Baban ne oldu derse, Lastik patladı dersin.Sugrįžęs sužinojo, kad tėvas sudegino jo sąsiuvinius.
Tekerlekleri lastikli ve gerekirse çıkartılabilirdi.Orlaivis galėjo būti išardomas ir vežamas geležinkeliais, jeigu reikia.
Dolma lastik sert gidiş sağlar ama patlamazdı.Juose naudojamas parakas sprogsta deflagruodamas, bet ne detonuodamas.
Ayrıca ünlü lastik şirketi Bridgestone Kurume'de kurulmuştur.Padangas pagal specialų užsakymą pagamino firma „Bridgestone“.
Formula 1 lastikleri normal taşıt lastiklerinin bir benzeri görüntüsündedir.Formulės 1 padangos smarkiai skiriasi nuo įprastų automobilių naudojamų padangų.
Şehirde bir lastik fabrikası mevcuttur.Linnas on piiritusevabrik.
Salma mutlaka iple, mümkünse gergin bir lastikle bağlanmalıdır.Et saelint on kitsas, saab lintsaega saagida ka mööda kõverat kontuuri.
Açıklamasına bile fırsat vermeden "Doğru şekliyle yapmak istiyorum, lastik bantlarla." dedim.Avant même de le laisser expliquer, je dis "Je veux le faire correctement, avec les élastiques."
Açıklamasına bile fırsat vermeden "Doğru şekliyle yapmak istiyorum, lastik bantlarla." dedim.És mielőtt engedtem volna neki elmagyarázni, azt mondtam, "Én rendesen akarom csinálni, a gumiszalagokkal."
Açıklamasına bile fırsat vermeden "Doğru şekliyle yapmak istiyorum, lastik bantlarla." dedim.Και πριν τον αφήσω να μου εξηγήσει, είπα, "Θέλω να το κάνω σωστά, με τα λαστιχάκια."
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Albert belenyúl a zsebébe, hogy kivegye ezt a fekete gumiszalagot, de helyette egy kés kerül elő.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Albert når i fickan för att ta ut, ni vet, den där svarta gummisnodden men ut kommer istället en kniv.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Albert plonge la main dans sa poche pour attraper l'élastique noir mais il en sort en fait un couteau.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Albert sięga do kieszeni po gumkę, ale wyciąga nóż.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.앨버트가 뭘 꺼내려고 주머니에 손을 넣었는데, 이런 검은 고무밴드인가 했더니, 그게 아니고 칼이더군요.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Tôi tưởng Albert lấy ra từ trong túi dây cao su màu đen nhưng thay vào đó là một con dao.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Албърт пъха ръка в джоба си, за да измъкне онази черна гумена лента но вместо това излиза нож.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.Альберт лезет в карман за круглой резинкой но вместо этого достает нож,
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.אלברט רוכן כדי לשלוף מהכיס, אתם יודעים, גומייה שחורה אבל מה שיוצא במקומה הוא סכין.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.ألبرت يضع يده في جيبه ليسحب، كما تعلمون، ليظهر الشريط المطاطي الأسود ولكن ما خرج كان سكيناً بدلاً من ذالك.
Albert cebine uzanıyor, bu bahsettiğim lastik bantı çıkarmak için fakat onun yerine bir bıçak çıkıyor.しかし代わりに出てきたのは ナイフだった 「バンドじゃない ナイフだ...」
Aldığım şeylerden biri de bu siyah lastikti.A jednou z věcí, které jsem našel, byla tahle černá guma.
Aldığım şeylerden biri de bu siyah lastikti.Algo que encontré fue este caucho negro.
Aldığım şeylerden biri de bu siyah lastikti.Az egyik dolog amit találtam, ez a fekete gumi volt.
Aldığım şeylerden biri de bu siyah lastikti.Eén van de dingen die ik vond, was dit zwarte rubber.
Aldığım şeylerden biri de bu siyah lastikti.Ein Ding, das ich fand, war dieser schwarze Gummi.
Aldığım şeylerden biri de bu siyah lastikti.E trovai ad esempio questa gomma nera.
Aldığım şeylerden biri de bu siyah lastikti.Et une des choses que j'ai trouvées, c'est ce morceau de caoutchouc noir.
