laboratuvarı ile cümle
laboratuvarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
6
HECE
9
ORT. KELİME
Bir kimya laboratuvarında laborant olarak çalıştı.당시 그는 화학회사에서 연구원으로 근무하고 있었다.
Radyasyon Laboratuvarında çalışmış olan iki kişi daha onunla beraber çalışmak için gelmişlerdi.그는 계속해서 우리 둘만이 일했던 실험실에 있었다.
Pauling ilkokula devam ederken, arkadaşı Lloyd Jeffress kendi odasına ufak bir kimya laboratuvarı kurmuştu.폴링의 초등학교 친구인 로이드 제프레스는 자기 방에 작은 화학 실험실을 가지고 있었는데 제프레스의 실험실에서 했던 실험은 폴링이 화학공학자가 되기로 결심한 계기가 되었다고 한다.
Bir ay içerisinde Los Alamos Laboratuvarındaki görev raporunu verdi.בתוך חודש הוא התייצב במעבדה הלאומית לוס אלמוס.
Geminin laboratuvarında, Mühendis DNA'sı ile insan DNA'sını karşılaştırırlar.בספינה, ה-DNA של המהנדס נמצא תואם לזה של בני האדם.
Renato Dulbecco'nun laboratuvarında Rous-Sarkom-Virüsü (Rous sarcoma virus, RSV) üzerine doktorasını yaptı.הגן התגלה ברטרוווירוס של תרנגולות (Rous sarcoma virus).
O yıllarda Bell laboratuvarında yaygın kullanıldı.הוא עבד שנים מספר במעבדות בל.
Cavendish Laboratuvarı, Cambridge Üniversitesi fizik enstitüsünde bulunmaktadır.מעבדת קוונדיש (באנגלית: Cavendish Laboratory) נמצאת במחלקה לפיזיקה של אוניברסיטת קיימברידג' שבאנגליה.
1945-1954 arasında, Sovyet nükleer programlarının geliştirildiği bir fizik laboratuvarı bulunuyordu.החל מ-1945 ועד שנת 1954 הייתה המעבדה הפיזיקלית לאלקטרונים מעורבת בתוכנית הסובייטית לייצור נשק אטומי.
Daha sonra, ilk Çin uzay laboratuvarında iki mürettebatlı görev planlandı.בפעם הראשונה כללה משימת חלל סינית שלושה אנשי צוות.
Laboratuvarlar: Bir adet bilgisayar laboratuvarı bulunmaktadır.בחלק מהסניפים ישנם מעבדות מחשבים, שם ניתנים שירותי מעבדה.
Arizona Üniversitesi, Veritas Laboratuvarı: Medyumları laboratuvar koşulları içinde incelemektedir.Лабораториите Веритас на Университет Аризона провежда лабораторни изследвания на медиуми.
Fermi istemeyerek taşındı ve takımıyla yeni Metalurji Laboratuvarı'nda görev aldı.Ферми неохотно се премества и екипът му става част от новата металургична лаборатория там.
O yıllarda Bell laboratuvarında yaygın kullanıldı.Работи за Лабораториите Бел в продължение на 15 години.
Okulumuzda bilgisayar laboratuvarı mevcuttur.В училището има система за видеонаблюдение.
35 yaşındaki Pierre Curie, Endüstriyel Fizik ve Kimya Okulu laboratuvarının başkanıydı.Пиер Кюри е преподавател в Физико-химическия факултет, в Университета за физика и химия в Париж.
Geminin laboratuvarında, Mühendis DNA'sı ile insan DNA'sını karşılaştırırlar.U brodskom laboratoriju ekipa otkriva da DNK Inženjera odgovara ljudskom DNK.
Matthew Modine – Martin Brenner, Hawkins Laboratuvarı ve orada yapılan deneylerden sorumlu bilim insanı.Matthew Modine kao Martin Brenner - znanstvenik koji je ujedno i voditelj laboratorija Hawkins.
