Ana içeriğe geç
Sözlük

lekeleri ile cümle

lekeleri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu mürekkep lekelerinin çıkacağını sanmıyorum.I don't think these ink stains will come off.
O kitabın kapağında bazı mürekkep lekeleri vardı.There were some ink stains on the cover of that book.
Leopar, lekelerini değiştiremez.The leopard can't change its spots.
Kırmızı şarap lekelerini halınızdan nasıl çıkarırsınız?How do you remove red wine stains from your carpet?
Stres nedeniyle cildimde lekelerim var.I have spots in my skin by stress.
Kağıtta mürekkep lekeleri vardı.There were ink blots on the paper.
Bir leopar asla lekelerini değiştirmez.A leopard never changes his spots.
Satürn üzerindeki beyaz lekelerin, güçlü fırtınalar olduklarına inanılır.The white spots on Saturn are believed to be powerful storms.
Güneş lekeleri güneş manyetik alanının çok güçlü olduğu Güneş bölgeleridir.Sunspots are regions of the Sun where the solar magnetic field is very strong.
Gömlekten kan lekelerini nasıl çıkarabilirim?How can I remove the spots of blood from the shirt?
Tom'un gömleğinin üzerinde kan lekeleri vardı.Tom's shirt had blood stains on it.
Polisin Tom'un yatağının altında bulduğu gömlekte kan lekeleri vardı.There were blood stains on the shirt that the police found under Tom's bed.
Zemin üzerinde kan lekeleri vardı.There were blood stains on the floor.
Duvarda kan lekeleri vardı.There were blood spatters on the wall.
Tom'un köpeğinin siyah ve beyaz lekeleri var.Tom's dog has black and white spots.
Sami, Leyla'nın dairesinde bulduğu deterjanla kan lekelerini temizlemeye çalıştı.Sami tried to clean the blood stains with detergent found in Layla's apartment.
1610 yılında, onun yüzeyindeki güneş lekelerini keşfetti.In 1610, he discovered sunspots on its surface.
Güneş lekelerinin Güneş sistemi'nin doğası hakkındaki tartışmalarda önemi vardı.Sunspots had some importance in the debate over the nature of the Solar System.
Wilson etkisi, aslında güneş lekelerinin yüzeydeki çöküntü olduğunu söyler.The Wilson effect implies that sunspots are depressions on the Sun's surface.
Güneş lekeleri çoğunlukla gruplar halinde görünür.Sunspots usually appear in groups.
Şarap, kahve, çay, meyve suları ve sebze lekeleri gibi ağartılabilir lekeler.Bleachable stains such as wine, coffee, tea, fruit juices, and vegetable stains.
Ancak bu lekelerin hiç oluşmadığı enfeksiyonlar da görülür.It has also been observed that recurrent infections do not occur.
Lekeleri silip çıkarayım.I want to wipe the smudges clean.
Güven vermeyen kara gözleri ve vücutlarında lekeleri var.They've got those black sinister eyes and those spots on their body.
Eyvah, eyvah! Bu ne kan lekeleri bu türbesi taşlı giriş?Alack, alack! what blood is this which stains The stony entrance of this sepulchre?--
Kapatıcıların amacı siyah noktaların, lekelerin ve kızarıklıkların görünülürlüğünü azaltmaktırKapatıcıların amacı siyah noktaların, lekelerin ve kızarıklıkların görünülürlüğünü azaltmaktır
Bunlar bir çeşit veya diğer lekeleri vardı.They were stains of some sort or other.
Meyve ve sebze lekelerini kullanarak organik desenler yaratabiliyorum.Using fruit and vegetable staining, create organic patterning.
Uzay fiziğinin tarihi, antik Çin'de Güneş lekelerinin bulunmasına dayanır.Space physics can be traced back to the ancient Chinese, who discovered and recorded sun spots.
Thomas Harriot,1610 yılında güneş lekelerini ilk inceleyen kişiydi.Thomas Harriot was the first to observe sunspots, in 1610.
Eski kayıtlar güneş tutulması,korona ve güneş lekelerini tanıttı.Early records described solar eclipses, the corona and sunspots.
1610 yılında,onun yüzeyinde ki güneş lekelerini keşfetti.In 1610, he discovered sunspots on its surface.
Mantar lekeleri genellikle yuvarlak veya biçimsizdir. [1]Fungal spots are usually round or free-form in shape.[1]
Eritroplaki, beyaz lekeleri tanımlayan lökoplaki terimiyle karşılaştırılabilir.Erythroplakia is analogous to the term leukoplakia which describes white patches.
Kırmızımsı benek veya lekeleri olan yumurtaların sayısı altı ila dokuz arasında değişmektedir.The number of eggs varies from six to nine, with reddish spots or blotches.
Aşırı sigara içen birinin öncelikle ikinci ve üçüncü parmaklarında meydana gelen tütün lekeleriTobacco stains on primarily the second and third fingers of a heavy smoker
Bazıları bu beyaz lekeleri basit doğum izleriyle karıştırıyor.Some mistake these white patches for simple birth marks.
Güneş lekeleri sonunda çürür ve fotosferde manyetik akı bırakır.Sunspots eventually decay, releasing magnetic flux in the photosphere.
Bu durum yüzeyde yıldız lekeleri ve ilgili koronal döngü fenomeni yaratır. [1]This creates starspots on the surface, and the related phenomenon of coronal loops.[1]
Örneğin, bir kişi çimlerinde güneş lekeleri görürken bir geçmişe dönüş yaşayabilir.For example, a person may experience a flashback while seeing sun spots on their lawn.
Bir kapıda, yakındaki bir arduvaz parçasında ve beton bir blokta kan lekeleri vardı.Bloodstains were present on a gate as well as a nearby piece of slate and a concrete block.
Güneş lekelerinin azalıp artmasına göre Güneş'in ışıma gücü de azalıp artmaktadır.Am Tag des Weltunterganges (Ragnarök) wird Skalli die Sonne einholen und verschlingen.
Yoksa seni lekelerim, küfrederim, her şeyi yaparım" demek istiyor.Du weißt meine Schmach, Schande und Scham; meine Widersacher sind alle vor dir.
Ancak bu lekelerin hiç oluşmadığı enfeksiyonlar da görülür.Dennoch kommt es an diesen Stellen niemals zu entzündlichen Infektionen.
Güneş lekelerinin Güneş sistemi'nin doğası hakkındaki tartışmalarda önemi vardı.Ses recherches portent sur la dynamique du système solaire.
1610 yılında, onun yüzeyindeki güneş lekelerini keşfetti.En el año 1610, descubrió las manchas solares sobre su superficie.
Güneş lekelerinin Güneş sistemi'nin doğası hakkındaki tartışmalarda önemi vardı.Las manchas solares tenían mucha importancia en el debate sobre la naturaleza del sistema solar.
Wilson etkisi, aslında güneş lekelerinin yüzeydeki çöküntü olduğunu söyler.Es más, Wilson concluyó que las manchas solares eran de hecho depresiones en la superficie de la fotosfera.
Güneş lekelerinin yokluğu Maunder Minimum olarak adlandırılır.Este período de baja actividad de la mancha solar es conocido como el Mínimo de Maunder.
Ölü lekeleri vücudun yere dokunan kısımlarında husûle gelmez.El hombre que está comiendo no debe llevarse las manos a ninguna parte de su cuerpo.
Galileo ayrıca Güneş lekelerinin gözlemlemiştir.También realizó observaciones sobre las manchas solares.
Güneş lekelerinin sayısı, 1979'dan beri süren döngüde, güneş radyasyonunun şiddeti ile ilişkilidir.Se han estado realizando mediciones de temperatura por satélite en la troposfera desde 1979.
Güneş lekelerinin Güneş sistemi'nin doğası hakkındaki tartışmalarda önemi vardı.Le macchie solari ebbero una qualche importanza nel dibattito sulla natura del sistema solare.
Bunlara yıldız lekeleri denir.Essi vengono chiamati poligoni stellati.
Daha öğrenci iken güneş sistemi ve güneş lekeleri ile ilgili makaleler yayımladı.Prima di laurearsi pubblicò saggi sul Sistema solare e le macchie solari.
Güneş lekelerinin azalıp artmasına göre Güneş'in ışıma gücü de azalıp artmaktadır.Луна совершала свой путь именно по Ильмену, тогда как Солнце — по Вайе.
Spekturum çizgilerinin analiz edilmesi lekelerin ve yıldız yüzeyinin sıcaklık aralığının ölçülmesini sağladı.Анализируя спектр, удалось измерить и ускорение силы тяжести на поверхности звезды.
Taçküre yapısının farklı güneş lekeleri ile birlikte görünüşü, Ekim 2010.Спецификации некоторых графических ядер по состоянию на октябрь 2010.
Güneş lekeleri genelde zıt manyetik kutuplara sahip çiftler olarak bulunur.عادةً ماتنشأ البقع الشمسية بين زوجين من الأقطاب المغناطيسية.
Daha öğrenci iken güneş sistemi ve güneş lekeleri ile ilgili makaleler yayımladı.ولما كان طالباً جامعيا كتب مقالاً عن النظام الشمسي وعن البقع الشمسية.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod