Bu gemiye yeni bir kaptan lazım.Această navă are nevoie de un nou căpitan.
Günahlarının bedelini ödemesi lazım.Trebuie să plătească pentru păcatele lui.
Bunu nasıl yapmak lazım?Cum trebuie să se facă asta?
Ya da λιβάδι (tarla) kelimesi Lazcaya da livadi (Lazcası; Ont̆ule) şeklinde girecekti.A szó gyökere a szanszkrit daa (दा), „adni” ige.
İlk önce kapıyı açmaları lazım.Az ajtó végül kinyílik.
Film aslında 160 dakika olması lazımdı.A mérkőzés így körülbelül 150 percig tartott.
Megreller ve Lazlar bu gruba dahildir.Az íbiszek és batlák tartoznak ide.
Şimdi, öykünün sonunu yeniden yazmaları lazımdı.A sorozat utolsó részeit újra kellett forgatni.
Lazeri gözüyle atar.Lazeri bir sıradaki tüm zombilere hasar verir.Fokhagyma: Eltéríti a hozzáérő zombit egy másik sorba.
Bir milyon kişi bu konseri izledi, konser lazerdisk olarak da yayımlandı.Készült hozzá egy videoklip is, amelyet ugyancsak a koncerten mutattak be.
Yarışmanın sunuculuğunu Viktor Lazlo yapmıştır.Kilpailun juonsi Viktor Lazlo.
Sonia Dronier veya sahne adıyla Viktor Lazlo (d.Sonia Dronier (taiteilijanimeltään Viktor Lazlo, s.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Ratsastusvaelluksella pitää olla sään mukaiset vaatteet.
Şimdi, öykünün sonunu yeniden yazmaları lazımdı.Hän suunnitteli koko koodin kirjoittamista uudelleen.
Şarkının söz yazımını ve yapımını Anse Lazio ve Fred Blondin üstlenmiştir.Laulun on säveltänyt Anse Lazio ja Fred Blondin.
Her oyuncu lazım.Näytelmän esittävät näyttelijät.
Daha sonra da Lazca.Myöhemmin rinnalle tuli Sirja.
Tulum Lazların ulusal sazıdır.Iljumžinov on kansallisuudeltaan kalmukki.
Lazca beş ünlü sesten oluşur: a, e, i, o, u.Burušaskissa on viisi vokaalia: a, e, i, o ja u.
Çözüyoruz ancak sizin sakin olmanız lazım.Εγώ πρέπει να συμφωνήσω ενώ εσείς να τους σώσετε.
"Bu kente yeni bir takım lazım!".Χρειαζόμαστε έναν καινούργιο κόσμο!».
Ben artık kazık kadar oldum ve annem için bir şey yapmam lazım dedim.Απλώς έκλαψα και φώναξα την μητέρα μου για βοήθεια.
Almanya'da yaklaşık 1,000 civarı Laz yaşamaktadır.Εντούτοις, «στη Ρωσία υπάρχουν περίπου ένα εκατομμύριο γαλλόφωνοι.
Kendimizi Şampiyonlar Ligi'ne hazırlamamız lazım.Vinderen af ligaen kommer med i Champions League.
Bu işte yine para lazımdır."I want more money.
Ayrıca Lazar'ın kızı Olivera Despina Hatun'u eş olarak aldı.Tilmed tilbydes Æneas hans datter Lavinia som kone.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Det er usikkert når vestveggen ble bordkledd.
Erişim tarihi: December 16, 2017. ^ "Bruno Mars - The Lazy Song ".Besøkt 26. mai 2018. ^ «Bruno Mars - The Lazy Song ».
Son olarak o gücün açığa çıkması için güçlü bir rakip bulması lazım.For det første må utleieren ha en saklig grunn for å si opp.
9M117 Bastion Rus yapımı lazer ışın güdümlü tanksavar füzesidir.9M117 Bastion adalah misil anti-tank beam-riding laser Rusia.