Ancak buraya vardıklarında laboratuvarın terk edilmiş olduğunu görürler.Kada su tamo stigli, primjetili su da je mjesto bilo napušteno.
Mezuniyetinin ardından bir yıl Devlet Laboratuvarı ve Devlet Eczanesi'nde çalıştı.Nakon studija godinu dana radio u Institutu za medicinska istraživanja.
Çin, 29 Eylül 2011'de ilk uzay laboratuvarı Tiangong-1'i fırlattı.20. studenog - Kina lansirala prvu svemirsku letjelicu Shenzhou.
Smith ayrıca, 1987 yılında British Columbia Üniversitesi Biyoteknoloji Laboratuvarı'nda direktör olmuştur.V roku 1987 sa stal riaditeľom Biotechnologických laboratórií na Univerzite v Britskej Kolumbii.
Öğrenciliğinden sonra Emil Fischer'in laboratuvarında ve Berlin Humboldt Üniversitesi çalıştı.Potom študoval v laboratóriách Emila Fishera a pracoval na Berlínskej univerzite.
1945 yılında Cambridge'deki Cavendish Laboratuvarında çalışan Max Perutz ile yakınlık kurdu.V roku 1945 začal spolupracovať s Dr. Maxom Perutzom v Cavendishovom laboratóriu v Cambridge.
1954 yılında Londra'daki Royal Institution'a bağlı Davy-Faraday Laboratuvarı'nda Reader oldu. ^ Kendrew.V roku 1954 sa stal profesorom Davy-Faradayových laboratórií pri Royal Institution v Londýne.
Ernst Ruska'nın nobel törenindeki konuşması Brookhaven laboratuvarı TEM bölümü, Long Island, NY, ABD.Hlavné medzinárodné laboratóriá časticovej fyziky sú: Brookhaven National Laboratory (Long Island, New York).
Mars Bilim Laboratuvarı projesinin bütçesi yaklaşık 2.5 milyar dolardır.Letni proračun laboratorija je 2,2 milijardi ameriških dolarjev.
Üniversite ünlü Cavendish Laboratuvarı, King's Kolej Şapeli ve Cambridge Üniversite Kütüphanesi'ni içerir.V sestavi Univerze je znamenit Cavendish Laboratory, Kapela kraljevega kolidža in Univerzitetna knjižnica.
Bir kimya laboratuvarında laborant olarak çalıştı.Pripravništvo je delal kot asistent v kemijskem laboratoriju.
Dolby Laboratuvarı, ŞTİ.Pavla iz Labota.
Levene 1905 yılında Rockefeller Institute of Medical Research 'in biyokimyasal laboratuvarının müdürü oldu.1905 m. paskirtas Rokfelerio medicinos tyrimų instituto biochemijos laboratorijos vadovu.
Bir kimya laboratuvarında laborant olarak çalıştı.Dirbo chemijos tyrimų laboratorijoje Detroite.
Bu arada, Edda bir hastane laboratuvarında çalıştı ve bir sağlık teknisyeni olmayı umuyordu.Kaune dirbo gydytoju ir kūrė fizinio lavinimo sistemos planą.
Mars Bilim Laboratuvarı'nın geri kalan kısmı bu taşıma görevi ve iniş esnasında atılmıştır.Taikomosios fizikos laboratorijos misijų valdymo centre atliekamas ir visas zondo valdymas po paleidimo.
EDVAC 1949 Ağustosunda balistik araştırma laboratuvarına teslim edildi.EDVAC paigaldati Ballistiliste uuringute laboratooriumi 1949. aasta augustis.
Kısa sürede alanında ilerledi; Bellevue Hastanesi'nde psikoloji laboratuvarı şefi oldu.Tänu heale tööle sai temast peagi Bellevue haiglas psühholoogialabori juhataja.
Brookhaven laboratuvarında yapılan çalışmalar için yedi adet Nobel ödülü verildi. ^ "Nobel Prizes at BNL".Brookhaveni laboris tehtud avastused on pälvinud seitse Nobeli auhinda.
