Ana içeriğe geç
Sözlük

lak ile cümle

lak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Ülkesinin takımlarından Real Salt Lake'de oynamaktadır.Außerdem werden hier die Spiele von Real Salt Lake ausgetragen.
Lakabı "Superman"dir.Vick trägt den Spitznamen „Superman“.
Nisan 2011 tarihi itibarı ile %80'i tamamlanmıştır. ^ Jumeirah Lake Towers Fact Sheet Resmî siteIm April 2011 waren 80 % der Hochhäuser in den Jumeirah Lakes Towers fertiggestellt.
Ailesi ona İspanyolcada “Çinli” anlamına gelen “Chino” lakabını taktı.Ihr verdankt Moreno auch seinen Spitznamen Chino, dessen Bedeutung auf Spanisch Chinese lautet.
Lakapları "Esperanças"'dır.Graupen von der "Hoffnung".
Lakabı The Wizard of Oz (Oz Büyücüsü) dur.The Wonderful Wizard of Oz (auch The Wizard of Oz).
Independent News & Media'nın sahibi olduğu gazetenin halk arasında lakabı Indie'dir.The Independent wird von dem Medienunternehmen Independent News & Media herausgegeben.
Lakin Burcu'nun bir sırrı vardır.Sina Wolf hat ein Geheimnis.
1850) lakabıdır.(1805) Beenlären.
Cumbria'da Lake District Milli Parkı'nda yer alır.In Cumbria befindet sich der Lake District National Park.
Türkçe adı Büyük Ayı Gölünün (Great Bear Lake) yerlice karşılığından (Sahtú) gelir.So wird etwa vom Namen कुरु Kuru die Bezeichnung कौरव Kaurava, „Nachfahre des Kuru“ abgeleitet.
1972'ye kadar Laksevåg ayrı bir şehir idi.Bis 1972 war es eine selbstständige Gemeinde.
Şirketin uçuşlara tekrar başlayabilmek için denemeleri olmuş lakin şirket tekrar uçuşlarına başlayamamıştır.Die Gesellschaft plante den Flugbetrieb wieder aufzunehmen, dies erfolgte jedoch bis heute nicht.
Daha sonra Zincirbozan filminde ise Reis lakaplı Ülkücü bir genci canlandırmıştır.Dabei verkörperte er im Kurzfilm Repressed die Rolle eines alkoholisierten Mannes.
Ancak sonunda, Lakers 1989 NBA Finalleri'nde Pistons tarafından süpürüldü.1989 unterlagen die Lakers überraschend deutlich gegen die Detroit Pistons.
1968'den itibaren Beckenbauer'a medya ve futbolseverler tarafından "İmparator" lakabını taktı.Seit 1968 wird Beckenbauer von den Medien und Fans als „Kaiser“ bezeichnet.
Lakabı 'SpecialK23'dür.Der Werkscode lautet K73.
Lakin o kadar yüksek değildir.Dies ist aber kein Höhenmesser.
Bunun üzerine Anna'ya "Kırmızı Başlıklı Kız" lakabı takılır.Dies brachte ihr die Bezeichnung „Rote Prinzessin“ ein.
1994 yılında Los Angeles Lakers ile anlaştı.1994 wechselte er zu den Los Angeles Lakers.
Emma Ray McKay ile 2 Ocak 1901 yılında Salt Lake City Tapınağında evlenmiştir.Er heiratete am 2. Januar 1901 Emma Ray Riggs im Salt-Lake-Tempel.
Köyde ilginç lakaplara sahip kimseler vardır ve birçoğu vefat etmiştir.Von da an ist es in der Stadt geblieben und viele Wunder wurden ihm zugeschrieben.
NBA finali'nde, Orlando Magic'in rakibi Kobe Bryant'lı Los Angeles Lakers oldu.MVP des Spiels wurde Kobe Bryant von den Los Angeles Lakers.
Lakin karşısında hiç de normal olmayan bir şey bulur.Er wird etwas tun, worauf sicher kein normaler Mensch kommt.
Daha sonra NBA'de Los Angeles Lakers takımı tarafından draft edildi.Daraufhin wurde er von den lokalen Los Angeles Lakers im NBA-Draft verpflichtet.
Ha*Ash 2002 yılında Lake Charles, Louisiana'de kurulan Amerikalı country pop grubu.Ha*Ash ist ein US-amerikanisches Latin-Pop-Duo aus Lake Charles in Louisiana.
Los Angeles Lakers takımının oyuncusu Magic Johnson maçın MVP ödülünü kazandı.Los Angeles Lakers: Magic Johnson zum neuen starken Mann ernannt.
Aşağılayıcı lakaplar okulla sınırlı değildir.Das Einzugsgebiet der Schule ist nicht auf das Stadtgebiet beschränkt.
Yüksek sesli ve senkoplu şarkı söyleyişi, ona Bağıran Kraliçe lakabını kazandırdı.Rätselhaft und spöttisch lächelnd umgarnt sie den geschlagenen König.
Lakabı The Captaindir.EA Das Kap.
