lastiği ile cümle

lastiği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Kabak bir lastiğim var.I have a flat tire.
Lastiği biraz şişirmeliyim.I must put some air in the tire.
Bisikletimi itmek zorunda kaldım çünkü lastiği patladı.I had to push my bicycle because I had a flat tire.
Patlak bir lastiğim var.I got a flat tire.
Bu lastiğin biraz havaya ihtiyacı var.This tire needs some air.
Bu lastiğin içinde yeterli hava yok.This tire doesn't have enough air in it.
Bir çivi araba lastiğine girdi.A nail penetrated the car tyre.
Bisikletimin patlak bir lastiği vardı, bu yüzden yedi trenini kaçırdım.My bicycle had a flat tire, so I missed the seven o'clock train.
Şimdi patlak lastiği tamir edebilir misin?Can you fix the flat tire now?
Şimdi hasarlı lastiğimi tamir edebilir misin?Can you fix my broken tire now?
Tom yedek lastiği çıkarmak için bagajı açtı.Tom opened the trunk to get the spare tire.
Bir çivi lastiği patlatmışA nail punctured the tire.
Senin aracının yedek lastiği var mı?Does your car have a spare tyre?
Tom lastiği şişirdi.Tom pumped up the tyre.
Lütfen bu düz lastiği tamir eder misiniz?Could you please fix this flat tire?
Patlak bir lastiği tamir etmek için ne kadar ücret alıyorsunuz?How much do you charge to fix a flat tire?
Buralarda patlak bir lastiği tamir edebilecek bir yer var mı?Is there someplace around here that can fix a flat tire?
Bu lastiğin biraz havası inmiş.The tyre is a little under-inflated.
Senin yedek lastiğini tutmak için en mantıklı yer arabanın bagajındadır.The most logical place to keep your spare tire is in the trunk of your car.
Bu kamyonun bir patlak lastiği var.This truck has a flat tire.
Lastiğimi değiştirmek için bir krikoya ihtiyacım var.I need a jack to change my tire.
Lastiği şişir.Pump up the tire.
Aracınızın yedek lastiği var mı?Does your car have a spare tire?
Bisikletimin patlak lastiği var.My bike has a flat tire.
Lastiğin havası düşük.The tire is low.
Lastiğin havaya ihtiyacı var.The tire needs air.
Benim iç lastiğim patlıyor.My bladder is bursting.
Bir sürü paket lastiğim var.I have lots of rubber bands.
Tom bagajı açtı ve yedek lastiği çıkardı.Tom opened the trunk and took out the spare tire.
Bir patlak lastiğimiz var.We got a flat tire.
Bugün işe giderken patlak bir lastiğim vardı.I got a flat tire on the way to work today.
Tom'un araba lastiğini değiştirmesi uzun sürdü.It took Tom a long time to change the tire.
Patlak bir lastiğimiz var gibi görünüyor.It looks like we've got a flat tire.
Patlak lastiğimi onarmama yardım edebilir misin?Can you help me fix my flat tire?
Tom lastiği tek başına değiştirebilmeli.Tom should be able to change the tire by himself.
Fadıl, Leyla'nın lastiğini onarmasına yardımcı oldu.Fadil helped Layla fix her tire.
Bir lastiği nasıl değiştireceğimi bilmiyorum.I don't know how to change a tire.
Bir lastiği nasıl değiştirdiğinize dair hiçbir fikrim yok.I've no idea how you change a tire.
Arabamın patlak bir lastiği var.My car has a flat tire.
Tom beni bana patlak bir lastiğinin olduğunu söylemek için aradı.Tom called me to tell me that he has a flat tire.
Tom patlak lastiği kendi kendine tamir etti.Tom fixed the flat tire by himself.
Buraya gelirken patlak bir lastiğimiz vardı.We had a flat tire on the way here.
Yürüyorum çünkü bisikletimin lastiği patladı.I'm walking because my bicycle has a flat tire.
Quebec'te sonbahar, kış lastiğine geçiş zamanıdır.In Quebec, autumn is the time to put snow tires onto the car.
Lastiği şişirdi.She pumped up the tire.
Lastiğin havasını kontrol etmem gerekiyor.I have to check the tire pressure.
Sol arka lastiğinin havası inmiş.Your left rear tire is flat.
Buraya gelirken lastiğim patladı.I got a flat tire on my way here.
Kış lastiği veya kar lastiği, kar ve buz üzerinde kullanılmak üzere tasarlanmış lastiklerdir.Snow tires or Winter tires are tires designed for use in colder weather, snow and ice.
Sıcaklık, ve bunun- - hassas bir şekilde ayarı lastiği iyi bir şekilde dövmenin temelidir.The temperature, and the preciseness of the temperature is essentials in curing rubber well.
Biraz paket lastiğine benzer.It's kind of like a rubber band.
Ve ben de bir lastiğin içinden atladım ve kampın kabadayısı beni ayak bileklerimden yakaladı.So I dove through the inner tube, and the bully of the camp grabbed my ankles.
Ben nefes almak için su yüzüne çıkmaya çalıştım ama belim lastiğin altına değdi.And I tried to come up for air, and my lower back hit the bottom of the inner tube.
Bisikletin lastiğine hava pompalarken, bunun bir parçasını ve bunlardan bazılarını kullanırsınız.When you pump in air in a bicycle, you use a bit of this.
Adam: Lastiğini hallettin mi? >> Jack:You sort the tire out?
Adam: Bu lastiğin işi bitmiş.That tire's fucked.
Yağmurlu yarışlarda sadece bir tip yağmurlu hava lastiğinin kullanılmasına izin verildi.Only one type of wet weather tyre was allowed to be used in wet weather races.
Orta boy lastiği de seçen Bottas 27. tura kadar pit yapmayacaktı.Bottas, who also chose the medium tyre, would not pit until lap 27.
Kartuşlu CO2 Şişirme, İç lastikli veya iç lastiksiz lastiği şişirmek için.CO2 Inflator with Cartridge to inflate a tube or tubeless tire.
Bu lastiğin eskimesiyle sülfür köprüleri yerine oksijen köprüleri alır.Bei diesen ist die Sauerstoffbrücke durch eine Schwefelbrücke ersetzt.
İlgili Sayfalar