Essen bütün çalışma hayatını ''Uluslararası Fizik Laboratuvarı''’nda geçirdi.Tema illustratsioone on kasutanud Ain Raal oma "Maailma ravimtaimede entsüklopeedias" (2010).
17 yaşındayken Dr. Schlaug'un laboratuvarını ziyaret etmiştim.17 éves koromban meglátogattam Dr.
17 yaşındayken Dr. Schlaug'un laboratuvarını ziyaret etmiştim.제가 17살 때 어느 날, 슈라우 박사의 실험실을 방문했었는데
17 yaşındayken Dr. Schlaug'un laboratuvarını ziyaret etmiştim.Jako siedemnastolatek odwiedziłem laboratorium Schlauga.
17 yaşındayken Dr. Schlaug'un laboratuvarını ziyaret etmiştim.Když mi bylo 17, navštívil jsem laboratoř Dr.
17 yaşındayken Dr. Schlaug'un laboratuvarını ziyaret etmiştim.Quando eu tinha 17 anos, visitei o laboratório do Dr. Schlaug
17 yaşındayken Dr. Schlaug'un laboratuvarını ziyaret etmiştim.כשהייתי בן 17, ביקרתי במעבדה של ד"ר שלאוג, וערב אחד
17 yaşındayken Dr. Schlaug'un laboratuvarını ziyaret etmiştim.عندما كنت في السابعة عشرة زرت مختبر دكتور شلوغ وفي بعد ظهيرة واحدة
17 yaşındayken Dr. Schlaug'un laboratuvarını ziyaret etmiştim.博士は 音楽と脳についての 研究の最先端を
5. laboratuvarın kodamanlarından biriydiniz.Był pan jednym z ważniaków w Piątym Laboratorium?
5. laboratuvarın kodamanlarından biriydiniz.Era um dos importantes do 5º Laboratório?
5. laboratuvarın kodamanlarından biriydiniz.Lei era uno dei pezzi grossi al Laboratorio numero 5?
5. laboratuvarın kodamanlarından biriydiniz.¿Usted fue uno de los peces gordos del Laboratorio nº5?
5. laboratuvarın kodamanlarından biriydiniz.Var du en höjdare på femte laboratoriet?
5. laboratuvarın kodamanlarından biriydiniz.Var du en stor kanon på det femte laboratorium?
5. laboratuvarın kodamanlarından biriydiniz.Ήσασταν με τα "μεγάλα κεφάλια" στο 5ο Εργαστήριο;
5. laboratuvarın kodamanlarından biriydiniz.Вы были одной из шишек в Пятой Лаборатории?
Akvaryumun içerisindeki görüntüyü görüyorsunuz. Bu bir fizik laboratuvarına kurduğum bir düzenek.Podem ver o objeto dentro do aquário. esta é uma montagem que faço no laboratório de física.
Akvaryumun içerisindeki görüntüyü görüyorsunuz. Bu bir fizik laboratuvarına kurduğum bir düzenek.Tu vidite ta model v akvariju, gre pa za postavitev v fizikalnem laboratoriju.
Ayrıca, eğlenceli şeyler de yapıyor, tahmin edersiniz. Laboratuvarımıza çok ziyaretçi geliyor.Wie Sie sich sicher vorstellen können, haben wir eine Menge Besucher in unserem Labor.
Ayrıca laboratuvarımda çalışan muhteşem bilim insanları ve tabi ki diğer çalışanlarA także świetnym naukowcom, którzy pracują w moim laboratorium oraz personelowi z
Ayrıca laboratuvarımda çalışan muhteşem bilim insanları ve tabi ki diğer çalışanlarDe asemenea, oamenilor de știință brilianți care lucrează în laboratorul meu și celorlati cu care lucrăm,
Ayrıca laboratuvarımda çalışan muhteşem bilim insanları ve tabi ki diğer çalışanlarĐồng thời, những nhà khoa học sáng giá ở phòng thí nghiệm của tôi những nhân viên khác,
İlgili Sayfalar