Ana içeriğe geç
Sözlük

lambalarının ile cümle

lambalarının kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
Arabayla geçiyordum, lambalarının yandığını gördüm.I was driving by and saw your lights on.
Mathmos lav lambalarının satış figürleri bir dizi iniş çıkış göstermiştir.Mathmos’ lava lamp sales have been through a number of ups and downs.
Kırmızı trafik lambalarının geri sayımları gecikmeli.Red traffic lights have a countdown delay.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.And Nelson is stuck studying under the streetlights.
Kırmızı trafik lambalarının gerisayımları gecikmeli.Red traffic lights have a countdown delay.
1968 yılını ortaya çıkardıklarında, yan işaret lambalarının kullanımını başlattılar.Once they brought out the 1968 year they introduced the use of side marker lights.
Bu kesinlikle Güneş lambalarının altında olmaktan daha iyi değil midir?"Oh, it's better than the sunlamps, isn't it?"
Mathmos lav lambalarının satış figürleri bir dizi iniş çıkış göstermiştir.A comercialização das lâmpadas de lava da Mathmos tem enfrentado uma série de altos e baixos.
Mathmos lav lambalarının satış figürleri bir dizi iniş çıkış göstermiştir.Försäljningen av Mathmos lavalampor har sett ett antal upp- och nedgångar.
Bu durum, gece aydınlık sokak lambalarının altında yıldızların gözükmemesine benzer.V noci to v jeskyni vypadá, jako kdyby nahoře svítily hvězdy.
Mathmos lav lambalarının satış figürleri bir dizi iniş çıkış göstermiştir.Mathmos’ lavalampe-salg har gennemgået en række op- og nedture.
Bu çocukların gerçekten yok. O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.Ei bine, acești copii nu au, așa că ies afară și-și citesc temele la lumina becurilor de la stâlpi.
Bu çocukların gerçekten yok. O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.Und diese Schüler haben es nicht, also gehen sie heraus und lesen ihre Schulaufgaben unter dem Straßenlicht.
Bu çocukların gerçekten yok. O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.W istocie, te dzieci nie mają, więc czytają swoją pracę domową w świetle latarni ulicznych.
Bu çocukların gerçekten yok. O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.А в цих дітей - ні, і тому вони вимушені читати шкільні завдання під світлом вуличних ліхтарів.
Bu çocukların gerçekten yok. O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.У ребят этого нет, вот они и сидят под фонарями, читая школьные задания.
Kırmızı trafik lambalarının geri sayımları gecikmeli.Červené dopravné svetlo má odpočítavanie.
Kırmızı trafik lambalarının geri sayımları gecikmeli.Czerwone światła na skrzyżowaniu mają zegar odliczający.
Kırmızı trafik lambalarının geri sayımları gecikmeli.Đèn đỏ giao thông có bảng đếm ngược.
Kırmızı trafik lambalarının geri sayımları gecikmeli.I semafori rossi hanno il conto alla rovescia.
Kırmızı trafik lambalarının gerisayımları gecikmeli.I semafori rossi hanno un conto alla rovescia.
Kırmızı trafik lambalarının geri sayımları gecikmeli.신호등의 빨간 불이 카운트다운을 하도록 해놓았습니다.
Kırmızı trafik lambalarının geri sayımları gecikmeli.La luz roja de los semáforos tiene cuenta regresiva.
Kırmızı trafik lambalarının geri sayımları gecikmeli.Les feux rouges sont dotés d'un compte à rebours.
Kırmızı trafik lambalarının geri sayımları gecikmeli.Na červených světlech na semaforech mají odpočítávání.
Kırmızı trafik lambalarının geri sayımları gecikmeli.Rdeče luči na semaforjih odštevajo čas do spremembe.
Kırmızı trafik lambalarının geri sayımları gecikmeli.Rode stoplichten hebben een aftelfunctie.
Kırmızı trafik lambalarının geri sayımları gecikmeli.Røde trafiklys har en nedtællingsviser.
Kırmızı trafik lambalarının geri sayımları gecikmeli.Rote Ampeln haben eine Countdown-Anzeige.
Kırmızı trafik lambalarının geri sayımları gecikmeli.Semafoarele roșii au cronometre cu numărătoare inversă.
Kırmızı trafik lambalarının geri sayımları gecikmeli.Τα κόκκινα φανάρια κυκλοφορίας έχουν καθυστέρηση με αντίστροφη μέτρηση του χρόνου.
Kırmızı trafik lambalarının geri sayımları gecikmeli.Червената светлина на светофара има часовник, показващ оставащото време.
Kırmızı trafik lambalarının geri sayımları gecikmeli.באורות אדומים ברמזור ישנה השהייה עם ספירה לאחור
Kırmızı trafik lambalarının geri sayımları gecikmeli.لدى إشارات المرور الحمراء عداد انتظار
Kırmızı trafik lambalarının geri sayımları gecikmeli.それによって事故率が削減されることが 実証されています
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Avevo la patente da poco, ero in autostrada e ho visto accendersi gli stop della macchina davanti a me.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Bila sem mladi voznik na avtocesti in pri avtu pred mano sem videla, da so se prižgale zavorne luči.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Byla jsem mladá řidička na dálnici a uviděla jsem, jak se brzdová světla auta přede mnou rozsvítila.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Byłam jeszcze młodym kierowcą. Jechałam autostradą gdy gość przede mną włączył światła stopu.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Eram o tînără şoferiţă pe autostradă, şi am văzut că maşina din faţa mea frânează,
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Era uma jovem condutora na autoestrada, e vi as luzes do travão do carro da frente acenderem.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Hồi tôi còn là tay lái non trên đại lộ, tôi thấy chiếc xe đằng trước đã bật đèn phanh.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Ich war jung. Ich fuhr auf der Autobahn, als das Auto vor mir plötzlich bremste.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Ik had net mijn rijbewijs en reed op de snelweg. Ik zag dat de auto voor me remde.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Kezdő sofőrként autópályán vezettem, és láttam, ahogy az előttem lévő autónak kigyullad a féklámpája.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.저는 어린 편에 속하는 운전자였고, 고속도로를 운전하고 있었습니다. 그때, 자동차 한대가 제 앞에 있었고 저는 그차의 후미등이 켜지는 것을 봤죠.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Saya adalah pengemudi muda di jalan tol, dan saya melihat lampu rem mobil di depan saya menyala.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Ήμουν νέα οδηγός σε εθνική οδό και στο προπορευόμενο αυτοκίνητο είδα να ανάβουν τα φώτα των φρένων.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Бях млада шофьорка на магистралата и видях, че на колата пред мен ѝ светнаха стоповете.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Я тогда ещё была неопытным водителем и ехала по шоссе, и у машины впереди меня включились тормозные фонари.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.הייתי נהגת צעירה, בכביש המהיר, והרכב שנסע מולי - ראיתי את אורות הבלמים שלו נדלקים.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.كنت سائقة شابة على الطريق السريع رأيت ضوء المكابح على السيارة التي كانت أمامي
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.前の車のブレーキランプが 光ったのが見えたので こんなことを思いました 「減速するのね
O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.Alors ils sortent et font leurs devoirs à la lumière des lampadaires de la rue.
O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.그래서 밖으로 나가 가로등 아래에서 숙제를 합니다.
O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.ולקרוא את שיעורי הבית שלהם תחת תאורת הרחוב.
O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.ويقرأون الواجبات المدرسية تحت إضاءة الطرقات .
O yüzden dışarı çıkıp okul ödevlerini sokak lambalarının altında okuyorlar.次に効率(efficiency)Eはサービス当たりのエネルギー量です
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.A Nelson se musí učit pod pouličními lampami.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.A Nelson utknął i musi uczyć się pod latarnią.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod