laboratuvarı ile cümle
laboratuvarı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
6
HECE
8
ORT. KELİME
Chicago'da Manhattan projesinin Metalurji laboratuvarında çalışmaya başladı.The team he assembled in Chicago would grow into the Manhattan Project's Metallurgical Laboratory.
Loomis, Le DuBridge’in laboratuvarı işletmesi onu için üye yaptı.Loomis recruited Lee DuBridge to run it.
2001'deki ölümüne kadar LPI'daki kuantum radyofizik laboratuvarının başında bulundu.He was the head of the laboratory of quantum radiophysics at the LPI until his death in 2001.
1940 yılında Urbana Üniversite Laboratuvarı Lisesi (Yüksek Okulu)'nden mezun oldu.He graduated from University Laboratory High School in Urbana in 1940.
Karakterlerden ikisi, canavar Cell’in yaratıldığı laboratuvarı yıkar.The former three discover the lab in which the Cube was made.
Cambridge Üniversitesi ise 1921 yılında ilk deneysel psikoloji laboratuvarını kurmuştur.He then took the Cambridge diploma of psychological medicine, in 1921.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Araştırma Laboratuvarında çalıştı.During the Second World War he worked at the operation research section of the Coastal Command.
Benim laboratuvarımda duyularda iki tür hastalığı incelemek için yarasalar kullanıyoruz.So in my lab, we've been using bats to look at two different types of diseases of the senses.
Ve öğrendik ki öğretilen anatomi derslerinin çoğu diseksiyon laboratuvarına sahip değil.So we learned the majority of anatomic classes taught, they do not have a cadaver dissection lab.
Bir kaç yıl önce, laboratuvarımda kendi deneylerimi yapıyordum.A few years ago, I was running some of my own experiments in the lab.
San Diego'daki Makine Algı Laboratuvarı'yla beraber çalışıyoruzWe're working with the Machine Perception Laboratory at the U.C. San Diego.
İşte Harvard'daki Kevin Eggan'ın laboratuvarından bir örnek.Here's an example from Kevin Eggan's lab at Harvard.
İnsanlardan, laboratuvarımıza gelmelerini ve neler olduğunu anlamaya çalışmalarını istedik.We asked people to come into our lab in order to try and figure out what was going on.
Laboratuvarımın diğer yarısını evime kurmuştum.I put half the lab up in my house.
Biz mutfağı elektrik laboratuvarına dönüştürmeyi denedik.We've actually tried to turn it into an electrical engineering lab.
Bu kişiler için laboratuvarımda kullanılan bir sözcük var.So there's a technical word for these people in my lab.
Pekala bu, MIT'de Akıllı Şehirler Laboratuvarı ile üzerinde çalıştığım bir başka proje.So this is another project that I worked on with the Sensible Cities Lab at MlT.
Bu, benim Akıllı Şehirler Laboratuvarı ve CurrentCity.org ile üzerinde çalıştığım bir diğer proje.This is another project I worked on with Sensible Cities Lab and CurrentCity.org.
Şimdi sizi akustik laboratuvarına götüreceğim.I'll take you now to the acoustic lab.
Bu bir fizik laboratuvarına kurduğum bir düzenek.This is a setup I put in a physics lab.
Medya laboratuvarımızı kurduk, gerçekten kulağa güzel geliyor.We started our media lab, sounds like a real great story.
Bildiğim kadarı ile o laboratuvarında çok çalışıyor ve çılgın fükürler üretiyor.What I know from, he's working really hard in his lab and coming up with crazy stuff.
Lawrence Livermore Ulusal Laboratuvarı'nda mühendislerin daha büyük bir telekop fikirleri vardı.Engineers at Lawrence Livermore National Lab had an idea for a telescope much larger.
O yüzden aldığım cevap laboratuvarı kullanarak çalışmam için büyük bir fırsattı.So it was a big commitment to drive to the lab to work multiple times.
Frankeştayn'ın laboratuvarı aslında burada görüldüğü gibi değil.But in fact, that's not what Frankenstein's lab looks like.
Frankeştayn'ın laboratuvarı işte böyledir:This is what Frankenstein's lab looks like.
İşte biz de laboratuvarımızdan benzer bir şey çıkarmak üzereyiz.We do have something like that that is just coming out of the lab.
"Evet, yani, ben bir biyoloji laboratuvarında ne yapardım?""Well, you know, what would I do in a biolab?"
Peki, laboratuvarımdan elde ettiğim bazı deneysel verileri paylaşmama izin verin.So let me share with you some empirical data from my lab.