ELCEVAP: Had ve ta'zir lazım olur.Sang Hyang Seri dan PT.
Profesyonel kariyerine Lazio kulübünde başladı.Ia mengawali karier profesionalnya di klub Lazio.
Lazerler sessizdir.Ambar hanya diam.
Başka birinin bu işi yapması lazım.Semoga ada yang mengurusnya.
Laz müziği, temelde insan sesine dayanır.Pada awalnya, manusia hanya biasa mendengarkan musik secara langsung.
Dili Lazca ve Hemşincedir.Tiếp theo là ngôn ngữ Korku và Sora.
Bir çelişki elde etmemiz lazım.Suy ra mâu thuẫn.
Amerikanın ağlaması lazım.Nước Mỹ đáng lẽ phải tiếc thương ông ta.
Batum Lazistan’ın içinde değildi."Lão tăng chẳng ở trong cõi minh bạch.
Yerelnet ^ Svacoxo Laz yer adları sözlüğü safya 129Đại Nam quốc âm tự vị, từ "nhỉ" trang 129
Amerikanın ağlaması lazım.^ 今宵アメリカは泣く。
Bizim ağaca ağaç, kadına kadın dememiz lazım.男性を夫と呼び、女性を妻と呼ぶ。
İkinci bir kontrol lazeri demetin şeklini atom dalgalarına yazar.そして、第2の「制御」レーザがパルスの形を原子波に書き込む。
Şimdi, öykünün sonunu yeniden yazmaları lazımdı.物語終盤から小説執筆を再開。
Okuma işlemi sadece lazer ile yapılır.直結式はデンソー製のみ。
Kavala Lazca'da p'ilili (პილილი) denilmektedir.一方でモロッコではライラ (ليلى)と呼ばれている。
Onlara sormamız lazım gibi kibarca nazlanılır.Bir dahaki seferde de olumlu cevap verilir.やわらかい食感が好評で、また来る時にとリクエストされることがあるという。
Heyecanla, o platformu terk ederken, bunun müteakip tepkilerini düşünmek lazım.駅を降りてすぐあおいはそのことに気づくが、ひなた達のサプライズのことを考え心にしまう。
Ad üzerinde de çok düşünmek lazım gelmedi.同じノリで他にもADも弄ることがあった。
Ayrıca lazanya ve pizza yapımında da kullanılmaktadır.このソースはピザなどにも使われる。
Bu yaz, doktoram için çalışmam lazım.今年の夏は博士号を取るための勉強をしなければなりません。
Çünkü Laz inanışlarına göre: "Evi kıbleye dönük olmayanın kalbi de Allah'a dönük olmaz".他們的信念是:「不要殺了真主賦與的靈魂,除非經過法律的正當程序。
Bu hikâyede Theodosius sonra kaçtı ve sonunda Lazika'ya gitti ve orada öldü.在这一描述中,狄奥多西斯逃跑,最终到达拉齐卡,并长眠于此。
Başka birinin bu işi yapması lazım.그러나 누군가는 이 일을 해내야 합니다.
ELCEVAP: Ta'zir-i şedid lazımdır.소제(邵悌)는 조위의 신하이다.
1989 yılında gücün dünyadan uzaya lazer formunda gönderilebileceği olabileceği öne sürüldü.1989년에 전력이 지구에서 우주까지 레이저를 이용하여 유용하게 쏘아질수 있다는 주장이 제기되었다.
O yüzden lazanya ve pizzayı çok sevmektedir.톰은 마침내 피자를 갖게 되었다고 좋아한다.
"2006'da ne yapmak lazım".“2006년 이케다 상”.
Lazerler, günlük yaşamda sıklıkla kullanılmaktadırlar.로망스어가 대중 매체나 일상 생활에서 일반적으로 사용된다.
Ağzından alev, gözlerinden lazer çıkarır.נעצבה אשתו, ומחתה דמעה מעיניה.