Bu lakabın kendisine verilmesinin sebebi kendisinin elbisesiz olan Hint zahitlerden biri olmasıdır.Diese hilft ihm jedoch nichts, da der verkleidete Großwesir ihn mit genau dieser Falle einfangen kann.
Lakin bu savaş onun son savaşı oldu, o bu savaşta hayatını kaybetti.Jedoch stellt er sich dieser Herausforderung, dem letzten großen Kampf in seinem Leben.
Lakers'ın pivot oyuncusu Shaquille O'Neal maçın MVP ödülünü aldı.Lakers-Center Shaquille O’Neal wurde zum All-Star Game MVP ernannt.
Portekiz medyası kendisine "O Quinto Beatle" ("Beşinci Beatle") lakabını taktı.Deswegen gehört er zu den Personen, denen die Medien den Status „fünfter Beatle“ zuerkannt haben.
Bugün, Salt Lake City Mezarlığı'nda yatmaktadır.Zu Grabe getragen wurde er am Salt Lake City Cemetery.
Bütün sınıfa yardım için bağırır; lakin kimsenin umurunda değildir.Die Opfer schrien laut um Hilfe, aber im Dorf regte sich niemand.
Laktik asit : sütte veya yoğurtta bulunur.Die Salatsauce basiert auf Essig oder Joghurt.
Lakin ikisinin arasındaki kavga Kirpi Shadow tarafından bölünür.Die beiden Bergrücken werden durch die Schlucht Cluse de Bange voneinander getrennt.
Lakin Liberal Demokratlarla birlikte Avam Kamarası'nda mutlak çoğunluk sağlanabilmiştir.Auch im Kongress konnten sich die Demokraten in beiden Kammern klare Mehrheiten sichern.
Lakin Barbaros Hayreddin Paşa buna şiddetle karşı çıktı.Papst Hadrian war davon völlig überrascht.
Lakabı "The Jet"tir.Das einzige Modell war der Kewet EL Jet.
Hayatta kalan madenciler Salt Lake City'ye ulaşır.Die Familie lebt in Salt Lake City.
Lakabı "Bubi" (Küçük oğlan) idi.Dies zeigt einen Jüngling mit erhobenen Armen.
Bölgenin büyük bir kısmı 1951'de Lake District Ulusal Parkına dönüştürülmüştür.Der größte Teil des Peak District wurde 1951 zum ersten Nationalpark des Landes.
İlçenin merkezi Detroit Lakes şehridir.Im Osten des Stadtgebiets befindet sich der Detroit Lakes Airport.
Küçükken okulda futbol oynamayı severmiş ve arkadaşları ona "Odacchi" lakabını takmış.Stattdessen gefiel ihm der Fußball und er spielte in der Jugend von Real Oviedo.
"Süyutî" lakabının sebebi doğduğu bu yerden kaynaklanmaktadır.Das mundartliche „Hünge“ hat hier seinen Ursprung.
Lakin Jean yaşar ve bir yetimhanede büyür.Anja glaubt, Waise zu sein; sie wuchs in einem Waisenhaus auf.
O zaman yapım bedeli 10 lakh (1 milyon) Rupi’dir.Auf dem Münzrand steht ДЕСЯТЬ РУБЛЕЙ (zehn Rubel).
Francescoli'nin lakabı "El Principe" (Prens) idi.Es ist vergleichbar mit dem europäischen Titel „Prinz“.
Bu davranışın sonucu olarak El Loco ("Manyak") lakabını aldı.Gleichzeitig brachte ihm sein zum Teil unberechenbares Verhalten den Beinamen El Loco (der Verrückte) ein.
Lakabı "Mungo" 'dur.Er bedeutet „Mongole“.
Lakapları Nişancı ve Robin Hooddur.Bogenschützen stehen bereit, um Robin Hood anschließend zu erschießen.
Lakoba 18 bilimsel makale yazmıştır.Er veröffentlichte 186 wissenschaftliche Arbeiten.
Zeus ile birlikte olup Lakedaimon'u doğurmuştur.Mit Zeus war sie die Mutter des Lakedaimon.
Ocak 2018 – yükseklik Lakhta Center ulaşmıştır proje yüksekliği 462 metre.Der Hochbau Lakhta Center ist seit Januar 2018 das höchste Gebäude in Europa (462 m).
Serbest oyuncu kaldıktan sonra Los Angeles Lakers ile 7 yıllığına 121 milyon dolar karşılığında anlaştı.Am 1. März 1972 erzielte er für die Los Angeles Lakers seinen 30.000.
Monkey (maymun) lakabını, Lost dizisindeki arkadaşları ona ağaçlara çok rahat tırmandığı için uygun görmüştür.Als an seinem Grab Wunder geschahen, überführte man seine Gebeine zu denen seines Herrn im Stift Melk.
Lakabı Şihâbeddin (dinin parlak yıldızı) ve İmâdeddin (dinin direği) ve Şeyh-i Büzürk’tür (ulu şeyh).Er machte den Ort (somit) zu einer Gebetsstätte, worin sich Gipsfiguren, Fußvolk und Reiter befanden.
Lakin orade dahi her gün sürülme korkusu eksik değil idi.""Ich kann mir nicht jeden Tag ein Ohr abschneiden".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod