Canım, süpermarkete gitmemiz lazım. Sütümüz bitmiş.Draga mea, trebuie să mergem la supermarket. Am rămas fără lapte.
Senin gitmen lazım.Trebuie să pleci.
Cesedimi çiğnemen lazım.Întâi trebuie să treci peste cadavrul meu!
Cesedimi çiğnemen lazım.Doar peste cadavrul meu!
Tom'un iki buçuk gibi araması lazımdı.Tom trebuia să sune pe la două și jumătate.
Bir çelişki elde etmemiz lazım.Innen nyerjük az ellentmondást.
Film aslında 160 dakika olması lazımdı.A mérkőzés így körülbelül 150 percig tartott.
Bu işte yine para lazımdır.Ehhez pedig pénz kellett.
Bu silah lazer atar.Nem lő lézerrel.
Şimdi, öykünün sonunu yeniden yazmaları lazımdı.A sorozat utolsó részeit újra kellett forgatni.
Komutan lazerli uzaktan gösterge ile panoramik bir SAGEM VS 580-10 görüş kamerasına sahiptir.A parancsnoki állás Sagem VS 580-10 típusú szenzorokkal van felszerelve.
Batum Lazistan’ın içinde değildi.Nem volt „mintakatona”.
Bunlardan en önce çıkanı Lazarus tümleşik geliştirme ortamı'dır.A kérdéskörrel kapcsolatban a legújabb összefoglalást Reményi László végezte.
Watkins "Daha ne yapman lazım?Arno Rydman: Mitä haluaisit tehdä valveunessa?
2004'te, Fransız şarkıcı Viktor Lazlo ile düet yaptığı ikinci single'ı "Total Disguise" yayınlandı.Vuonna 2004 seurasi single "Total Disguise", duetto ranskalaisen laulajan Viktor Lazlon kanssa.
ELCEVAP: Had ve ta'zir lazım olur.Eniten on OH- ja OJ-kutsutunnuksia.
Fakat para kazanması lazımdı.Έπρεπε να βρεθούν τα χρήματα.
Lazaretto, Jack White'ın ikinci solo albümü.Το "Lazaretto" είναι το δεύτερο σόλο άλμπουμ του τραγουδιστή των The White Stripes, Jack White.
Tabi büyük konuşmamak lazım zamanın ne getireceği belli olmaz." diyerek şeklinde açıklamıştır.Δεν θα σπαταλήσω χρόνο εξηγώντας πως ακούγεται."
Bu özellik, lazer uyarmalı bozukluklara karşı düşük meyilliliği garanti eder.Αυτό επιτρέπει επιφάνειες κοπής ποιότητας σχεδόν laser.
Rieti ili (İtalyanca: Provincia di Rieti), orta İtalya'da Lazio bölgesine yer alan bir il.Η επαρχία του Ριέτι (ιταλικά: Provincia di Rieti) είναι επαρχία στην περιφέρεια του Λάτιου στην Ιταλία.
Eğer bir şey söylemeniz lazımsa söyleyin.Αν έχετε να πείτε κάτι, πείτε το.
Ksenon klorür ve ksenon florür de eximer (ya da daha doğru bir ifadeyle exiplex) lazerlerde kulanılır.Xenonchlorid og xenon flurid har også været brugt til excimer (eller, mere korrekt, exciplex) lasere.
Stanford Üniversitesi'ndeki eğitimi boyunca lazer sistemleri ve optik aletler üzerine çalışmalar yürüttü.Allerede i skolen lavede han forsøg med elektrostatiske apparater og induktionsapparater.
"2006'da ne yapmak lazım"."The Underrated of 2006".
Arnavutluk, Akdeniz Oyunları'na ilk kez 1987 Lazkiye'de katıldı.I 1987 blev der første gang kørt Formel 1 på Suzuka.
Erişim tarihi: 28 Şubat 2013. ^ "Erdoğan: Olayın aydınlatılmasını beklemek lazım".Video på Danmarks Radios hjemmeside 27. august 2013. »Det handler om at stoppe en massakre«.
"Blu-ray" adı, diski okumak için kullanılan mavi lazerden gelir.Navnet Blu-ray Disc kommer fra den blåfiolette laseren som benyttes til lesing av og lagring til platene.
Ağustos 2008'de, Shriver'ın Lazenby'den boşanma davası açtığı bildirildi.I desember 2008 søkte Rutherford om skilsmisse fra Giersch.
Ayrıca Lazar'ın kızı Olivera Despina Hatun'u eş olarak aldı.Mannen tok også Olsens kone som gissel.
Çıkış şarkısı ve ilk klibi "Bana Sen Lazımsın" olarak yayımlandı.De ga ut den første singelen "Hvar er ég?"
Alverov ve Kroemer bu teknolojiyi lazer ışıklarına uyguladı.Alferov dan Kroemer secara independen menerapkan teknologi ini untuk menembakkan sinar laser.
O sezon Lazio 1997-98 Coppa Italia'yı kazandı ve 1997-98 UEFA Kupası'nda finale kaldı.Musim itu, Lazio menjuarai Coppa Italia 1997–98, dan juga mencapai partai final Piala UEFA 1997–98.
Lazerler sessizdir.Ambar hanya diam.
Başka birinin bu işi yapması lazım.Semoga ada yang mengurusnya.
Yine de Lazar bütün Sırpları otoritesi altında birleştirme konusunda başarılı olamamıştır.Namun, Thessalia hampir tidak pernah bersatu di bawah satu pemerintahan.
Hemşinlilerin ve Lazların kendi ana dilleri vardır .Suku Kadazan-Dusun memiliki bahasa tersendiri.
Roma, Lazio bölgesinin başkenti olarak da hizmet veriyor.Roma còn là thủ phủ của vùng Lazio.
ELCEVAP: Ta'zir-i şedid lazımdır.Hạ giá lấy Thuần Nguyện úy Triệu Nghĩa Trinh (趙義貞).
Bir çelişki elde etmemiz lazım.Suy ra mâu thuẫn.
Amerikanın ağlaması lazım.Nước Mỹ đáng lẽ phải tiếc thương ông ta.
Adının Atla Gel Niyazi olması lazım.Anh đau khổ gục xuống kêu tên cô.
Sana bir avukat lazım.Тебе нужен адвокат.
Şarap mı içmeniz lazım?Вина ли надо вам выпить?
Çanta lazım mı?Сумка нужна?
Dayanmak lazım.Нужно потерпеть.
Bana bir tercüman lazım oldu.Мне понадобился переводчик.
Bunun sonucunda Laz Nurettin Ali'yle alay eder.ÇEŞMÎ — «надеющийся»), однако уже вскоре он сменил его на Али (тур.
Bizim EVET ve HAYIR dememiz lazım.«За» и «против».
Kopmam Lazım 05.Завязь слабо пятидольчатая.
Her oyuncu lazım.Непопадание у всех актёров.
2000'li yılların başlarında kulenin tepesine 360-derece dönen lazer ışıkları konulmuştur.В начале 2000-х годов в верхней части башни установлена подсветка на 360 градусов.
Kapıyı açabilmeleri için kapıyı açacak kadar kötü olmaları lazım.Из-за двери раздаётся голос, просящий открыть дверь.
Ulus-devlet politikaları sebebiyle Lazca yok olma tehlikesi altındadır.Ласло, находится в опасности в связи с тем, что его американское гражданство отменено.
İlk önce kapıyı açmaları lazım.Поэтому они и открыли дверь.
"Türkçe şarkı söylemek lazım".Жалко, что по-русски поете!»
Yani kanalizasyon borularının çok sağlam olması lazımdır.Кроме того, стенки счётчика должны быть достаточно толстыми.
Ona uyman lazım.К ней надо привыкнуть.
O da, Hamidüddin ismini duyunca; “Baş üstüne, bu davete icabet lazımdır.فإن سميت بسرحان صغرته على لفظه ، فقلت : (سريحان) لأنه صار علماً) .
Dahası, Lazar ile İsa arasında benzerliklerin kurulduğu da görülmektedir.تم التركيز أيضا على التشابه بين مريم أم يسوع وبين إيزيس.