lamba ile cümle
lamba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Daha sonra makine kapıları açmak ve "HIL" lambalar Hadi doğrulayınThen open the machine doors and verify that the "HlL" lamps come on
Bir dakika sonra lambalar kapatmalısınızAfter one minute the lamps should turn off
"Oh, bu o sihirli lambalardan biri olabilir.""Oh, it can't be one of these genie lamps."
Bir sokak lambası uçtuktan sonra, ben ve ailem bodruma doğru hızlıca koştuk.After a lamppost flew by, my family and I sprinted into the basement.
Hatta seralarda kullanılan lambalardan gelen ışığın fotonlarını bile kullanırlar. .Or actually, I guess, even photons from the heat lamp that you might have in your greenhouse.
Neon konser posterleri, bir bar, ve tabi ki, çok önemli olan bacaklı lamba.It has neon concert posters, a bar and, of course, the leg lamp, which is very important.
Bu bir lamba.This is a lamp.
Bu, görebileceğiniz gibi, bu lamba.It's this lamp, as you can see here.
Başlangıçta tek bir lambaydı.It was one light at first.
Sonra 4 lamba, anahtar ve hatta bir elektrik sayacı model alınarak yapılmış bir sigorta.And then four lights, with switches, and even a circuit breaker, modeled after an electric bell.
Bu sadece lambadan yakalanan bir bölüm.It's just captured through from the lamp.
Lamba sadece ışık vermez, aynı zamanda karanlık da verir.So the lamp is not just giving a light, it's also giving a darkness.
Kırmızı trafik lambalarının gerisayımları gecikmeli.Red traffic lights have a countdown delay.
"Yan karşı kendi ekseni Vidalı, sallanan lamba biraz dolaşacaktır"Screwed at its axis against the side, a swinging lamp slightly oscillates in
Ama bu çelişki lamba daha fazla appals onu.But that contradiction in the lamp more and more appals him.
Lambayla Avcılık diye bir şey var.There is something called pit lamping.
Size söylüyorum, floresan lambalar.You fluorescent lights.
Buradaki lambalar pek de dost canlısı değil ha?Lights here aren't very friendly, are they?
Belki koğuşlardaki lambalar daha konuşkandır.Maybe the lights in the wards will be friendlier.
Demek en başından beri lamba olduğunu biliyordun?So you knew from the beginning that you're a light?
Lambalar, kahve makinesi, telefon, hıçkıran saat!Lights, vending machine, public phone, hiccup clock!
Bunları götürdüğümüz için teşekkür etmelisin. Kocam yatak ve lamba için 50 kron ödemişti.But my husband paid fifty kronor for the lamp alone
-Öyleyse lamba bende kalır.I'll keep the lamp, then
İlk olarak 60 Watt'lık bir lambayı iki metre öteden yakmayı başardılar.Basically they were able to light a 60 watt light bulb at a distance of about two meters.
Ama işte lambayı yakabildiler, ve bunu başarıyla gerçekleştirdiler.But were able to light that, and do it very successfully.
Onlara göre lamba yakmak oldukça kolay bir işti.The light bulb was a fairly simple task, from their standpoint.
Bir lambanın açık ya da kapalı olduğunu... ...tek bit ile cevaplayabiliriz.So to specify whether a light switch is on or off... ...requires only a single bit.
Mesela, düşünün bir lamba, bir sandalye, bir araba ve belki de bir ev yetiştirdiğinizi.We could, for example, imagine growing a lamp, a chair, a car or maybe even a house.
Kendisi ve asistanı ellerine birer lamba alıpGalileo would open his lamp, and his assistant would open his.
lambayı aynı anda açıp kapamaya çalıştılar.They got the timing down really good.
Burada bir lamba gördüğünüzü biliyorum, bakın ışıklar açık hatta.And you see the lamp here, I know. Because the lights on here.
Psikiyatristlerin buna flaş lambası etkisi dediğini görürsünüz.You'll see these called flashbulb events by psychiatrists.
