Filmde lakabı "Lol" olan Lola isimli genç kızın annesini canlandıran Sophie Marceau oynamaktadır.Hlavní role se ujala Sophie Marceau, která hraje matku dívky jménem Lola, jenž všichni známí přezdívají Lol.
Kalmuklara karşı yaptığı savaştan sonra, katil anlamına gelen alaça veya alaç lakabı verilmiştir.Po bitvě na Bílé hoře byla ale jako konfiskát předána Smiřickým ze Smiřic.
Lakin böyle bir köy artık bulunmamaktadır.Klan jako takový už přestal existovat.
Bu sebeple de "Ziyancı" lakabını almıştır.A proto jsem šel do "Fenoména".
Lakin 1982 yılında bir Trafik Polis aracının çarpması sonucu ağır bir kaza geçirdi.Ve vjezdu do smyčky se v roce 1982 udála tragická tramvajová nehoda.
Lakabını bu şehirden almıştır.Od města jej odděloval příkop.
Bu yara izinden dolayı da lakabı "Scarface (Yaralı Yüz)"dür.Jako „žihadlo“ se označuje i zranění (bodnutí) způsobené žihadlem.
Polonya'daki lakabı "Pudzian"dır.Má ale polskou koncovku „-nik“.
"Mr. Hockey" lakaplı Howe, tüm zamanların en iyi buz hokeyi oyuncularından biri olarak kabul edilir.Často je označován jako Mr. Hockey a je považován za jednoho z nejlepších hokejistů všech dob.
"Güzelce" lakabı çok "yakışıklı" olmasında dolayı verilmiştir.Sám Bres se honosí přízviskem „Krásný“.
Güçlü fizik yapısından dolayı taraftar kendisine "Gladyatör" lakabını uygun gördü.Pro svůj mohutný vzhled je znám jako "gladiátor mezi psy".
Halkın çoğunluğu lakto vejetaryendir, süt ürünleri yaygın olarak tüketilir.V prvním případě je sudem běžný potravinářský keg, ve kterém je víno distribuováno většinou výrobců.
Bu kale, Salt Lake City şehrinin aşağısında olup Mormon Tapınağı da görüş alanı içindedir..Salt Lake Temple je mormonský chrám v Salt Lake City ve státě Utah.
Babasının Mel lakabını miras almıştır.Titul zdědil po svém dědečkovy.
Lakin, bu reaksiyonun oluşması için ilk önce geleneksel yollarla reaksiyon başlatılmalıdır.Vždy je ale v případě tradice třeba pracovat s tímto generačním přenosem.
Lakabı Zebralar olan kulüp, 1963'te kurulan Bundesliga'nın kurucu üyelerinden biridir.Eintracht patřil k zakládajícím členům Bundesligy v roce 1963.
Bu arena iki NBA takımına ev sahipliği yapmaktadır; Los Angeles Lakers ve Los Angeles Clippers.V basketbalové lize NBA hrají Los Angeles Lakers a Los Angeles Clippers.
Takımın lakabı mavi meleklerdir.V rámci první skupiny se udělují Modří andělé.
Los Angeles Lakers taraftarları da şampiyonluk için en azından biraz daha umutlandı.Na závěrečném Turnaji mistryň konaném v Los Angeles, také obhajovala titul.
Lakin savaş sırasında şehid olur.V poválečném období byl funkcionářem ÚRO.
Lakin Temmuz 2012'de görevinden uzaklaştırıldı.Bezák byl však ze svého úřadu v červenci 2012 odvolán.
2005 - Sri Lanka Dışişleri Bakanı Lakshman Kadirgamar, bir keskin nişancı tarafından öldürüldü.Dne 12. srpna 2005 došlo k atentátu na ministra zahraničí Srí Lanky Lakshmana Kadirgamara.
Mezopotamya kültürü etkindir lakin Kafkas kültürünün az da olsa etkisi vardır.Kultura je podobná kultuře jihovýchodního Texasu, nemá však tolik cajunských vlivů.
Lakin daha henüz pınarları ve denizleri dondurmadı, kurutmadı.Mořský led nejen roste a taje.
Fakat lakabının "Enderunlu" olması onun eğitim goduğu kurumun Enderun olduğuna işaret etmektedir.Tvrdí však, že skutečně správnou verzi zná jedině „skrytý imám“, jehož příchod očekávají.
Hatta birçok kesim tarafından ona “Anal Princess (Anal Prenses)” lakabı layık görülmüştür.Naplánují si pro něj nějakou „andělskou mrchu“, nejlépe princeznu.
Daha küçük yaşta A takıma çıkabildiği için ilk lakabı "çocuk" olmuştur.Pro "svou holčičku" by udělal první poslední.
Lakin Liberal Demokratlarla birlikte Avam Kamarası'nda mutlak çoğunluk sağlanabilmiştir.Každá vláda musí získat důvěru absolutní většiny členů Sněmovny.
Yerine geçen oğlu da babasının Hân Cihan lakabını aldı.Jeho syn později získal část otcova majetku zpět.
