lamba ile cümle

lamba kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Ve en sonunda, Herman Miller için yaprak lamba.Και τέλος, η λάμπα-Φύλλο για τον Herman Miller.
Ve en sonunda, Herman Miller için yaprak lamba.И най-накрая, лампата листо за Херман Милър.
Ve en sonunda, Herman Miller için yaprak lamba.И наконец лепестковый светильник для Германа Миллера.
Ve en sonunda, Herman Miller için yaprak lamba.І нарешті лампа-листок для Германа Міллера.
Ve en sonunda, Herman Miller için yaprak lamba.ולבסוף, "מנורת העלה" עבור הרמן מילר.
Ve en sonunda, Herman Miller için yaprak lamba.وهنا ما يدعى بالمصابيح الورقية لـ هرمان ميلر.
Ve en sonunda, Herman Miller için yaprak lamba.これは実に難しいプロジェクトで
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.A každá lampa by mohla být přístupovým bodem.
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.Cada candeeiro de rua pode ser um ponto de acesso grátis.
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.Chaque lampadaire serait un point d'accès gratuit.
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.Ed ogni lampione potrebbe diventare un access point gratuito.
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.Elke straatlamp kan een gratis toegangspunt worden.
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.És minden egyes utcai lámpa egy ingyenes hozzáférhetőségi pont lenne.
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.I każda lampa na ulicy będzie darmowym punktem dostępu.
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.In vsaka cestna luč je lahko brezplačna dostopna točka.
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.Jede Straßenlaterne wäre ein kostenloser Zugriffspunkt.
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.Každá pouličná lampa by mohla byť voľným prístupovým bodom.
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.모든 가로등은 공짜 액세스 포인트가 될 것입니다.
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.Og hver gade lygte kunne være et gratis access point.
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.Setiap lampu jalan bisa menjadi titik akses gratis.
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.Și fiecare stâlp ar fi un punct de acces gratuit.
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.Và mọi đèn đường có thể là một điểm truy cập miễn phí.
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.Y cada lámpara pública puede ser un punto de acceso gratuito.
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.Και κάθε λάμπα μπορεί να είναι ένα ελεύθερο σημειο πρόσβασης
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.И всяка улична лампа може да бъде безплатна точка за достъп.
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.И каждая лампа может быть бесплатной точкой доступа.
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.І кожен вуличний ліхтар може стати безкоштовною точкою доступу.
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.וכל מנורת רחוב תהיה נקודת גישה חופשית.
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.وكل مصباح شارع سيكون نقطة وصول مجانية
Ve her sokak lambası serbest erişim noktası olabilir.これを Li-Fi と呼んでいます
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.A Nelson se musí učit pod pouličními lampami.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.A Nelson utknął i musi uczyć się pod latarnią.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.Dan Nelson terjebak untuk belajar di bawah lampu jalan.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.E Nelson si ritrova a studiare sotto i lampioni.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.Et Nelson est coincé à étudier sous les lampadaires.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.Iar Nelson e constrâns să studieze sub luminile străzii.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.넬슨도 계속 가로등 밑에서 공부하게 되었지요.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.Och Nelson studerar fortfarande under gatubelysningen.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.Og Nelson er stadig nødsaget til at studere under gadelamperne.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.Und Nelson muss unter Strassenlaternen studieren.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.Y Nelson continua estudiando bajo las luces de calle.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.Zodoende zit Nelson onder de straatlampen.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.Και ο Νέλσον έχει μείνει να μελετά κάτω από τα φώτα του δρόμου.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.А на Нелсън все още се налага да учи под уличните лампи.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.А Нельсон змушений змиритися із навчанням під вуличним ліхтарем.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.И Нельсон продолжает заниматься при свете уличных фонарей.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.ונלסון תקוע תחת פנסי הרחוב.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.وعلق نيلسون في دراسة تحت انارة الشوارع.
Ve Nelson sokak lambalarının altında ödev yapmaya devam ediyor.ここで本当に挑戦となるのは
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.A samozrejme, mali sme halogenidové a fluorescentné lampy a také veci.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.E certo, abbiamo le lampade di metallo alogenuro e lampade fluorescenti e cose del genere.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Et bien sûr, il y avait les lampes halogènes, et les lampes fluorescentes, et tout ça.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Ja tietysti meillä oli halogeenilamppuja ja loisteputkia ja sen sellaisia.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.물론, 우리는 금속 할로겐 조명이나 형광등 같은 것도 있었지요.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Oczywiście mieliśmy lampy halogenowe i świetlówki i podobne.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Persze voltak a fémhalogén lámpák, a fénycsövek és hasonló dolgok is.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Por supuesto, teníamos lámparas fluorescentes y de halogenuros metálicos y cosas por el estilo.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Samozřejmě ještě byly halogenové lampy, zářivky a další.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Şi bineînțeles, aveam lămpile cu halogenuri metalice şi lămpile fluorescente şi altele de acest gen.
Ve tabi ki, metal projektörler ve floresan lambalarımız ve bunun gibi şeyler vardı.Und selbstverständlich hatten wir die Metallhalogenidlampen und Leuchtstofflampen usw.

İlgili Sayfalar