lafını ile cümle

lafını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İyi (!) insan lafının üstüne gelirmiş!Speak of the devil and he is sure to appear.
O konuşuyorken onun lafını kesti.She interrupted him while he was speaking.
İyi insan lafının üstüne gelirmiş.Speak of the devil...
Tom lafını esirgemiyor.Tom is not pulling any punches.
Tom lafını esirgemez.Tom does not mince words.
Hiç lafını bile etme!Don't give it another thought.
Hiç lafını bile etme.Don't give it a second thought.
Lafını bile etme.Think nothing of it.
Lafını unutma.Can you hold that thought?
Lafını esirgemezsin.You don't pull any punches.
Lafını esirgemezsin, değil mi?You don't pull any punches, do you?
Tom onun lafını bile etmedi.Tom didn't give it a thought.
İyi insan lafının üstüne gelir.Speak of angels and you hear their wings.
"Yardımın için teşekkürler." "Lafını etmeye değmez.""Thanks for your help." "Don't mention it."
Lafını geri al.Take it back.
Bakın, sıradan bir Afgan, "Mikrokredi" lafını duymaktan bıktı ve usandı.And we need to understand, it's the value chain.
Nüfuzunuz varsa ve insanlar lafınızı dinliyorsa-When you have some influence and people listen to you-
Lafını bile etmeye değmez!A man's gotta do
Sen lafını geri almazsan eğer...Before you take it all back again...
Benim hâlâ -- yoksa hâlâ lafını mı kullandım.I still have -- or did I use the word still?
Allah, "Şüphesiz Allah fakirdir, biz zenginiz." diyenlerin lafını elbette duymuştur.God has indeed heard the words of those who said: "God is a pauper whereas we are rich."
O sizin ağzınızdaki lafınızdır. Allah ise hakkı söylüyor ve doğru yolu gösteriyor.God says what is just, and shows the right way.
O sizin ağzınızdaki lafınızdır.That is but your saying with your mouths.
"Kendini güçlendirme" lafını bir daha asla duymak istemiyorum.I want never to hear the word self-empowerment again.
Lafını etmeye değmez.Nicht der Rede wert!
Lafını bil de konuş.Pass auf, was du sagst.
"Yardımın için teşekkürler." "Lafını etmeye değmez."«Gracias por tu ayuda.»«No hace falta ni que lo menciones.»
Bu sırada tüm MITB katılımcıları lafını keser ve Six Man Tag Team maçı başlar.I Grandi Giochi di Magia inizieranno fra cinque mesi e tutti i membri di Fairy Tail cominciano ad allenarsi.
Fakat Menşevikler, III. Parti Kongresi'nin lafını bile duymak istemiyorlardı.В то же время Евсевий Кесарийский вообще не упоминал о Псамметихе III. Полиэн.
Lafını Adam film içinde söylüyor.وهو يقول ذلك بنفسه في الفيلم.
Fakat Menşevikler, III. Parti Kongresi'nin lafını bile duymak istemiyorlardı.Lefebvre, die de uitkomsten van het Tweede Vaticaanse Concilie niet wilde erkennen.
Lafını etmeye değmez.Niets te danken!
Lafını Adam film içinde söylüyor.Tidak demikian halnya di film.
Bakın, sıradan bir Afgan, "Mikrokredi" lafını duymaktan bıktı ve usandı.Вижте, обикновения афганистанец е уморен да слуша за микро кредит.
Benim hâlâ -- yoksa hâlâ lafını mı kullandım.Continui să am... am folosit cuvântul "continuă"?
Benim hâlâ -- yoksa hâlâ lafını mı kullandım.Ho ancora - oh, ho usato la parola "ancora"?
Benim hâlâ -- yoksa hâlâ lafını mı kullandım.Ich besitze immer noch - oh, habe ich "immer noch" gesagt?
Benim hâlâ -- yoksa hâlâ lafını mı kullandım.Ik heb nog steeds -- zei ik 'nog steeds'?
