoln 1860 yılında başkan seçildi.Lincoln was elected President in 1860.
Lincoln'un ebeveynleri tüm hayatları boyunca fakir kaldılar.Lincoln's parents remained poor all their lives.
Lincoln, ülkedeki bütün kölelerin serbest bırakılması emrini verdi.Lincoln ordered that all the slaves in the country should be set free.
Lincoln Center'a nasıl gideceğimi bana söyleyebilir misiniz?Can you tell me how to get to Lincoln Center?
Liverpool için ücret nedir?What's the fare to Liverpool?
Lizbon'a en iyi yaklaşım deniz yoluyladır.The best approach to Lisbon is by sea.
Liste aşağıdaki gibidir.The list is as follows.
Onun adı listede yoktu.Her name wasn't on the list.
Onun adını listeye ekledim.I added his name to the list.
Liz sekiz yıldır ölüdür.Liz has been dead for eight years.
Liz öleli sekiz yıl oldu.Liz has been dead for eight years.
Lisa, sadece İngilizce değil, aynı zamanda Fransızca da konuşur.Lisa speaks not only English but also French.
Lisa Stan'a karşı kin taşıyor.Lisa bears a grudge against Stan.
Lisa, ben tren biletlerimizi alırken, benim valize göz kulak ol.Lisa, keep an eye on my suitcase while I buy our train tickets.
Lisa, bu Bay Murata. O benim patronum.Lisa, this is Mr Murata. He's my boss.
Lider umutsuzluk içinde plandan vazgeçti.The leader gave up the plan in despair.
Liderin çadırı nereye kuracağını bilmesi gerekir.The leader should know where to set up the tent.
Liderler arasındaki çatışmalar sağlıksız bölgecilikle sonuçlandı.The conflicts among leaders resulted in unhealthy sectionalism.
Daha fazla lif yemen gerekir.You need to eat more fiber.
Lisede bir yılım daha var.I have another year at high school.
Madonna Japonya'da her lise öğrencisi tarafından bilinmektedir.Madonna is known to every high school student in Japan.
Beni listede geriye almanı istiyorum.I'd like you to put me back on the list.
Masako, Japonya'da liseyi bitirdi ve sonra Harvard'dan mezun oldu.Masako finished high school in Japan and then graduated from Harvard.
Mike lisenin ikinci yılında ve Ann de.Mike is in the second year of high school and Ann is too.
Bay White, liberal bir politikacıdır.Mr. White is a liberal politician.
Bob bir lise öğrencisi iken utangaçtı.Bob was shy when he was a high school student.
Bay Itsumi'nin Kansai'li olduğunu çok az sayıda kişi bilir.Few people know that Mr. Itsumi is from Kansai.
Sıcak limon suyu içtiğimde kendimi daha iyi hissediyorum.I feel better when I drink hot lemon juice.
Helen, geçen yıl liseden mezun oldu.Helen graduated from high school last year.
Bu robotu bir lise öğrencisi yaptı.A high school student made this robot.
C vitamini için taze limon yedim.I ate a fresh lemon for the vitamin C.
Ananas ve limon gibi asitli meyveler ekşidir.Acid fruits like pineapples and lemons are sour.
Aksanına bakılırsa, o Osaka'lı olmalı.Judging from his accent, he must be from Osaka.
Tom bir lise öğrencisidir.Tom is a high school student.
Tom lise öğrencisine kızdı.Tom got angry with the high school students.
İki lise öğrecisi Tom'u döğüp çürükler içerisinde bıraktılar.Two high school boys beat Tom black and blue.
Her neyse, ben liseden mezun olduktan sonra üniversiteye gideceğim.At any rate, I'll go to college after graduating from high school.
Nerede dolar lirayla takas edilebilir?Where can dollars be exchanged for pounds?
İsmimi niçin listede tutmadıklarını merak ediyorum.I wonder why they left my name off the list.
Charles Lindbergh, Atlantik Okyanusu'nda, 1927 yılında ilk tek kişilik uçuşunu yaptı.Charles Lindbergh made the first solo flight across the Atlantic Ocean in 1927.
Birçok yat limandadır.Many yachts are in the harbor.
Onu listeden kaldırın.Leave it off the list.
Bize %5'lik bir fiyat indirimi vermenizi istiyoruz.We would ask you to give us a price reduction of 5%.
Kitabı lisedeki ikinci yılımda okudum.I read the book in my second year of high school.
Adanın güzel bir limanı var.The island has a fine harbor.
Ülkenin dış ticareti tamamen bu limana bağlıdır.The country's foreign trade totally depends on this port.
Fırtına geminin limandan ayrılmasını imkansız hale getirdi.The storm will make it impossible for the ship to leave port.
Gemi şimdi limandadır.The ship is now in the harbor.
Gemi limana demir attı.The ship is at anchor in the harbor.
Araba hız limitini aşıyor.The car is exceeding the speed limit.
Bir ülkenin en çok ihtiyacı olan şey bilgili liderdir.What the country needs most is wise leaders.
Liman seferlere kapalıdır.The harbor is closed to navigation.
Biz binadan bütün limanı görebiliriz.We can see the whole harbor from the building.
O okulun entegre edilmiş orta okul ve lise olduğunu unutma.Bear in mind that that school is an integrated junior high and high school.
Resmin fiyatı 10 lira.The price of the picture is 10 pounds.
Şarkı büyük bir liste başıydı.The song was a big hit.

İlgili Sayfalar