Ayrıca eğer mutfakta lavabo açıcı kullanırsak bunun işe yarayacağını biliyoruz.撒けばましになるでしょう 『居間水』でしたら
Bakım şirketi musluk tamiri yapmak veya lavaboyu açmak gibi küçük tamir işlerini yapabilir.Fastighetsskötseln kan göra små reparationer, till exempel reparera en kran eller öppna upp ett avlopp.
Bakım şirketi musluk tamiri yapmak veya lavaboyu açmak gibi küçük tamir işlerini yapabilir.Huoltoyhtiö voi tehdä pieniä korjauksia, kuten korjata vesihanan tai avata viemärin.
Bakım şirketi musluk tamiri yapmak veya lavaboyu açmak gibi küçük tamir işlerini yapabilir.La empresa de mantenimiento puede hacer pequeñas reparaciones, como arreglar grifos o desatascar tuberías.
Bakım şirketi musluk tamiri yapmak veya lavaboyu açmak gibi küçük tamir işlerini yapabilir.شركة الخدمات والصيانة من الممكن أن تقوم بإصلاحات بسيطة، على سبيل المثال تصليح صنبور المياه أو فتح البالوعة.
Bazaltik lav akıntılarıdır ve bu kum ona benziyor, Haleakala'da görebileceğiniz kuma çok benzer.Dat zand doet erg denken aan het zand van de Haleakala (vulkaan op het eiland Maui).
Bazaltik lav akıntılarıdır ve bu kum ona benziyor, Haleakala'da görebileceğiniz kuma çok benzer.이 모래는 할레아칼라 산에서 볼 수 있는 모래와 아주 유사하게 생겼습니다.
Bazaltik lav akıntılarıdır ve bu kum ona benziyor, Haleakala'da görebileceğiniz kuma çok benzer.Lavă bazaltică, și așa arată acest nisip, asemănător cu cel din Haleakala.
Bazaltik lav akıntılarıdır ve bu kum ona benziyor, Haleakala'da görebileceğiniz kuma çok benzer.Tamtejszy piasek bardzo przypomina piasek z wulkanu Haleakala na Maui.
Bazaltik lav akıntılarıdır ve bu kum ona benziyor, Haleakala'da görebileceğiniz kuma çok benzer.И песок с темных участков выглядит вот так. Очень похоже на песок с вулкана Халеакала в Мауи.
Bazaltik lav akıntılarıdır ve bu kum ona benziyor, Haleakala'da görebileceğiniz kuma çok benzer.סוגי חול אחרים, כאשר מיקרו מטאוריטים אלה מגיעים, הם מתאיידים ויוצרים מזרקות אלו,
Bazaltik lav akıntılarıdır ve bu kum ona benziyor, Haleakala'da görebileceğiniz kuma çok benzer.وهذا ما يبدو عليه هذا الرمل، مشابه جداً للرمال التي قد ترون في هالياكالا.
Bazaltik lav akıntılarıdır ve bu kum ona benziyor, Haleakala'da görebileceğiniz kuma çok benzer.とても小さいのです 微小隕石が衝突して溶け
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.Aspetta, devo andare in bagno.
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.Attends, je dois aller aux toilettes.
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.Chờ đã, Tôi vào phòng vệ sinh
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.Käyn vessassa.
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.잠깐. 화장실 좀..
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.Räusper, ich geh mal auf die Toilette.
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.Samo trenutek, moram na wc.
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.Sebentar, aku mau ke kamar kecil
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.Vänta ett tag, jag måste gå på toaletten.
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.Vydrž, potřebuju si dojít na WC.
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.Περίμενε, πρέπει να πάω στην τουαλέτα.
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.Посиди здесь. мне нужно отойти.
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.חכי רגע אני צריך ללכת לשירותים
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.انتظري، اريد الذهاب إلى الحمام.
