Ana içeriğe geç
Sözlük

lee ile cümle

lee kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
David Lee Roth'un da "Just a Gigolo"şarkısında dediği gibiY, como cantaba David Lee Roth en "Sólo un Gigolo",
David Lee Roth'un da "Just a Gigolo"şarkısında dediği gibiΚαι όπως τραγούδησε ο Ντέιβιντ Λι Ροθ στο "Just a Gigolo",
David Lee Roth'un da "Just a Gigolo"şarkısında dediği gibiИ както Дейвид Лий Рот пееше в "Само едно жиголо",
David Lee Roth'un da "Just a Gigolo"şarkısında dediği gibiКак пел Девид Рот в песне "Просто Жиголо":
David Lee Roth'un da "Just a Gigolo"şarkısında dediği gibiוכמו שדיוויד לי רות' שר ב"אני רק ג'יגולו,"
David Lee Roth'un da "Just a Gigolo"şarkısında dediği gibiوكما غنى ديفيد لي روث في "راقص محترف فقط"
Deccal LEE Sang-yongAnti-Christ LEE Sang-yong
Deccal LEE Sang-yongAnticristo LEE Sang-yong
Deccal LEE Sang-yong¡Lee Sang-yong es el Anticristo!
Defolun! Ne? Lee Jungwoo, bana bu şekilde davranamazsın!Добре!
Demek daha önce pansiyona müşteri olarak geldin. Lee Seol'umuz seni memnun etmiş olmalı.Vendégként járt a panzióban... és megkedvelte Seolt?
Demek istediğim, Lee Dan kese sende değil mi?Ez azt jelentené, hogy nincs magánál az erszény?
Demek istediğim, Lee Dan kese sende değil mi?Είναι επειδή δεν έχεις το πουγκί;
Demek istediğim, Lee Dan kese sende değil mi?هل هو بسبب..ان الحقيبة ليست معك؟
- Demek Jungwoo sensin... - Evet, ben Lee Jungwoo'yum.- Bonjour, Monsieur.
- Demek Jungwoo sensin... - Evet, ben Lee Jungwoo'yum.- لذا أنت جنجوو - نعم، أنا لي جنجوو
Diplomat Park, Lee Dan'ın yerini nasıl buldu?Honnan tudta meg Park tanár, hol van Lee Dan?
Diplomat Park, Lee Dan'ın yerini nasıl buldu?Πως έμαθε ο Διπλωμάτης Παρκ για το ξενοδοχείο της Λι Νταν;
Diplomat Park, Lee Dan'ın yerini nasıl buldu?كيف عثر الدبلوماسي بارك على مكان لي دان؟
[Drew Dudak- "Drew A Lot When He Was A Kid"] [Yeji Lee- "Yejisaur"] [Sarah Faitell- "Fatal"](Drew Dudack -- "Disegnava molto da piccolo") (Yeji Lee -- "Yejisauro") (Sarah Faitell -- "Fatal")
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Doktorka Phyllis Lee, která se mnou dělala pohovor, se mě zeptala:
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Dr Phyllis Lee gjorde min intervju, och hon frågade mig:
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Dr. Phyllis Lee machte mit mir das Gespräch und sie fragte mich, "Wie würdest du Rasse definieren?"
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Fui entrevistada pela Dra. Phyllis Lee, e ela me perguntou:
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.La Dott.ssa Phyllis Lee mi ha fatto il colloquio, e mi ha chiesto, "Come definirebbe la razza?"
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.La Dra. Phyllis me dio la entrevista y me preguntó: "¿Cómo definiría la raza?"
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Le Dr Phyllis Lee m'a fait passer un entretien, et elle m'a demandé : " Comment définiriez-vous la race ? "
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Phyllis Lee nam mijn interview af, en vroeg me, "Hoe zou jij ras omschrijven?'
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Podczas rozmowy wstępnej Dr Phyllis Lee spytała mnie:
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Φύλλις Λι μου πήρε συνέντυξη, και με ρώτησε, "Πώς θα όριζες τη φυλή;"
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Доктор Филлис Ли, проводившая интервью, спросила меня:
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Д-р Филис Лий ми даде интервюто ми и ме попита:
"Efendim, bundan şüpheliyim." "- Size leers o sıralar, değil mi?"Bagaimana menurutmu, Jeeves "?" Aku meragukan hal itu, Sir. " "Itu - itu macam dari Leers pada Anda, bukan?"
"Efendim, bundan şüpheliyim." "- Size leers o sıralar, değil mi?"Bạn nghĩ gì Jeeves "?" Tôi nghi ngờ nó, thưa ông. " "- Các loại leers ở bạn, phải không?"
"Efendim, bundan şüpheliyim." "- Size leers o sıralar, değil mi?"Ce crezi, Jeeves "?" Mă îndoiesc, domnule. " "Este - este felul de Leers la tine, nu-i aşa?"
"Efendim, bundan şüpheliyim." "- Size leers o sıralar, değil mi?"Che ne pensi, Jeeves? " Ne dubito, signore. " "E '- è sorta di Leers a voi, non lo fa?"