Benim hâlâ -- yoksa hâlâ lafını mı kullandım.J'ai encore -- ou ai-je utilisé le mot encore?
Benim hâlâ -- yoksa hâlâ lafını mı kullandım.Még most is... vagy azt mondtam, "most"?
Benim hâlâ -- yoksa hâlâ lafını mı kullandım. Öyle demek istememiştim. GülüşmelerНямах предвид това (Смях)
Benim hâlâ -- yoksa hâlâ lafını mı kullandım. Öyle demek istememiştim.저는 '아직도' 할 일 이라는 글이 적힌.... 아! 방금 제가 "아직도"라는 말을 했나요?.
Benim hâlâ -- yoksa hâlâ lafını mı kullandım. Öyle demek istememiştim.Yo todavía tengo -- o ¿Use la palabra "todavía"?, no fue a propósito.
Benim hâlâ -- yoksa hâlâ lafını mı kullandım. Öyle demek istememiştim.Ακόμη έχω--χρησιμοποίησα τη λέξη ακόμη; Δεν το έκανα σκόπιμα.
Benim hâlâ -- yoksa hâlâ lafını mı kullandım. Öyle demek istememiştim.אני עדיין עושה -- השתמשתי במילה עדיין? לא התכוונתי לזה.
Benim hâlâ -- yoksa hâlâ lafını mı kullandım. Öyle demek istememiştim.ولا زلت أعمل... هل استخدمت كلمة لا زلت؟ لم أقصد ذلك..
Benim hâlâ -- yoksa hâlâ lafını mı kullandım. Öyle demek istememiştim.(笑)
Benim hâlâ -- yoksa hâlâ lafını mı kullandım.Tôi vẫn có - có phải tôi vừa dùng từ "vẫn" không?
Benim hâlâ -- yoksa hâlâ lafını mı kullandım.Wciąż mam -- czy ja powiedziałam "wciąż"?
Benim hâlâ -- yoksa hâlâ lafını mı kullandım.В мене досі - я використала слово "досі"?
Benim hâlâ -- yoksa hâlâ lafını mı kullandım.Я все еще... Неужели я использовала слова "все еще"?
Finliler konuşmaya başlamadan önce sohbet arkadaşlarının lafını bitirmesini beklerler.Finländare väntar vanligtvis att samtalspartnern har sagt sitt innan de själva tar till ordet.
Finliler konuşmaya başlamadan önce sohbet arkadaşlarının lafını bitirmesini beklerler.Les Finlandais attendent en général que leur interlocuteur ait fini ce qu’il a à dire avant de parler.
Finliler konuşmaya başlamadan önce sohbet arkadaşlarının lafını bitirmesini beklerler.Финны обычно ждут, что их собеседник договорит до конца, а после этого начинают говорить сами.
Finliler konuşmaya başlamadan önce sohbet arkadaşlarının lafını bitirmesini beklerler.الفنلنديون في العادة ينتظرون إلى أن يقول المتحدث كلامه إلى النهاية، قبل أن يبدؤوا في الكلام.
"Kendini güçlendirme" lafını bir daha asla duymak istemiyorum.Ik wil nooit meer het woord "self-empowerment" horen.
"Kendini güçlendirme" lafını bir daha asla duymak istemiyorum.Je ne veux plus jamais entendre à nouveau le mot auto-émancipation.
"Kendini güçlendirme" lafını bir daha asla duymak istemiyorum.No quiero volver a escuchar la palabra autoempoderamiento.
"Kendini güçlendirme" lafını bir daha asla duymak istemiyorum.Δε θέλω να ξανακούσω τη λέξη αυτο-ενδυνάμωση.
"Mikrokredi" lafını duymaktan bıktı ve usandı.A podívejte, obyčejný Afgánec už má dost toho poslouchat o malopodnikatelských půjčkách.

İlgili Sayfalar