Aldığım şeylerden biri de bu siyah lastikti.Jedną z tych rzeczy była ta czarna gumka.
Aldığım şeylerden biri de bu siyah lastikti.Jednou z vecí, ktorú som našiel bola táto čierna guma.
Aldığım şeylerden biri de bu siyah lastikti.제가 찾은 한가지는 이 검정색 고무였습니다.
Aldığım şeylerden biri de bu siyah lastikti.Og en ting, jeg fandt var denne sorte gummi.
Aldığım şeylerden biri de bu siyah lastikti.Și unul dintre lucrurile pe care le-am găsit este acest cauciuc negru.
Aldığım şeylerden biri de bu siyah lastikti.Uma das coisas que encontrei foi esta borracha preta.
Aldığım şeylerden biri de bu siyah lastikti.Và tôi tìm thấy một thứ là miếng cao su đen này.
Aldığım şeylerden biri de bu siyah lastikti.Και ένα πράγμα το οποίο ανακάλυψα ήταν αυτό το μαύρο λάστιχο.
Aldığım şeylerden biri de bu siyah lastikti.Едно от нещата, които намерих, беше тази черна гума.
Aldığım şeylerden biri de bu siyah lastikti.Серед них була ця чорна гумка.
Aldığım şeylerden biri de bu siyah lastikti.Так вот, я купил черную резину.
Aldığım şeylerden biri de bu siyah lastikti.ודבר אחד שמצאתי היה הגומי השחור הזה.
Aldığım şeylerden biri de bu siyah lastikti.وأحد ما وجدته كان هذا المطاط الأسود.
Aldığım şeylerden biri de bu siyah lastikti.この黒いゴムでした 自転車のバルブ用チューブです
Baskıya başladı. Fotoğraf klişesi yapmaya başladı. Lastik damgalar yapmaya başladı.Он запустил пресс, фотогравирование и производство резиновых печатей.
Ben de "bu hiç lastik filan değil" oluyorum.E io sono tipo "Mmmm... quello non è per niente elastico!" potete immaginarvelo.
Ben de "bu hiç lastik filan değil" oluyorum.Én meg csak nézek, hogy hát ez egyáltalán nem gumiból van.
Ben de "bu hiç lastik filan değil" oluyorum.Ik denk: "Dat is helemaal geen rubber!".
Ben de "bu hiç lastik filan değil" oluyorum.Je me dis que ce n'est pas du tout un élastique.
Ben de "bu hiç lastik filan değil" oluyorum.저건 고무밴드가 아니네 라고 생각했죠.
Ben de "bu hiç lastik filan değil" oluyorum.Och jag liksom bara, det där är inte gummi alls.
Ben de "bu hiç lastik filan değil" oluyorum.Rany, to wcale nie gumka!
Ben de "bu hiç lastik filan değil" oluyorum.Şi eu mă gîndesc, nu seamănă cu un cauciuc deloc, ştiţi.
Ben de "bu hiç lastik filan değil" oluyorum.Und ich denke mir, das ist überhaupt kein Gummi.
Ben de "bu hiç lastik filan değil" oluyorum.Y yo pienso eso no es elástico en absoluto, saben.
Ben de "bu hiç lastik filan değil" oluyorum.Και ξέρετε, σκέφτομαι ότι αυτό δεν μοιάζει καθόλου με λάστιχο.
Ben de "bu hiç lastik filan değil" oluyorum.А аз: ама това изобщо не е гума, нали?
Ben de "bu hiç lastik filan değil" oluyorum.Я говорю: "это вообще-то не резинка".
Ben de "bu hiç lastik filan değil" oluyorum.ואני, כאילו, סכין היא ממש לא גומייה, אתם יודעים.
Ben de "bu hiç lastik filan değil" oluyorum.وقلت هذا ليس بشريط مطاط، كما تعلمون.
Ben de "bu hiç lastik filan değil" oluyorum.彼はナイフの刃を出し ロッキー山脈越しに
Bir bant kullanıyorlar -- böyle lastik bir bant, sadece daha ufak.Egy szalagot használnak - egy sima gumiszalagot, mint ez, csak egy kicsit kisebbet.