le ile cümle
le kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Lech tarihle ilgileniyor.Lech is interested in history.
Piotr'un saçları siyahtır ama Lech'in saçları sarıdır.Piotr has black hair but Lech has blond hair.
Magdalena ve Lech on üç yaşındadır.Magdalena and Lech are thirteen.
En büyük oğlum Lech Zaręba'dır.My elder son is Lech Zaręba.
Lidia; Magdalena, Ania, Piotr ve Lech'e biraz yemek pişirebilir misin?Lidia, can you cook some food to Magdalena, Ania, Piotr and Lech?
Magdalena ve Lech, Lehçe sınavlarına hazırlanıyorlar.Magdalena and Lech are preparing for their Polish exams.
Timuçin, Lehçe öğreniyor.Timuçin learns Polish.
Letonca konuşabiliyor musunuz?Do you speak Latvian?
Letonyalı kızlar, dünyanın en iyi kızları arasındadır.Latvian girls are among the best girls in the world!
Babam yarın sabah bana lezzetli bir yemek pişirecek.My father will cook me a delicious meal tomorrow morning.
Leopar, lekelerini değiştiremez.The leopard can't change its spots.
Bütün kızların neden lezbiyen olmadığını anlamadım.I don't get why not all girls are lesbians.
Bütün kızların neden lezbiyen olmadıklarını anlamıyorum.I don't get why girls aren't all lesbians.
Çocuklar kendi Erector Set'leriyle oynuyorlar.The boys are playing with their Erector Set.
Babam Lego Technic'i sever.My dad likes Lego Technic.
Tatoeba'da "Lego" sözcüğünü içeren İngilizce cümle yok.There are no English sentences on Tatoeba that contain the word "Lego".
Kırmızı şarap lekelerini halınızdan nasıl çıkarırsınız?How do you remove red wine stains from your carpet?
Bir parça kek tattım ve o lezzetliydi.I tried a piece of cake and it was delicious.
Keşke kızımı bir Ivy League üniversitesine gönderecek gücüm olsa.I wish I could afford to send my daughter to an Ivy League university.
O lezzetli kokuyor.That smells delicious.
Bu şimdiye kadar yediğim en lezzetli armut.This is the best tasting pear I've ever eaten.
O, leyleğe güveniyor.She believes in the stork.
Rusça, Lehçe, Çekçe ve Bulgarca gibi dillerin ortak Slav kökenleri vardır.Such languages as Russian, Polish, Czech and Bulgarian have common Slavic roots.
Tom'un yediği lezzetliydi.What Tom ate was delicious.
Tom onların gezilerinde yedikleri lezzetli yiyecekten bahsediyordu.Tom was talking about the delicious food they had eaten on their trip.
Tom lekros oynardı fakat ben artık oynamıyorum.Tom used to play lacrosse, but he doesn't anymore.
Tom lezzetli görünümlü eti kör bir bıçakla kesmeye çalıştı.Tom tried to cut the delicious-looking meat with a dull knife.
Tom lekrosu seviyor.Tom likes lacrosse.
Tom kontak lenslerini masanın yanında buldu.Tom found his contact lens near the table.
Tom lezzetli yemeği yedi ve onun cennette olması gerektiğini düşündü.Tom ate the delicious meal and thought he must be in heaven.
Bu olasılık Tom'un lehinde.The odds are in Tom's favor.
Profesyonel bir hırsız bir araba kapısını bir levye ile zaman kaybetmeden açabilir.A professional thief can jimmy a car door in no time.
Çeşitlilik hayatın lezzetidir.Variety is the spice of life.
Julian, John Lennon'unki gibi yuvarlak gözlük takıyor.Julian wears round glasses like John Lennon's.
Saray büyük kraliyet lehinde eğleniyordu.The courtier was enjoying great royal favor.
Bu yemek lezzetli.This dish is tasty.
Bunun lezzetli olduğunu düşünüyorum.I think this is delicious.
Tom Mary'nin yemeklerinin lezzetli olduğunu düşündü.Tom thought Mary's cooking was delicious.
Tom bir kontakt lens kaybetti.Tom lost a contact lens.
İşler Tom'un lehine gelişmeye başladı.Things began to work out for Tom.
Muzlar lezzetlidir.Bananas are delicious.
Gözleri bir leoparınkiler gibi.His eyes are like those of a leopard.
Gözleri bir leoparınkilere benziyor.His eyes look like those of a leopard.
Neden Leonardo araştırmacılarının çalışmalarını yarıda bıraktı?Why did Leonardo leave his researcher's work undone?
Jean'le konuşmak istiyorum.I'd like to talk to Jean.
Tom lezzetli kurabiyeler yapar.Tom makes delicious cookies.
Tom lezzetli kahve yapar.Tom makes delicious coffee.
Andris Bērziņši, Letonya'nın yeni devlet başkanı olacak.Andris Bērziņš will become the new president of Latvia.
Kontakt lenslerim gözlerimi kurutuyor. Damla mı kullanmam gerekiyor?My contact lenses make my eyes dry. Should I use drops?
Stres nedeniyle cildimde lekelerim var.I have spots in my skin by stress.
Hala Okinawa lehçesini öğreniyor musun?Are you still studying the Okinawa dialect?
Dün bana verdiğin lahanalar lezzetliydi.The collards that you gave me yesterday were delicious.
Partide birçok lezzetli atıştırmalıklar vardı.There were many delicious snacks at the party.
Tektonik levhalar, litosferin parçalarıdır.Tectonic plates are pieces of the lithosphere.
Leonardo da Vinci tarafından yapılmış yaklaşık 900 eskiz kalmıştır.There remain approximately 900 art sketches by Leonardo da Vinci.
Guillaume le Conquérant 1066 yılında İngiltere'yi fethetti.Guillaume le Conquérant conquered l'Angleterre in 1066.
Pastan çok lezzetli.Your cake is very delicious.
Bu, Lehçe yazılmış!It is written in Polish.
Lütfen bu kahveyi deneyin. Ben onun gerçekten lezzetli olduğunu düşünüyorum.Please try that coffee. I think it's really delicious.
Babam Nimrod Nick'le çıktığımı öğrendiğinde çok sinirlendi.When my father found out that I've been going out with Nimrod Nick, he got very angry.