Bekle, Lavaboya gitmem gerek.暑いですよね? 暑いわぁ... 水
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.Acum, fiule, ascultă sfatul meu: scoală-te, fugi la fratele meu Laban în Haran;
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.adlyd nu mig min Søn: Flygt til min Broder Laban i Karan
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.Agora, pois, meu filho, ouve a minha voz; levanta-te, refugia-te na casa de Labão, meu irmão, em Harã,
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.Ahora pues, hijo mío, obedéceme: Levántate y huye a mi hermano Labán, en Harán
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.Ebbene, figlio mio, obbedisci alla mia voce: su, fuggi a Carran da mio fratello Làbano
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.내 아들아 내 말을 좇아 일어나 하란으로 가서 내 오라버니 라반에게 피하여
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.Kuule siis, mitä sanon, poikani: nouse ja pakene minun veljeni Laabanin luo Harraniin
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.Lyd nu mitt ord, min sønn: Gjør dig ferdig og flykt til min bror Laban i Karan,
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.Maintenant, mon fils, écoute ma voix! Lève-toi, fuis chez Laban, mon frère, à Charan;
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.Most azért fiam, hallgass az én szavamra, és kelj fel és fuss Lábánhoz az én bátyámhoz Háránba,
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.Nah, lakukanlah apa yang saya katakan ini. Pergilah dengan segera kepada abang saya Laban di Haran
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.Preto teraz, môj synu, poslúchni na môj hlas a vstaň a uteč k Lábanovi, môjmu bratovi do Chárana.
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.Protož nyní, synu můj, poslechni hlasu mého, a vstana, utec k Lábanovi, bratru mému do Cháran.
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.Przetoż teraz, synu mój, usłuchaj głosu mego, a wstawszy, uciecz do Labana, brata mego, do Haranu,
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.Så hör nu vad jag säger, min son: stå upp och fly till min broder Laban i Haran,
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.Sedaj torej, sin moj, poslušaj glas moj: vstani ter pobegni k Labanu, bratu mojemu, v Haran.
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.Und nun höre meine Stimme, mein Sohn: Mache dich auf und fliehe zu meinem Bruder Laban gen Haran
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.Vậy , bây_giờ , hỡi con , hãy nghe lời mẹ , đứng_dậy , chạy trốn qua nhà La-ban , cậu con , tại Cha-ran ,
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.Vậy, bây giờ, hỡi con, hãy nghe lời mẹ, đứng dậy, chạy trốn qua nhà La-ban, cậu con, tại Cha-ran,
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.Τωρα λοιπον, τεκνον μου, ακουσον την φωνην μου και σηκωθεις, φυγε προς Λαβαν τον αδελφον μου εις Χαρραν
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.и теперь, сын мой, послушайся слов моих, встань, беги к Лавану, брату моему, в Харран,
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.Сега, прочее, синко, послушай думите ми: стани, та бягай при брата му Лавана в Харан,
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.ועתה בני שמע בקלי וקום ברח לך אל לבן אחי חרנה׃
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.فالآن يا ابني اسمع لقولي وقم اهرب الى اخي لابان الى حاران.
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.現 在 我 兒 、 你 要 聽 我 的 話 、 起 來 逃 往 哈 蘭 我 哥 哥 拉 班 那 裡 去
‹‹Beni dinle, oğlum. Hemen Harrana, kardeşim Lavanın yanına kaç.現在 我兒 、 你 要 聽 我的話 、 起來 逃往 哈 蘭 我 哥哥 拉班 那 裡去
Beni lavaboya işetirdi çünkü tuvalette asla yer olmazdı.할머니는 나를 싱크대에 서서 오줌을 누게 하곤 했지 화장실이 비어 있는 적이 없었으니.
Beni lavaboya işetirdi çünkü tuvalette asla yer olmazdı.Mă aşeza în chiuvetă să fac pipi fiindcă nu era niciodată loc in toaletă.
Beni lavaboya işetirdi çünkü tuvalette asla yer olmazdı.Me sostenía en el lavabo para orinar, porque nunca había espacio en el inodoro.
Beni lavaboya işetirdi çünkü tuvalette asla yer olmazdı.Mi alzava in piedi sul lavello per fare pipì poiche' mai c'era posto al bagno.
Beni lavaboya işetirdi çünkü tuvalette asla yer olmazdı.Sie stellte mich zum Pinkeln ins Spülbecken, denn die Toilette war immer besetzt.
Beni lavaboya işetirdi çünkü tuvalette asla yer olmazdı.Ustawiała mnie w zlewie, żebym się załatwił bo w łazience zawsze brakowało miejsca.