Ahjussi sadece lamba kırmızı yandı diye, nasıl durabilirsin?!Ahjussi, how can you stop just because the light is red?
Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nuru, içinde lamba bulunan bir kandile benzer.God is the light of the heavens and the earth.
Ve izniyle, Allah'a da'vetçi ve aydınlatıcı bir lamba olarak (gönderdik).And to call (men) to God by His leave, and as a lamp resplendent.
'Ve Ayı bunların içinde nur yaptı. Güneşi de bir lamba yaptı.'And has placed the moon therein, an illumination, and has placed the sun, a lighted lamp?
Ve (orada) parıl parıl parlayan bir lamba yarattık.And placed a lamp therein brightly burning.
Allah, göklerin ve yerin nurudur. O'nun nurunun temsili, içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir.God is the light of the heavens and the earth.
Ve Ay'ı bunların içinde bir nur yapmış, güneşi de bir lamba kılmış.And has placed the moon therein, an illumination, and has placed the sun, a lighted lamp?
Gökte Ay'ı bir nûr, Güneş’i ise lâmba yaptı. [10,5]And has placed the moon therein, an illumination, and has placed the sun, a lighted lamp?
Orada pırıl pırıl yanan bir lamba koyduk.And placed a lamp therein brightly burning.
ALLAH göklerin ve yerin ışığıdır. Işığının örneği şuna benzer: içinde lamba bulunan bir oyuk...God is the light of the heavens and the earth.
Ayı bunların içinde bir ışık, güneşi de bir lamba yaptı.And has placed the moon therein, an illumination, and has placed the sun, a lighted lamp?
Parlayan bir lamba yerleştirdik.And placed a lamp therein brightly burning.
O'nun nuru, içinde lamba bulunan bir kandile benzer.The allegory of His light is that of a pillar on which is a lamp.
Lamba cam içerisindedir.The lamp is within a glass.
Biz, en yakın göğü lambalarla ve koruma ile (koruyucu güçlerle) donattık.And We decorated the lower universe with lamps, and for protection.
O'nun nurunun temsili, içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir.The allegory of His light is that of a pillar on which is a lamp.
O'nun nurunun temsili, içinde lamba bulunan bir kandil gibidir.The allegory of His light is that of a pillar on which is a lamp.
O'nun nûrunun misali, tıpkı içinde lamba bulunan bir kandillik gibidir.The allegory of His light is that of a pillar on which is a lamp.
Lamba bir sırça (cam) içinde, o sırça da sanki parlayan incimsi bir yıldız!The lamp is within a glass.
Işığının örneği şuna benzer: içinde lamba bulunan bir oyuk...The allegory of His light is that of a pillar on which is a lamp.
Lamba bir cam kap içindedir.The lamp is within a glass.
Ve biz en aşağıdaki göğü ise lambalarla ve koruma sistemiyle donattık.And We decorated the lower universe with lamps, and for protection.
Andolsun biz, en yakın göğü lambalarla donattık ve onları, şeytanlar için taşlamalar yaptık.We have adorned the lower heaven with lamps, and have made them a means to drive away the satans.
Biz yere en yakın semayı lambalarla donattık. Onları şeytanlara atılan mermiler yaptık.We have adorned the lower heaven with lamps, and have made them a means to drive away the satans.
En aşağı göğü lambalarla süsledik ve onları şeytanlar için bir taşlama kıldık.We have adorned the lower heaven with lamps, and have made them a means to drive away the satans.
Göğe takımyıldızlar vareden ve ona bir lamba ve parlayan bir ay yerleştiren çok yücedir.Blessed is He who appointed houses in the sky and set in it a lamp and a shining moon.
O'nun nuru, içinde lamba bulunan bir kandile benzer. Lamba cam içerisindedir.The example of His Light is like a tube, in which there is a wick.
Işığının örneği şuna benzer: içinde lamba bulunan bir oyuk... Lamba bir cam kap içindedir.The example of His Light is like a tube, in which there is a wick.