li ile cümle
li kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom zaten listede.Tom is already on the list.
Tom çok liberal bir kişidir.Tom is a very liberal person.
Lider müthiş açıklamalar yaptı.The leader made formidable declarations.
O, ulusal lise boks şampiyonası yarışmasına girdi.He entered the national high school boxing championship competition.
Liverpool, Southampton'tan ne kadar uzaklıktadır?How far is Liverpool from Southampton?
Liechtenstein bir Avrupa ülkesi midir?Is Liechtenstein a European country?
Linke tıklamayın.Don't click on the link.
Linke tıklama.Don't click on the link.
Sizin lisanınızı anlamıyorum.I can't understand your language.
Keisei Hattı Sky-Liner sizi havaalanından Ueno İstasyonuna 75 dakikada götürecek.The Keisei Line Sky-Liner will take you from the airport to Ueno Station in 75 minutes.
Tektonik levhalar, litosferin parçalarıdır.Tectonic plates are pieces of the lithosphere.
Lisa'nın Stan'a karşı bir kini var.Lisa has a grudge against Stan.
Lisa Stan'a karşı kin besliyor.Lisa holds a grudge against Stan.
Düşman savaş gemileri limandaki depolarımızı bombaladı.The enemy warships bombed our warehouses in the harbour.
Tekne limana doğru yöneldi.The boat is heading toward the harbor.
Üzgünüm fakat isimleriniz listede değil.I'm sorry, but your names aren't on the list.
Lincoln seçimleri kazandı.Lincoln won the elections.
Lincoln'ün biyografisi tüm dünyadan çocuklar tarafından okunur.Lincoln's biography is read by children all around the world.
Linda babasının ani hastalığı yüzünden üniversiteden geri çağrıldı.Linda was called back from college because of her father's sudden illness.
Linda o kadar hayal kırıklığına uğradı ki gözyaşlarına boğuldu.Linda was so disappointed that she burst into tears.
Bu dün Linda'nın hakkında konuştuğu araba.This is the car that Linda was talking about yesterday.
Sınıfımdaki hiçbir kız Linda'dan daha güzel değildir.No girl in my class is prettier than Linda.
Sınıfımdaki kızlardan hiçbiri Linda'dan daha güzel değil.None of the girls in my class are prettier than Linda.
Bay Murata, bu benim arkadaşım Lisa.Mr. Murata, this is my friend Lisa.
Senin linkin çalışmıyor.Your link isn't working.
Lisa bana natto yediğinden bahsetti.Lisa told me that she has eaten natto.
Şu anki borç limiti 15.2 trilyon dolar seviyesindedir.The current debt limit stands at $15.2 trillion.
O bana biraz yumurta likörü yaptı.She made me some eggnog.
Onun gerçek adı Lisa'dır.Her real name is Lisa.
Mary, Tom'un lise aşkıydı.Mary was Tom's high school crush.
Tom lise aşkı Mary ile evlendi.Tom married his high school crush Mary.
Liderimiz ne yapacağını bilir.Our leader will know what to do.
Tom'un arabası 70 mph'lik bir üst hıza sahiptir.Tom's car has a top speed of 70 mph.
Benim lisansımda üç nokta var.I have three points on my licence.
Mary bir liberal.Mary is a liberal.
Hayır, Private Jackson, bu orduda biz listelenmemiş seri numaralarına izin vermeyiz.No, Private Jackson, in this army we don't allow unlisted serial numbers.
Tom liderdir.Tom is the leader.
Linux Deepin başka bir mükemmel Linux dağıtımıdır.Linux Deepin is another wonderful Linux distribution.
Bu bir limon ağacıdır.This is a lemon tree.
Fırtınadan dolayı, gemi limandan ayrılamadı.Because of the storm, the ship couldn't leave port.
Bir litre benzinin fiyatı 12 rupiye yükseltildi.The price of a litre of petrol has been increased by 12 rupees.
Sürücü lisansım bu ayın sonunda sona eriyor.My driver's license expires at the end of this month.
Babam sert likör içmez.My father doesn't drink hard liquor.
Ondan daha iyi bir liderdir.She's a better leader than he is.
Bay Wood Linda'yı yürekten seviyordu.Mr. Wood loved Linda from the bottom of his heart.
Ben alışveriş listemi evde unuttum.I forgot my shopping list at home.
Bu bira salonunda, bir litreye kadar bira sipariş edebilirsiniz.At this beer hall, you can order beers up to one liter in size.
Lincoln 1865'te öldürüldü.Lincoln was assassinated in 1865.
Lisemizde yaklaşık bin tane öğrenci var.There are about 1,000 students at our high school.
Tom bir artistik lisans aldı.Tom took some artistic license.
Tom Mary'in önerisini yapılacaklar listesine not etti.Tom put Mary's suggestion down on his to-do list.
Liseden mezun olduğundan beri hiçbir şey yapmadı.He hasn't been doing anything since he graduated from high school.
Limonlar karşılıksız bir aşk anlamına gelirken portakallar mutlu bir aşk anlamına gelir,Oranges signify a happy love, while lemons - an unrequited one.
Babam hiç likör içmez.My father doesn't drink liquor.
Tom bizim liderimiz.Tom is our leader.
Lincoln önemli bir kişidir.Lincoln is an important person.
Lisedeyken ne sıklıkta basketbol oynardın?How often did you play basketball when you were in high school?
John'un bir Tin Lizzie'si var.John has a Tin Lizzie.
Adınız listemde ilk sırada.Your name stands first on my list.
Birkaç lisansüstü öğrenci dahil olmak üzere son birkaç yıldır birçok insanla çalıştım.I've worked with many people over the last few years, including several graduate students.