Ana içeriğe geç
Sözlük

lam ile cümle

lam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
12
ORT. KELİME
Ama eğer bu lambayı alırsanız kablosuz bir dünyada yaşayacağınız yanılsaması her zaman vardır.하지만 여러분이 이 전등을 산다면, 언제나 이런 환상이 자리하고 있습니다. 여러분은 코드가 없는 세상에서 살게 될 것입니다.
Ama eğer bu lambayı alırsanız kablosuz bir dünyada yaşayacağınız yanılsaması her zaman vardır.Maar je hebt wel de illusie dat als je deze lamp koopt je in een snoerloze wereld zult leven. (Gelach)
Ama eğer bu lambayı alırsanız kablosuz bir dünyada yaşayacağınız yanılsaması her zaman vardır.Ma c'è sempre l'illusione che se si comprassero queste lampade, si vivrebbe in un mondo senza cavi.
Ama eğer bu lambayı alırsanız kablosuz bir dünyada yaşayacağınız yanılsaması her zaman vardır.Mais il y a toujours cette illusion que si vous achetez cette lampe, vous allez vivre dans un monde sans fil.
Ama eğer bu lambayı alırsanız kablosuz bir dünyada yaşayacağınız yanılsaması her zaman vardır.Pero siempre existe la ilusión de que si compra esta lámpara, vivirá en un mundo sin cables.
Ama eğer bu lambayı alırsanız kablosuz bir dünyada yaşayacağınız yanılsaması her zaman vardır.Когда вы покупаете лампу, вам всегда кажется, что вы будете жить в мире без проводов.
Ama eğer bu lambayı alırsanız kablosuz bir dünyada yaşayacağınız yanılsaması her zaman vardır.Но винаги съществува илюзията, че ако купите тази лампа, ще живеете в свят без кабели.
Ama eğer bu lambayı alırsanız kablosuz bir dünyada yaşayacağınız yanılsaması her zaman vardır.אבל תמיד ישנה האשליה שאם תקנו את המנורה הזו, תחיו בעולם ללא כבלים.
Ama eğer bu lambayı alırsanız kablosuz bir dünyada yaşayacağınız yanılsaması her zaman vardır.ولكن يبقى دائماً ذلك الوهم أنك إذا اشتريت هذا المصباح فإنك سوف تعيش في عالم من دون أسلاك
Ama eğer bu lambayı alırsanız kablosuz bir dünyada yaşayacağınız yanılsaması her zaman vardır.暮らせるという 夢を見られます (笑) ノートパソコンや コンピュータを買えば
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.Aber anscheinend hatte es jemand vermasselt, denn die Lamaniten töteten alle Nephiten.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.Ale ewidentnie ktoś nawalił, bo Lamanitom udało się wybić Nefitów.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.Ale zjevně to někdo zkazil, protože Lamanitům se podařilo zabít všechny Nefity.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.Dar se pare că cineva a făcut-o, deoarece Lamaniții au reușit să ucidă toți Nefiții.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.De úgy tűnik, valaki elszúrta, mert a lámániták képesek voltak megölni a nefitákat.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.하지만 아무래도 누군가는 지키지 못한것 같아요. Lamanites가 Nephites를 죽일수 있었거든요.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.Maar blijkbaar verknalde iemand het, want de Lamanieten slaagden erin alle Nephieten te doden.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.Ma evidentemente qualcuno sbagliò, perché i Lamaniti riuscirono a uccidere tutti i Nefiti.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.Mais apparemment quelqu'un a gaffé, car les Lamanites ont réussi à tuer tous les Nephites.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.Mas aparentemente alguém estragou tudo, porque os lamanitas conseguiram matar todos os nefitas.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.Mutta ilmeisestä joku möhläsi, koska lamanilaiset onnistuivat tappamaan kaikki nefiläiset.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.Namun sepertinya ada yang mengacaukannya karena bangsa Laman dapat membunuh semua bangsa Nefi.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.Nhưng rõ ràng là ai đó đã làm lộ chuyện, vì bọn người Lamanites đã giết hết những người Nephites.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.Pero al parecer alguien lo echó a perder, porque los Lamanitas pudieron matar a todos los Nefitas.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.Αλλά προφανώς κάποιος έκανε βλακεία, επειδή οι Λαμανίτες σκότωσαν όλους τους Νεφίτες.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.Но очевидно кто-то из них это проворонил, потому что ламаниты смогли убить всех нефитов.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.Но очевидно някой се е провалил, защото ламанитите успели да избият всички нефити.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.Та, очевидно, їх надурили, бо Ламаніти змогли вбити усіх Нефітів.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.אבל כנראה שמישהו הרס להם, כי הלמניטים הצליחו להרוג את כל הנפיטים.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.ولكن يبدو ان شخص ما اباح السر، لأن Lamanites تمكنوا من قتل كل Nephites.
Ama görünen o ki biri yüzüne gözüne bulaştırmış, çünkü sonunda Lamanit'ler tüm Nephite'leri öldürmüşler.レーマン人がニーファイ人を皆殺しにしたの でも 森に身を潜めて 生き延びた-
Ama işte lambayı yakabildiler, ve bunu başarıyla gerçekleştirdiler.Aber sie schafften es und das auch mit großem Erfolg.
Ama işte lambayı yakabildiler, ve bunu başarıyla gerçekleştirdiler.Dar am fost capabili sa aprindem becul, si am facut-o cu foarte mare succes.
Ama işte lambayı yakabildiler, ve bunu başarıyla gerçekleştirdiler.De fel tudták kapcsolni, és égetni, nagy sikerrel.
Ama işte lambayı yakabildiler, ve bunu başarıyla gerçekleştirdiler.어쨌든 전구를 밝히는 작업을 아무 탈 없이 성공적으로 해냈습니다.
Ama işte lambayı yakabildiler, ve bunu başarıyla gerçekleştirdiler.Maar het zou mogelijk zijn het te verlichten, op een zeer succesvolle manier.
Ama işte lambayı yakabildiler, ve bunu başarıyla gerçekleştirdiler.Namun kami dapat menyalakannya dan melakukannya dengan sukses.
Ama işte lambayı yakabildiler, ve bunu başarıyla gerçekleştirdiler.Nhưng chúng tôi đã làm cháy sáng cái bóng đèn và chúng tôi đã làm được điều đó một cách thành công.
Ama işte lambayı yakabildiler, ve bunu başarıyla gerçekleştirdiler.Pero fueron capaces de encenderla, y de manera exitosa.
Ama işte lambayı yakabildiler, ve bunu başarıyla gerçekleştirdiler.Sono riusciti ad accenderla e farlo con grande successo.
Ama işte lambayı yakabildiler, ve bunu başarıyla gerçekleştirdiler.Więc byli w stanie zasilić żarówkę i osiągnęli swój cel.
Ama işte lambayı yakabildiler, ve bunu başarıyla gerçekleştirdiler. Yaptıkları deney işte şuydu.Être capable de l'allumer et ce, de manière efficiente, était le but de l'expérience.
Ama işte lambayı yakabildiler, ve bunu başarıyla gerçekleştirdiler.Αλλά κατάφεραν να ανάψουν τη λάμπα, και με μεγάλη επιτυχία.
Ama işte lambayı yakabildiler, ve bunu başarıyla gerçekleştirdiler.Но били в състояние да я запалят, и то много успешно.
Ama işte lambayı yakabildiler, ve bunu başarıyla gerçekleştirdiler.Они смогли зажечь лампу, и вполне успешно.
Ama işte lambayı yakabildiler, ve bunu başarıyla gerçekleştirdiler.אבל אנחנו מסוגלים להאיר את זה, ולעשות את זה בהצלחה.
Ama işte lambayı yakabildiler, ve bunu başarıyla gerçekleştirdiler.ولكنهم هل تمكنوا من أشعال هذا وقد نجحوا فعلاً
Ama işte lambayı yakabildiler, ve bunu başarıyla gerçekleştirdiler.しかもとても上手くいきました これは実験ですので
Apple iPhone'u Çin'e getiriyor ve Dalai Lama ile siyasetten etkilenebilecek birkaç uygulamayı애플은 중국에서 아이폰 판매를 시작했고, 달라이라마 앱(App)을 금지시켰죠. 그 외에도 정치적으로 민감한 몇몇 프로그램들을
Apple iPhone'u Çin'e getiriyor ve Dalai Lama ile siyasetten etkilenebilecek birkaç uygulamayıApple lansează iPhone-ul în China cenzurându-l pe Dalai Lama şi alte aplicaţii cu conotaţii politice
Apple iPhone'u Çin'e getiriyor ve Dalai Lama ile siyasetten etkilenebilecek birkaç uygulamayı"אפל" משיקה את ה"אייפון" בסין ומצנזרת ממנו את הדלאי-למה, ועימו עוד כמה יישומים בעלי רגישות פוליטית,
Apple iPhone'u Çin'e getiriyor ve Dalai Lama ile siyasetten etkilenebilecek birkaç uygulamayıآبل تطلق الآيفون في الصين وتحجب تطبيق الدالاي لاما إضافة إلى عدد آخر من التطبيقات ذات الحساسية السياسية
Apple iPhone'u Çin'e getiriyor ve Dalai Lama ile siyasetten etkilenebilecek birkaç uygulamayıダライ・ラマをはじめとする 多くの政治的に物議を醸すアプリを 中国政府の要請で
Artı c 2 çarpı e üzeri lambda x çarpı e üzeri eksi mu x i.פלוס C2 כפול e בחזקת למדה X, כפול e בחזקת מינוס מיו xi.
Artı c 2 çarpı e üzeri lambda x çarpı e üzeri eksi mu x i.بالإضافة إلى الأوقات c2 (ه) لامدا مرات x، (ه) الناقص مو الحادي عشر.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Ci sono colori, lampioni, una nuova pavimentazione senza buche, alberi.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Có thêm màu sắc, đèn đường, vỉa hè mới không có ổ gà, cây cối.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Er zijn kleuren, straatverlichting, nieuwe bestrating zonder kuilen, bomen.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Es gibt Farbe, Straßenlampen, neues Straßenpflaster ohne Schlaglöcher, Bäume.
Artık renkler var, sokak lambaları, deliksiz kaldırımlar, ağaçlar.Há cores, "postes de luz, pavimento novo sem buracos, "árvores.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod