laboratuvarı ile cümle

laboratuvarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
Mars Bilim Laboratuvarı (İng.Стан місії Mars Science Laboratory (англ.)
Bir kimya laboratuvarında laborant olarak çalıştı.Працював в хімічній лабораторії.
Sabah biraz geç kalır haliyle, koşarak Profesör Oak'ın laboratuvarına gider.Практично весь час проводить в лабораторії професора Оука.
Taramalı Elektron Mikroskopu Laboratuvarı İstatistiksel İletişim ^Лабораторія електронної мікроскопії.
Bu arada Cavendish Laboratuvarı dünyadaki fizikte önde gelen merkezlerden biriydi.У той час Геттінген був одним з провідних центрів теоретичної фізики у світі.
Essen bütün çalışma hayatını ''Uluslararası Fizik Laboratuvarı''’nda geçirdi.Він взяв участь в роботі над «Установчим маніфестом Міжнародного товариства працівників».
ChemCam ekipmanı Los Alamos Ulusal Laboratuvarı ve Fransız CESR Laboratuvarı tarafından geliştirildi.Інструмент був розроблений Лос-Аламоською національною лабораторією спільно з французькою лабораторією CSR.
Mars Bilim Laboratuvarı projesinin bütçesi yaklaşık 2.5 milyar dolardır.Попередня місія, the Mars Science Laboratory, коштувала 2,5 мільярда доларів США в цілому.
Gram boyama, bakteriyoloji laboratuvarındaki en faydalı boyama tekniklerinden biridir.Фарбування за Грамом — одна з найкорисніших фарбувальних процедур у лабораторних дослідженнях в мікробіології.
1913 yılında Groningen Üniversitesi astronomik laboratuvarında, Jacobus Cornelius Kapteyn'in asistanı oldu.У 1913 році він став помічником Якоба Корнеліуса Каптейна в астрономічній лабораторії Університету Гронінгена.
Ak sokumlu kumkuşu - Cornell Ornitoloji LaboratuvarıІнформація про крижня — Орнітологічна лабораторія Корнела (англ.)
Kendisini A.J'in laboratuvarında bulur.Tam se dostal do laboratoře L.
Bir kimya laboratuvarında laborant olarak çalıştı.Jeho manželka pracovala jako chemická laborantka ve vodárně.
1954 yılında Londra'daki Royal Institution'a bağlı Davy-Faraday Laboratuvarı'nda Reader oldu. ^ Kendrew.V roce 1954 se stal profesorem Davy-Faradayových laboratoří při Royal Institution v Londýně.
Örgüt 1964 yılındda Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı'na taşındı.1944 – Jaderná havárie v Národní laboratoři Oak Ridge.
1945 yılında Cambridge'deki Cavendish Laboratuvarında çalışan Max Perutz ile yakınlık kurdu.V roce 1945 začal spolupracovat s Dr. Maxem Perutzem v Cavendishově laboratoři v Cambridge.
1940 yılında Urbana Üniversite Laboratuvarı Lisesi (Yüksek Okulu)'nden mezun oldu.V roce 1940 vystudoval University Laboratory High School v Urbaně.
Öğrenciliğinden sonra Emil Fischer'in laboratuvarında ve Berlin Humboldt Üniversitesi çalıştı.Dále studoval v laboratořích s Emilem Fisherem a pracoval na veterinární fakultě berlínské univerzity.
Paris'te bulunduğu süre zarfında dönemin ünlü kimyageri T. J. Pelouze'nin laboratuvarında çalışır.La Paris are șansa să lucreze în laboratorul unui chimist renumit pe atunci, T.J. Pelouze.
Geminin laboratuvarında, Mühendis DNA'sı ile insan DNA'sını karşılaştırırlar.În navă, ADN-ul „Inginerului” este cercetat și se constată că se potrivește cu cel al oamenilor.
Unova yolculuğunun sonunda ise Profesör Oak'ın laboratuvarına geri döner.Maimuța, în cele din urmă, intră în laboratorul Dr. Adrian.
Bu arada Cavendish Laboratuvarı dünyadaki fizikte önde gelen merkezlerden biriydi.Göttingen era unul dintre cele mai importante centre de fizica teoretică din lume.
Ana laboratuvarı Daejeon, Daedeok Science Town'dadır.Legfőbb tudományos intézete a Daedeok Science Town.
1945-1954 arasında, Sovyet nükleer programlarının geliştirildiği bir fizik laboratuvarı bulunuyordu.1945 és 1954 közt elektronfizikai laboratóriuma részt vett a szovjet atomfegyverek kifejlesztésében.
Örneğin, SLAC Ulusal Hızlandırıcı Laboratuvarı bir elektronu yaklaşık olarak 51 GeV'e kadar hızlandırabilir.Például, a Stanford lineáris gyorsító az elektront 51 GeV-ra.
Mars Bilim Laboratuvarı (İng.Mars Science Laboratory Launch (angol nyelven).
Örgüt 1964 yılındda Oak Ridge Ulusal Laboratuvarı'na taşındı.1961-ig az Oak Ridge National Laboratory munkatársa volt.
Uluslararası Uzay İstasyonu'ndaki Avrupa Columbus araştırma laboratuvarı için görev kontrol merkezidir.Legfőbb feladat a Nemzetközi Űrállomáson üzembe helyezni a Columbus laboratóriumot.
Xen'in ilk sürümünü Cambridge Üniversitesi Bilgisayar Laboratuvarı geliştirmiştir.A Cambridge-i Egyetem számítógépes laboratóriuma fejlesztette ki a Xen első verzióját.
