Laiklik ise din ve dünya işlerinin ayrılmasıdır.He found their religious life too formal, external and worldly.
Hindistan'da laiklik, bütün dinlerin devlet tarafından eşit bir şekilde muamele görmesi demektir.Secularism in India means equal treatment of all religions by the state.
Sovyet döneminde de laiklik süreci devam etmiştir.However, the migrations continued throughout the Soviet period.
"Laiklik karşıtı avukata suç duyurusu"."Longtime death case lawyer appeals ouster".
Sonra nedir bu laiklik Allah aşkına?And what is this secularism for God's sake?
Eee Sayın başkan, siz ne düşünüyorsunuz laiklik hakkında?Uhh... Honorable Mayor, what do you think about secularism?
Laiklik elden gidiyor endişeleri var.There are worries that secularism is in danger.
Türkiye genelkurmay başkanı yeni bir ordu, demokrasi ve laiklik vizyonu sunduTurkey's top general offers new vision of military, democracy and secularism
Görev süresinin sonuna gelen Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, sağlam bir laiklik yanlısı.Outgoing President Ahmet Necdet Sezer is a staunch secularist.
Türk televizyon dizisi laiklik tartışması başlattı'The Magnificent Century': TV series sparks debate
Türk general: Laiklik ilkeleri tartışmaya açık değildirTurkish general says secularist principles not up for debate
Aday olması sonrasında, seçildiği takdirde laiklik ilkelerine bağlı kalacağına dair söz verdi.Following his nomination, he vowed to abide by the principles of secularism, if elected.
Laiklik ise din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasıdır.Secularism is the separation of religion and state.
Daha sonra tasarladıkları toplum laiklik ve demokrasi gibi batı ilkelerine dayanıyordu.The society they then envisioned was based on western principles such as secularism and democracy.
İslam ve laiklik İslam ve demokrasi İslami ModernizmIslam and secularism Islam and democracy Islamic Modernism
Jim Herrick (1944 doğumlu) laiklik taraftarı bir İngiliz hümanist.Jim Herrick (born 1944) is a British humanist and secularist.
Fransa'da lâiklik için Laïcité (Laicisme) terimi kullanılmaktadır.Der Laizismus wird in Frankreich strikt praktiziert.
Ödül törenini "Parti Kapatmaları, Laiklik ve 312.Rezension des Sammelbandes „,Sein und Zeitʻ neu verhandelt.
1928 yılında devletin dininin İslam olduğu ibaresi kaldırıldı fakat laiklik ibaresine yer verilmedi.En 1928 l'Islam n'est plus religion d'État, elle demeure toutefois sous sa tutelle.
5 Nisan 2013'te Laiklik Gözlemevi Yönetim Kurulu üyeliğine atanmıştır.Il est nommé le 5 avril 2013 membre de l'Observatoire de la laïcité.
Bu yüzden Atatürk'ün laiklik tatbikatı çok sert oldu." demiştir.L'oncle de Alf était complètement stupide ».
Laiklik terimi, Fransızcadaki karşılığı Laïcité kelimesinden Türkçeye uyarlanmıştır.L'ouvrage, plaidoyer en faveur de l'adoption du terme d'islamophobie en France.
İsrail’de laiklik, din ve devlet işlerinin birbiriyle nasıl alakalandığını gösterir.El laicismo en Israel muestra como se relacionan asuntos de religión y de estado dentro del país.
Sovyet döneminde de laiklik süreci devam etmiştir.Esta asociación continuó en el período soviético.
Bir genel tanıma göre Lâiklik, devletin din ve vicdan hürriyetini tanıması demektir.Y creer en una deidad de por sí desafía de la omnisciencia y el estatus del estado.
"Laiklik karşıtı avukata suç duyurusu".«Queja al Procurador del Común».
Mısır'da lâiklik hem hem Mısır hem de Orta Doğu tarihinde önemli bir rol oynamıştır.Escribe principalmente sobre asuntos de Egipto y el Oriente Medio.
Laiklik de öyledir.Pero con el tiempo lo estará.
Sovyet döneminde de laiklik süreci devam etmiştir.Столовая улица продолжала существовать и в советское время.