Lakabı "The Answer"dır."Prin capelă" a sunat răspunsul.
Emerson, Lake & Palmer ya da ELP, İngiliz Progresif rock grubu.Emerson, Lake & Palmer, cunoscută și ca ELP, a fost o formație engleză de rock progresiv.
Kehanete inanan annesi ona "Reinette" (küçük kraliçe) lakabını takmıştır.Aparent, mama ei a crezut profeția și a poreclit-o „Reinette” („mica regină”).
Lakoba 18 bilimsel makale yazmıştır.A publicat 18 lucrări științifice .
Okuyucular şairi şiir ile tanımlamaya başladı ve böylece "Kuzgun" kelimesi Poe'nun lakabı hâline geldi.Cititorii au început să identifice poemul cu poetul, poreclindu-l pe Poe, „Corbul”.
Babası "terzi" olduğundan (İtalyanca "terzi oğlu" anlamına gelen) "del sarto" lakabı ile anılmaya başlandı.Deoarece tatăl său era croitor, el a devenit cunoscut ca “del Sarto” (“fiul croitorului).
Dr. François Duvalier, lakabı Papa Doc (d.François Duvalier, supranumit „Papa Doc”, (n.
Diğer bir lakabı da "kırmızı" anlamına gelen Aappalaartoqtur.Un alt nume pentru el este Aatxegorri care înseamnă „vițel roșu”.
Laktaši'de yaşadı ve orada ilköğretim okuluna gitti.A locuit în Laktaši unde a urmat la școala elementară.
İlçenin merkezi Balsam Lake şehridir.Sediul acestuia este localitatea Balsam Lake.
"Tavşanayak" lakabı hızına ve av yeteneklerini vurgular.Porecla "Picior-de-Iepure" se datorează vitezei și abilităților sale de vânător.
Salt Lake City'nin kazandığı 16 Haziran 1995'te Budapeşte'de yapılan 104.Salt Lake City a fost ales drept oraș gazdă la 16 iunie 1995 la cea de-a 104-a sesiune a CIO de la Budapesta.
Utah Jazz Salt Lake City, Utah'ta yer alan NBA takımı.Utah Jazz este un club de baschet din Salt Lake City, Utah.
"The Navigator" (rotacı) lakabıyla da anılmaktadır.De asemenea merită amintit și Vaporul de Marmură.
"İtalya'nın Manchester'i" lakabını taşımaktaydı.Scopul lui a fost de a „demitiza” proiectul Manchester.
2002 Salt Lake City Olimpik Kış Oyunları, USA.2002: Jocurile Olimpice de iarnă de la Salt Lake City, Utah, Statele Unite.
Pankreatit Laktik asidoz Genellikle iyi tolere edilir.Piracetamul este în general bine suportat.
6 Ocak 1913; Salt Lake City, Utah-ö.6 ianuarie 1913, Salt Lake City, Utah, SUA – d.
Sütün başlıca şekeri olan laktoz, bir glukoz-galaktoz disakkaritidir.Lactoza - zahărul din lapte, este o dizaharidă compusă din glucoză și galactoză.
Lakabı El Nano'dur Alonso, UNICEF adına iyi niyet elçisi olarak görev yapmaktadır.Farrow este cunoscută pentru activitatea sa în calitate de Ambasador al Bunăvoinței pentru UNICEF.
1972'ye kadar Laksevåg ayrı bir şehir idi.Până în 1977 a fost o cumună separată.
Bu nedenle lakabının "Arabacı" olduğu bildirilir.Se spune despre mașină că este „autoblocantă”.
1993 yılında gruptan arkadaşı, Euronymous lakaplı Øystein Aarseth'i öldürme suçundan hüküm giydi.În 1993 Count Grishnackh îl ucide pe Euronymous.
Oyunlar 2002 yılında Salt Lake City'de (ABD) yapılmıştır.Această disciplină a reapărut la Salt Lake City 2002.
Lakin yine bir çözüm bulunamamıştır."Nu există nici o altă soluție ...
Lakin bizim yaşadığımız dünya bir zamanlar gerçekten sahip oldukları bu beceriyi kaybetti.Dar în lumea în care trăim azi aceasată îndemânare s-a pierdut.
1980 - Kış Olimpiyatları Lake Placid'de (New York) başladı.1980: Jocurile olimpice de iarnă se deschid la Lake Placid, New York.
1986 yılından 1990'a kadar Laktaši Belediye Meclisinin Yönetim Kurulu Başkanı oldu.Din 1986 până în 1990 a fost Președintele Consiliului Executiv al Adunării Municipale din Laktaši.
Damian'ın lakabı Junior Gong da babası Bob Marley'in lakabı olan Tuff Gong.'dan gelmektedir.Numele de scenă lui Damian este Junior Gong, care derivă din cel al tatălui său `Tuff Gong`.
Lakin Barbaros Hayreddin Paşa buna şiddetle karşı çıktı.Maria Dorothea a refuzat categoric.
Lakabı The Captaindir.Ajunge sa fie capturat de Capitoliu.