Leyla planlarını değiştirmek zorunda.Layla has to change plans.
Leyla içeriye girdi.Layla went inside.
Leyla bir arkadaşına bir mektup yazdı.Layla wrote a letter to a friend.
O, Leyla'nın canlı görüldüğü son yerdi.That was the last place where Layla was ever seen alive.
Leyla, Sami'nin arabasını ormana terk etti.Layla abandoned Sami's car in the woods.
Leyla daha romantik bir yeri tercih etti.Layla preferred a more romantic place.
Leyla kendini denize attı.Layla threw herself into the sea.
Leyla'nın kendi özel uçağı vardı.Layla had her own private plane.
Leyla nereye gitti?Where did Layla go?
Leyla, Mısır'da yeni bir hayat başlattıLayla started a new life in Egypt.
Leyla, Kahire'de Sami'yi ziyaret etti.Layla visited Sami in Cairo.
Leyla, Sami'yi korudu.Layla protected Sami.
Leyla adalete teslim edilecek.Layla will be brought to justice.
Leyla içine kapandı.Layla turned herself in.
Leyla saati yakından inceledi.Layla took a close look at the watch.
Leyla bagajı açtı.Layla opened the trunk.
Leyla sandığı açtı.Layla opened the trunk.
Leyla'nın ölümü bir gizemdi.Layla's death was a mystery.
Leyla, Kahire'nin banliyölerinde doğdu.Layla was born in the suburbs of Cairo.
Leyla, ailenin bebeği idi.Layla was the baby of the family.
Leyla delirecek.Layla will be mad.
Leyla A almazsa delirir.If Layla doesn't get an A, she will be mad.
Leyla, Mısır'daki Kahire'ye yerleşti.Layla settled in Cairo, Egypt.
Leyla, Kahire'nin kuzeyinde yaşıyordu.Layla lived north of Cairo.
Leyla, Kahire'de yaşıyordu.Layla lived in Cairo.
Leyla her zaman kendi işini sahip olmak istedi.Layla has always wanted to have her own business.
Leyla hızla topluluğunun bir direği oldu.Layla quickly became a pillar of her community.
Kimse ona Leyla demez. Herkes ona "anne" der.No one ever calls her Layla. Everyone calls her 'Mama.'
Leyla'nın derin dinsel inançları vardı.Layla had deep religious convictions.
Leyla çok dindar bir kişiydi.Layla was a very religious person.
Herkes Leyla'yı bir aziz olarak tanımlıyordu.Everyone described Layla as a saint.
Leyla birçok genç erkeğin dikkatini çekti.Layla caught the eye of many a young man.
Leyla, Sami adında Mısırlı bir göçmen arkadaşla çıkmaya başladı.Layla started dating a fellow Egyptian immigrant called Sami.
Leyla ve Sami'nin farklı öncelikleri vardı.Layla and Sami had different priorities.
Leyla'nın onu anladığını sanmıyorum.I don't think Layla understands that.
Leyla ve Sami 2004'te boşandılar.Layla and Sami divorced in 2004.
Leyla kalbini ve ruhunu işine adadı.Layla put her heart and soul into her job.
Leyla yeni bir aşk bulmuş olabilir.Layla may have found new love.
Leyla az önce eşini öldürdü.Layla has just murdered her wife.
Leyla alkol kokuyordu.Layla was reeking of alcohol.
Leyla taksi için para ödedi.Layla paid for the taxi.
Leyla ve ben geçinmek zorundayız.Layla and me have to get along.
Leyla, Sami'ye arabayı durdurmasını emretti.Layla ordered Sami to stop the car.
Leyla, ne olduğunu öğrenmeye kararlıdır.Layla is determined to find out what happened.
Leyla'nın kendi kolundan daha uzun bir sabıka kaydı var.Layla has a criminal record longer than her arm.
Leyla bahçe hortumuyla yangını söndürdü.Layla put the fire out with a garden hose.
Leyla, annesinin kaçırılmasına tanık oldu.Layla witnessed her mother's abduction.
Leyla hala kalbimde yaşıyor.Layla still lives on in my heart.
Leyla her zaman kalbimde olacak.Layla will always be in my heart.
Leyla'nın annesine anne diyorum.I call Layla's mom Mom.
Kaza, Leyla'yı tekerlekli sandalyeye zorladı.The accident forced Layla into a wheelchair.
Leyla, Sami'yi açık kollarla karşıladı.Layla welcomed Sami with open arms.
Leyla kalmaya karar verdi.Layla decided to stay.
Leyla bize bir anne gibi geldi.Layla was like a mother to us.
Leyla bir ambulans çağırdı.Layla called for an ambulance.
Leyla, Sami'nin hayati organlarını kontrol etti.Layla checked Sami's vitals.
Leyla hava yoluyla yerel bir hastaneye kaldırıldı.Layla was airlifted to a local hospital.
Leyla'nın gözlükleri dahil Teksas'ta her şey daha büyüktür.Everything is bigger in Texas, including Layla's glasses.
Leyla'nın cesedi kanepede yatıyordu.Layla's body was laying on the couch.
Leyla daha yakın görünüyordu.Layla looked closer.