Bu yetenek evindeki laboratuvarında yaptığı deneyler sayesinde korunmuştur.Ez a pénz lehetővé tette, hogy saját laboratóriumában folytathassa kísérleteit.
Smith ayrıca, 1987 yılında British Columbia Üniversitesi Biyoteknoloji Laboratuvarı'nda direktör olmuştur.1987-től British Columbia Biotechnology Laboratory igazgatója.
Brookhaven Ulusal Laboratuvarı.Brookhaven National Laboratory) Yhdysvalloissa.
Cavendish Laboratuvarı, Cambridge Üniversitesi fizik enstitüsünde bulunmaktadır.Cavendish Laboratory) on osa Cambridgen yliopiston fysiikan laitosta.
Kaliforniya'daki Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarının adına ithafen livermoryum denmiştir.Alkuaine on nimetty Kaliforniassa sijaitsevan Lawrence Livermore National Laboratoryn mukaan.
1971'de Cornell Üniversitesi'nde profesör oldu ve bir laboratuvarın başına geldi.Saganista tuli professori Cornellissa 1971, ja hän toimi siellä laboratorioesimiehenä.
1986 ile 1996 yılları arasında, Cambridge'de Moleküler Biyoloji Laboratuvarı'nın direktörlüğünü yaptı.Vuodesta 1986 Henderson on toiminut Cambridgessa olevan molekyylibiologian laboratorion johtajana.
Dünyanın en büyük sinklotron biri Japonya'da RIKEN laboratuvarında yer almaktadır.Maailman suurin joukkohauta sijaitsee Japanin Okinawalla.
O yıllarda Bell laboratuvarında yaygın kullanıldı.Hän työskenteli pitkään Bell Labsin palveluksessa.
Dolby Laboratuvarı, ŞTİ.Boy on a Dolphin, säv.
2001'deki ölümüne kadar LPI'daki kuantum radyofizik laboratuvarının başında bulundu.Ήταν ο επικεφαλής του εργαστηρίου κβαντικής ραδιοφυσικής στο LPI μέχρι το θάνατό του το 2001.
1971'de Cornell Üniversitesi'nde profesör oldu ve bir laboratuvarın başına geldi.Στο Κορνέλ έγινε καθηγητής το 1971 και διηύθυνε δικό του εργαστήριο.
Dolby Laboratuvarı, ŞTİ.Η εργαστηριακή μέθοδος Dalton Plan.
Johnny Bravo, Cow and Chicken ve Dexter'ın Laboratuvarı gibi dizilerde yazar olarak görev yaptı.Εκεί συμμετείχε σε σειρές όπως το Johnny Bravo, το Cow and Chicken, το Dexter's Laboratory και το I Am Weasel.
Dolby Laboratuvarı, ŞTİ.Han var grundlægger af Dolby Laboratories.
Brookhaven Ulusal Laboratuvarı.Brookhaven National Labs.
Sidney Darlington tarafından 1953 yılında Bell Laboratuvarı'nda tasarlanmıştır.Darlingtonkoblingen blev opfundet af Bell Laboratories ingeniør Sidney Darlington i 1953.
Ak sokumlu kumkuşu - Cornell Ornitoloji LaboratuvarıBlack-legged Kittiwake Species Account - Cornell Lab of Ornithology.
İTÜ VLSI laboratuvarına ismi verilmiştir.Opformering af gær på laboratoriet.
Geminin laboratuvarında, Mühendis DNA'sı ile insan DNA'sını karşılaştırırlar.Ombord på skibet bliver Ingeniørens DNA analyseret og resultatet er magen til menneskets DNA.
Xen'in ilk sürümünü Cambridge Üniversitesi Bilgisayar Laboratuvarı geliştirmiştir.Det først kendte webkamera var kameraet i computerlaboratoriet på Cambridge University.
Çin, 29 Eylül 2011'de ilk uzay laboratuvarı Tiangong-1'i fırlattı.29. september – Kina opsender sin første rumstation Tiangong 1.
O yıllarda Bell laboratuvarında yaygın kullanıldı.Han har siddet i Bella Centrets bestyrelse i flere år.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Lawrence Radyasyon Laboratuvarında elektromanyetik izotop ayırıcı geliştirdi.Elektromagnetisk isotopadskillelse blev udviklet af Lawrence på University of California Radiation Laboratory.
Ana laboratuvarı Daejeon, Daedeok Science Town'dadır.Hovedkontoret ligger i Daejeon i Daedeok Science Town.
1986 ile 1996 yılları arasında, Cambridge'de Moleküler Biyoloji Laboratuvarı'nın direktörlüğünü yaptı.Fra 1986 til 1996 var han direktør ved Laboratory of Molecular Biology i Cambridge.
Xen'in ilk sürümünü Cambridge Üniversitesi Bilgisayar Laboratuvarı geliştirmiştir.Første versjon ble utviklet av University of Cambridge Computer Laboratory.
Essen bütün çalışma hayatını ''Uluslararası Fizik Laboratuvarı''’nda geçirdi.Hans «Lærebog i farmakologi» ble et internasjonalt standardverk.
1962'de yeni yapılan Cambridge'deki MRC Moleküler Biyoloji Laboratuvarı'na geçti.I 1962 begynte han ved det nyopprettede MRC Laboratory of Molecular Biology i Cambridge.
Kaliforniya'daki Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarının adına ithafen livermoryum denmiştir.Livermorium er oppkalt etter Lawrence Livermore National Laboratory i USA.
Gordon, Dr.Eli Vance'in laboratuvarı Black Mesa Doğu'ya ışınlanmak istenirken başarısız olur.Gordon Freeman kommer seg trygt til motstandsbasen i Black Mesa East.
İlgili Sayfalar