Sosyal demokrasi Milliyetçilik Laiklik Anti-faşizmГерманская социал-демократия в период фашизации Германии
Laiklik ise din ve dünya işlerinin ayrılmasıdır.وإنه الدنيا والآخرة، لا هذه الدنيا وحدها..
'Laiklik elden gidiyor' dediler.رحيل في زمن التراجُع".
1937 yılında laiklik ilkesi anayasaya girmiştir.في سنة 1437 تبنت المدينة أول دستور.
Türkiye'de lâiklik, aynı zamanda antiemperyalist bir mücadeledir.Por isso, a luta anti-imperialista é ao mesmo tempo luta anti-capitalista.
Bu yüzden Atatürk'ün laiklik tatbikatı çok sert oldu." demiştir.O time do Jabaquara é que era muito ruim."
Laiklik de öyledir.O tempo simplesmente é.
Mısır'da lâiklik hem hem Mısır hem de Orta Doğu tarihinde önemli bir rol oynamıştır.Escreve principalmente sobre questões de Egito e Oriente Médio.
1937 yılında laiklik ilkesi anayasaya girmiştir.W 1937 wprowadzono na rynek wydanie popołudniowe.
Sovyet döneminde de laiklik süreci devam etmiştir.Turnéerna har fortsatt även under den postsovjetiska eran.
Hükümette özellikle laiklik konusunda tartışmalar olması kaçınılmaz görünmekteydi.Presidenten hävdade att det rådde alltför stora motsättningar inom regeringen.
Hükümette özellikle laiklik konusunda tartışmalar olması kaçınılmaz görünmekteydi.Jeho vládu poznamenaly především spory o délku povinné vojenské služby.
'Laiklik elden gidiyor' dediler.Řešme imigranty včas, říká.
Laiklik ilkesinin anayasaya girişi, 5 Şubat 1937.(Cronica plastică). Ultima oră, 5 feb 1937.
Sovyet döneminde de laiklik süreci devam etmiştir.Keruutyö jatkui neuvostoaikana.
Hükümette özellikle laiklik konusunda tartışmalar olması kaçınılmaz görünmekteydi.Puolue-erimielisyydet tulivat edelleen esiin erityisesti kuninkaan asemasta neuvoteltaessa.
Hükümette özellikle laiklik konusunda tartışmalar olması kaçınılmaz görünmekteydi.Periodisasi jabatan lembaga kepresidenan sering menimbulkan polemik.
Fransa'da lâiklik için Laïcité (Laicisme) terimleri kullanılmaktadır.Prinsip sekuler yang ketat, laïcité (sekularitas), diterapkan di Prancis.
Laiklik de öyledir.それも永遠に。
Krala ve aristokratlara gereksinimin olmaması demokrasi, papaza gereksinim duyulmaması ise lâikliktir."「私たちみんなが、王も王妃も、芸術的なものは何一つ理解できないことを知っている。
Laiklik ise din ve dünya işlerinin ayrılmasıdır.生卒年及其生平皆不詳。
'Laiklik elden gidiyor' dediler.黎民于变时雍”。
Laiklik tartışmaları 1988'den sonra nisan ayında başladı.第一屆澳門藝術節於1988年開始。
Laiklik tartışmaları 1988'den sonra nisan ayında başladı.ההכנות נמשכו מאוקטובר 1988 עד אפריל שנת 1990.
"Laiklik karşıtı avukata suç duyurusu".וקורות הזמן הפרו עצתי.
Sosyal demokrasi Milliyetçilik Laiklik Anti-faşizmFrancoske notranje sile Antifašizem
'Laiklik elden gidiyor' dediler."Matkapäev Sakala teel".
Laiklik de öyledir.Lihtsalt ajad olid sellised.
laiklik bu kötü politikaların elinde bozulmaya yüz tutmaktaydı.종교와 국가의 분리.
laiklik bu kötü politikaların elinde bozulmaya yüz tutmaktaydı.la relación entre la iglesia y el estado.
laiklik bu kötü politikaların elinde bozulmaya yüz tutmaktaydı.les rapports entre l'Église et l'État.