lambaları ile cümle

lambaları kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kırmızı trafik lambalarının geri sayımları gecikmeli.لدى إشارات المرور الحمراء عداد انتظار
Kırmızı trafik lambalarının geri sayımları gecikmeli.それによって事故率が削減されることが 実証されています
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.De kunne ikke lave vacuumrørene mindre og samtidig holde på vacuumen.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Ils ne pouvaient pas réduire plus la taille du tube à vide tout en gardant le vide.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.진공 상태를 유지하면서 크기를 더 이상 줄일 수가 없었어요.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Mereka tidak bisa menyusutkan tabung vakum lagi sambil tetap menjaga vakumnya.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Não se podia diminuir mais o tubo de vácuo mantendo o vácuo.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Nemohli více zkrátit trubici a přitom zachovat vakuum.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Nie umieli zmniejszyć lampy i zachować w niej próżni.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Nu au putut să mai micşoreze tubul vidat şi să păstreze vidul.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Oltre un certo livello non si era più in grado di rimpicciolirle e di mantenere il vuoto all'intero.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Sie konnten die Vakuumröhre nicht weiter verkleinern und gleichzeitig das Vakuum halten.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Ya no se podía reducir el tubo y mantener el vacío.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Ze konden de vacuüm buizen niet verder verkleinen met behoud van het vacuüm.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Δεν μπορούσαν να συρρικνώσουν και άλλο το σωλήνα και να διατηρήσουν το κενό.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Дальше сокращать размер при сохранении вакуума стало невозможно.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.Не могли да продължат да намаляват вакуумните тръбите и едновременно да запазват вакуума.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.הם לא יכלו להקטין עוד את השפופרות ועדיין לשמור על הואקום.
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.لا يمكنهم تقليص الأنابيب المفرغة والمحافظة على الفراغ
Lambaları daha da küçültüp aynı anda vakumu muhafaza edemiyorlardı.そして真空管の時代の終わりがきます
lambalarımızın uzaktan kontrolünü değiştirebileceğimiz bir teknoloji geliştirdik.우리의 전구의 원격 조정기를 본격적으로 대체할 수 있는 기술을 개발했다는 것입니다.
lambalarımızın uzaktan kontrolünü değiştirebileceğimiz bir teknoloji geliştirdik.Ми розробили технологію, яка замінить пульт дистанційного управління лампою.
lambalarımızın uzaktan kontrolünü değiştirebileceğimiz bir teknoloji geliştirdik.זה לפתח טכנולוגיה איתה אנחנו יכולים להחליף את השלט של הנורה שלנו.
lambalarımızın uzaktan kontrolünü değiştirebileceğimiz bir teknoloji geliştirdik.انه طورنا تقنية التي تمكننا من استبدال جهاز التحكم عن بعد في مصابيحنا
lambalarımızın uzaktan kontrolünü değiştirebileceğimiz bir teknoloji geliştirdik.リモコン内の電球をさらに改良して 取り替えました 我々の技術を使えば
LED lambaları.lâmpadas LED.
LED lambaları.LED Birnen.
LED lambaları.LED izzókra.
LED lambaları.LED 전구로 교체하는 것입니다.
LED lambaları.LED-lampen.
LED lambaları.LED pærer.
LED lambaları.LED sijalk.
LED lambaları.LED žiarovkami.
LED lambaları.LEDは半導体の電子機器です
LED lambalarıyla değiştirmek.LED의 새로운 기술로,
LED lambalarıyla değiştirmek. LED lambaları.lámparas fluorescentes, con esta nueva tecnología LED, focos LED.
LED lambalarıyla değiştirmek. LED lambaları.lampu neon, dengan LED teknologi baru ini, bohlam lampu LED.
LED lambalarıyla değiştirmek. LED lambaları.lumini fluorescente, cu noua tehnologie LED, becuri cu LED.
LED lambalarıyla değiştirmek.LED電球を設置することです
LED lambalarıyla değiştirmek.עם טכנולוגית הLED החדשה,
LED lambalarıyla değiştirmek.بهذه التقنية الجديدة من الثنائيات الباعثة للضوء
LED lambalarıyla sembolize ediliyor.파란색 LED의 수직 단자로 상징됩니다.
LED lambalarıyla sembolize ediliyor.במרכז הלוח.
LED lambalarıyla sembolize ediliyor.في مركز اللوحة .
LED lambalarıyla sembolize ediliyor.これらのLEDはセンサーにつながっており
LED lambaları.נורות LED.
LED lambaları.مصابيح الثنائي
levhanın ortasında dikey sıralanmış mavi LED lambalarıyla sembolize ediliyor.las neuronas del cuerpo de hongo son simbolizadas por la hilera vertical de LED azul del centro del tablero.
levhanın ortasında dikey sıralanmış mavi LED lambalarıyla sembolize ediliyor.les neurones du corps pédonculé sont symbolisés par la banque verticale de LED bleues au centre du plateau.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Avevo la patente da poco, ero in autostrada e ho visto accendersi gli stop della macchina davanti a me.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Bila sem mladi voznik na avtocesti in pri avtu pred mano sem videla, da so se prižgale zavorne luči.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Byla jsem mladá řidička na dálnici a uviděla jsem, jak se brzdová světla auta přede mnou rozsvítila.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Byłam jeszcze młodym kierowcą. Jechałam autostradą gdy gość przede mną włączył światła stopu.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Eram o tînără şoferiţă pe autostradă, şi am văzut că maşina din faţa mea frânează,
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Era uma jovem condutora na autoestrada, e vi as luzes do travão do carro da frente acenderem.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Hồi tôi còn là tay lái non trên đại lộ, tôi thấy chiếc xe đằng trước đã bật đèn phanh.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Ich war jung. Ich fuhr auf der Autobahn, als das Auto vor mir plötzlich bremste.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Ik had net mijn rijbewijs en reed op de snelweg. Ik zag dat de auto voor me remde.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.Kezdő sofőrként autópályán vezettem, és láttam, ahogy az előttem lévő autónak kigyullad a féklámpája.
Otoyolda yol alan genç bir sürücüydüm önümde de bir araba vardı, fren lambalarının yandığını gördüm.저는 어린 편에 속하는 운전자였고, 고속도로를 운전하고 있었습니다. 그때, 자동차 한대가 제 앞에 있었고 저는 그차의 후미등이 켜지는 것을 봤죠.
İlgili Sayfalar