"Efendim, bundan şüpheliyim." "- Size leers o sıralar, değil mi?"Co myślisz, Jeeves? " Nie sądzę, sir. " "To - to różnego rodzaju Leers na ciebie, prawda?"
"Efendim, bundan şüpheliyim." "- Size leers o sıralar, değil mi?"Čo si myslíte, Jeeves? " O tom pochybujem, pane. " "Je to - je to druhy LEERSA na vás, nie?"
"Efendim, bundan şüpheliyim." "- Size leers o sıralar, değil mi?"Co si myslíte, Jeeves? " O tom pochybuji, pane. " "Je to - je to druhy Leers na vás, ne?"
"Efendim, bundan şüpheliyim." "- Size leers o sıralar, değil mi?"Hvad tror du, Jeeves? " Jeg tvivler på det, sir. " "Det - den slags Leers på dig, ikke sandt?"
"Efendim, bundan şüpheliyim." "- Size leers o sıralar, değil mi?"당신은 Jeeves, 어떻게 생각합니까? "나는 선생님을 의심. " "그것은 - 당신 leers의이 종류, 그건하지 않는 이유는 무엇입니까?"
"Efendim, bundan şüpheliyim." "- Size leers o sıralar, değil mi?"Kaj misliš, Jeeves? " Dvomim, gospod. " "To - to vrste leers na vas, kajne?"
"Efendim, bundan şüpheliyim." "- Size leers o sıralar, değil mi?"Mitä luulet, Jeeves? " Minä epäilen sitä, sir. " "Se - se monenlaisia Leers sinua, eikö vain?"
"Efendim, bundan şüpheliyim." "- Size leers o sıralar, değil mi?"Mit gondolsz, Jeeves? " Kétlem, uram. " "Ez - ez különféle leers rád, nem?"
"Efendim, bundan şüpheliyim." "- Size leers o sıralar, değil mi?"Que pensez-vous, Jeeves? " J'en doute, monsieur. " "C'est - il trie de Leers à vous, n'est-ce pas?"
"Efendim, bundan şüpheliyim." "- Size leers o sıralar, değil mi?"Vad tror du, Jeeves? " Jag tvivlar på det, sir. " "Det - det möjliga Leers på dig, inte sant?"
"Efendim, bundan şüpheliyim." "- Size leers o sıralar, değil mi?"Was denken Sie, Jeeves? " Ich bezweifle es, Sir. " "Es - es Arten von Leers an Sie, nicht wahr?"
"Efendim, bundan şüpheliyim." "- Size leers o sıralar, değil mi?"Wat denk je, Jeeves? " Ik betwijfel het, meneer. " "Het is - het soort Leers naar je, hè?"
"Efendim, bundan şüpheliyim." "- Size leers o sıralar, değil mi?"Τι νομίζετε, Jeeves; " Αμφιβάλλω, κύριε. " "Είναι - είναι τα είδη των Leers σε σας, έτσι δεν είναι;"
"Efendim, bundan şüpheliyim." "- Size leers o sıralar, değil mi?"Какво мислите, Джийвс? "Съмнявам се, сър." "- Видове leers към вас, не го прави?"
"Efendim, bundan şüpheliyim." "- Size leers o sıralar, değil mi?"Как вы думаете, Дживс? " Я сомневаюсь в этом, сэр. " "Она - это виды Леерс на вас, не так ли?"
"Efendim, bundan şüpheliyim." "- Size leers o sıralar, değil mi?"Як ви думаєте, Дживс? " Я сумніваюся в цьому, сер. " "Вона - це види Леерс на вас, чи не так?"
"Efendim, bundan şüpheliyim." "- Size leers o sıralar, değil mi?"ما رأيك ، جيفيس؟ " أنا أشك في ذلك ، يا سيدي ". "إنه -- إنه أنواع يرز في لكم ، أليس كذلك؟"
"Efendim, bundan şüpheliyim." "- Size leers o sıralar, değil mi?""それは - あなたにleersのそれは種類の、それしないのはなぜですか?" 、"あなたも、それを気づいた?"コルクは言った。 "私は1つにも気づか助けることができるのかわかりません。"
Ekselansları, Bayan Lee Dan geldi.Felség, Lee Dan van itt, hogy Önnel találkozzon.
Ekselansları, Bayan Lee Dan geldi.Votre Altesse, Lee Dan est venue pour vous voir.
Ekselansları, Bayan Lee Dan geldi.Υψηλοτάτη, έχει έρθει η δεσποινίς Λι Νταν.
Ekselansları, Bayan Lee Dan geldi.جلالتك, الانسة لي دان هنا
Eninde sonunda ölüyordu. Hayır, ama çocukken seyrettiğim tüm Ram Leelas'larda öyleydi...Nu, dar în toate scenetele pe care le-am văzut în copilărie...
Er LeeHyun /Lee Teacher Rolüyle Müzikal <s></s>LeeHyun Tingkat 2 /Sebagai Guru Lee Teacher Musikal <s></s>
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod