Spektral olarak saf olan lazer ışınları bilimsel araştırmalarda kullanılır.Er zijn lineaire versnellers die op zichzelf worden gebruikt voor wetenschappelijk onderzoek.
2002'de Lazenby eski tenis oyuncusu Pam Shriver ile evlendi.George Lazenby trouwde in 2002 met voormalige tennisster Pam Shriver.
Bizim EVET ve HAYIR dememiz lazım.Op alles maar ja en amen zeggen.
Ağustos 2008'de, Shriver'ın Lazenby'den boşanma davası açtığı bildirildi.Augustus 2008 vroeg Shriver de echtscheiding aan.
Savaş aralıksız üç ay sürer, Lazların erzakları tükenir.De verhoren duren drie weken, maar Vacher zwicht niet.
Lagrange ve Laplace'la aynı dönemde yaşamış, Lazzaro Spallanzani'nin öğrencisi olmuştur.Hij was een leerling van Lazzaro Spallanzani en een tijdgenoot van Lagrange en Laplace.
Bu işte yine para lazımdır.Daar is geld voor nodig.
Fakat para kazanması lazımdı.Hij had geld nodig.
Lapis lazuli genelde kireçtaşlarının kontakt metamorfizmasıyla oluşur.Lapis lazuli ontstaat meestal door contactmetamorfose in kristallijne marmer.
Bunlardan birisi de Lazistan idi.Tot hen behoorde ook Manet.
Bunun üzerine Lazarus Diablo'nun yerleşmesi için kralın oğlu Albrecht'i kaçırır.Daarom laat hij Lazerus de zoon van de koning, Prince Albrecht ontvoeren zodat Diablo hem kan overnemen.
Başka birinin bu işi yapması lazım.Iemand moet het doen.
ELCEVAP: Had ve ta'zir lazım olur.Havik en Zn en Taams Eieren.
2004'te, Fransız şarkıcı Viktor Lazlo ile düet yaptığı ikinci single'ı "Total Disguise" yayınlandı.In 2004 bracht hij zijn tweede single uit, "Total Disguise" met de Frans-Belgische zangeres Viktor Lazlo.
Çözüyoruz ancak sizin sakin olmanız lazım.Alles wat hij moet doen is zorgen dat het rustig blijft...
Ermenilerin çoğu Lazkiye'ye kaçmışlardır.De meeste zusters vluchten naar Wervik.
Şimdi, öykünün sonunu yeniden yazmaları lazımdı.Om die reden werd het einde herhaaldelijk herschreven.
O da, Hamidüddin ismini duyunca; “Baş üstüne, bu davete icabet lazımdır.Wanneer hij iets beslist, dan zegt hij er slechts tegen: "Wees!" en het is.
Peace Is the Mission, Major Lazer'ın üçüncü stüdyo albümü.Het is de derde single van Music Is the Weapon, het derde studioalbum van Major Lazer.
Ocak 2003 yılında SS Lazio'ya kiralandı.In januari 2006 werd hij voor zes maanden uitgeleend aan SS Lazio.
Lazarus Çocuğu, 2004 yapımı bir Amerika Birleşik Devletleri filmidir.Hidalgo is een Amerikaanse film uit 2004.
Kendimizi Şampiyonlar Ligi'ne hazırlamamız lazım.De club wist zich ook te plaatsen voor de Champions League.
Sırbistan'ın yönetimi 1371 yılında Sırbistan Prensliği'ni kurmuş olan Lazar Hrebelyanoviç'in eline geçti.In 1371 ging de Servische heerschappij over op Lazar Hrebeljanović, de stichter van de Lazarevićdynastie.
Makine bozulur ve Olivia'nın gözüne lazer ateşler.De kracht van de laser loopt op waardoor er in Olivia's oog wordt gesneden.
Sarı ipli madalyonu lazer fırlatan bir klavyeye dönüşebilmektedir.Zijn medaillon verandert in een gitaar die lasers kan afvuren.
Bu nedenle hologram yapmak için lazer ışığı kullanılmalıdır.De toepassing van uitdoving bij licht wordt gebruikt bij een hologram.
Pozisyonum gereği, vokalist olmamam lazım diye düşünüyordum.""Ik zie niet in waarom ik e-mail nodig zou hebben.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Het rust niet op de kledij die de reiziger draagt.
AGM-65C, yarı-aktif lazer güdümüne sahip olup Amerikan Deniz Piyadeleri (US Marines) için geliştirilmiştir.De AGM-65C had een lasergeleide variant voor het United States Marine Corps moeten worden.
Dilleri Lazca'dır.Met Leslie Spier.
Savaş sonucunda Sırp ordusu bozguna uğratıldı ve Lazar öldürüldü.De moordaanslag werd verijdeld en Slatius wist te vluchten.
Onlara sormamız lazım gibi kibarca nazlanılır.Bir dahaki seferde de olumlu cevap verilir.De ene keer gebeurt dit met dik aangezette contouren, een volgende keer fijn aangezet.
Meselâ; Yunancadan Εκκλησία (kilise) kelimesi Lazcaya eǩlesia olarak girecekti.Net zoals het Oudgrieks ἴσοξ is het woord terug te voeren naar een keltisch woord.
Her şeyden önce Prens Lazar, Sırp Ortodoks Kilisesi tarafından tanrısallaştırılmıştır.Prins Lazar is heilig verklaard door de Servisch-orthodoxe kerk.
Lazistan sakinleri kıyıda toplanır ve denizde yüzerler.Gelukkig zien ze land en zwemmen naar de kust.
Amarr gemileri genellikle yavaş, ağır zırhlıdır ve lazer silahlar kullanmaktadır.Deze schepen vliegen heel traag en hebben enkel laserkanonnen aan boord.
Lazanyaya bayılırım.Ik ben gek op lasagne.
Onun ruhsal yapısını hesaba katman lazım.Je moet rekening houden met zijn geestelijke gesteldheid.
Bana bir bıçak lazım.Ik heb een mes nodig.
Tatoeba'ya daha yüzlerce kelime yazmak istiyorum, fakat işime dönmem lazım.Ik zou liefst van al honderden zinnen schrijven in Tatoeba, maar ik moet werken.
Çimin biçilmesi lazım.Het gras heeft een maaibeurt nodig.
Sen burada lazımsın.Jij bent hier nodig.
Bana hangi dizüstü bilgisayar lazım?Welke laptop heb ik nodig?
İyice sabunlaman lazım.Je moet het echt goed inzepen.
Seninle biraz konuşmam lazım.Ik moet even met je praten.
Size bir şeyi açıklamam lazım.Ik moet jullie iets uitleggen.
Yağmur yağacak. Çabuk eve gitmemiz lazım.Het gaat regenen. We moeten snel naar huis.
Dişim ağrıyor. Dişçimden randevu almam lazım.Mijn tand doet pijn. Ik moet een afspraak maken bij mijn tandarts.
Major Lazer üç stüdyo albümü yayınladı: Guns Don't Kill People...Do tej pory wydali trzy albumy studyjne Guns Don't Kill People...
Bizim EVET ve HAYIR dememiz lazım.Za i przeciw.
Çok yorgunum ama toplantıya mutlaka katılmam lazım.Niestety, jestem zbyt zajęty, aby być na tym spotkaniu.
Amerikanın ağlaması lazım.Ameryka liczy straty.
Fakat para kazanması lazımdı.Potrzebował jednak pieniędzy.
Bu 1953 yılında maser ve 1960 yılında lazer icadı ile değişti.Sytuacja uległa zmianie wraz z wynalezieniem masera w roku 1953, a następnie lasera -– w roku 1960.
Çözüyoruz ancak sizin sakin olmanız lazım.Nie trzeba go ruszać, trzeba go zostawić w spokoju.
Deniz piyadeleri daha sonraki yıllarda lazer güdümlü AGM-65E modelinden temin etmiştir.Piechota morska przyjęła później do uzbrojenia naprowadzaną laserowo wersję pocisku AGM-65E.
Soyunma odalarının havasını koklamam lazım.Wskazane jest także zdezynfekowanie ubrania zasypką do odzieży.
Lazaretto, Jack White'ın ikinci solo albümü.Lazaretto – drugi studyjny album w solowej karierze Jacka White'a.
Spallanzani — Lazzaro Spallanzani (1729-1799), İtalyan biyolog.Nazwa planetoidy pochodzi od Lazzaro Spallanzaniego (1729-1799), włoskiego biologa.
Bütün SAWlara gerektiğinde eğitim tatbikatlarında MILES sınıfı lazer aparatı takılabilir.Podczas obsługi laserów klasy 4 należy zachować szczególną ostrożność.