Fakat bekleyin, iyi haber: en azından uyuşturucu laboratuvarı ve bel soğukluğundan daha iyi çıktı.But wait, the good news is it's at least better than meth labs and gonorrhea. (Laughter)
Burada Mars Bilim Laboratuvarı var, Mars'a gidiyor. Geçen hafta fırlatılmıştı.Here we have the Mars Science Laboratory on its way to Mars, just launched last weekend.
Tamam, insanlar başlıyor-- bu Sandia Ulusal Laboratuvarından.This is Sandia National Labs.
Esasen laboratuvarımda yaptığım da bu.And that's what I do in my lab.
Sizden, benim laboratuvarımda öğrenci olduğunuzu düşünmenizi istiyorum.I want you to imagine that you're a student in my lab.
Bu bir TED Ödülü sayılmaz, ama laboratuvarımızdan ayrıcalıklı bir tişört.It's not quite the TED Prize, but it is an exclusive t-shirt from our lab.
Ayrıca uzay laboratuvarı kanalına abone olmayı unutmayınAlso don't forget to visit the space lab channel on Youtube and subscribe.
Bu laboratuvarımızın önceki hali.This was our laboratory before.
Laboratuvarımızı Orta Afrika'nın en soğuk yeri olarak adlandırıyorum, oladabilir.I like to call our laboratory the coldest place in Central Africa -- it might be.
Benim laboratuvarımda, ki şu an ona bakıyoruz, MIT'de -- burası medya laboratuvarı.In my lab, which we're peering into now, at MlT -- this is at the media lab.
İşte laboratuvarımızın içi.There is the inside of our lab.
Laboratuvarın nerede?Where's your lab? Jeff Han:
Gizli laboratuvarımıza girelim.Come on into the secret lab. PH:
Sizlere JPL [Jet İtiş Laboratuvarı]'nı başlatan insanları tanıtarak başlamak istiyorum.I thought I'd start with telling you or showing you the people who started [Jet Propulsion Lab].
İşte bu laboratuvarımda ilgilendiğimiz şey.So that's what we're interested in looking at in my lab.
Laboratuvarımıza çok ziyaretçi geliyor.We get so many visitors visiting our lab.
Virginia Tech'teki RoMeLa, Robotik Mekanizmalar Laboratuvarı'na hoşgeldiniz.Welcome to RoMeLa, the Robotics Mechanisms Laboratory at Virginia Tech.
Yaklaşık 360.000 avroya mal olan jeoloji laboratuvarını hükümet finanse etti.The government financed the geology lab, worth about 360,000 euros.
Sofya'da 7 Aralık'ta Moleküler Tıp ve Ulusal Genetik Laboratuvarı açıldı.The Centre for Molecular Medicine and National Genetics Laboratory opened in Sofia on December 7th.
Bilim ve Teknoloji: Bükreş'te kanda uyuşturucu testi laboratuvarı açıldıScience and Technology: Blood drug-testing lab opens in Bucharest
Bükreş Ulusal Adli Tıp Enstitüsü uyuşturucu izleme laboratuvarını hizmete soktu. [Getty Images]Bucharest's National Forensic Medicine Institute opens a drug-tracing lab. [Getty Images]
Almanya, Kosova'da 14 okula bilgisayar laboratuvarı kurulması için bağışta bulundu.Germany donated funds to supply 14 Kosovo schools with computer labs.
Bilim ve Teknoloji: Priştine yüksek teknolojili adli tıp laboratuvarına kavuştuScience and Technology: Pristina receives high-tech forensics lab
Priştine'de ABD sponsorluğunda bir adli tıp laboratuvarı açıldı.A US-sponsored forensics lab opened in Pristina.
Ankara'daki Hacettepe Üniversitesi'nde yeni bir Pfizer laboratuvarı açıldı.Ankara's Hacettepe University welcomes a new Pfizer laboratory.
Büro ve dokuz laboratuvarı az dikkat çekmesine rağmen, çabaları dev bir sektörü etkiliyor.The bureau and its nine labs attract little attention, but their efforts mean big business.
Argonne Ulusal Laboratuvarı lineer hızlandırıcıdaki yüzey iyonizasyonu kaynağıSurface ionization source at the Argonne National Laboratory linear accelerator
Çevresel sürüntüler alınmalı ve örnekler bir mikrobiyoloji laboratuvarına gönderilmelidir.Environmental swabs should be taken and samples sent to a microbiology lab.
Ancak, 1973'te bir sabbatical aldı ve Jean-Michel Savéant laboratuvarında çalıştı.However, he took a sabbatical in 1973 and worked in the lab of Jean-Michel Savéant.
2005-2011 yılları arasında Kimyasal Sentez Laboratuvarı @ ICES-A*STAR, Singapur'u yönetti.From 2005 to 2011, he directed Chemical Synthesis Laboratory @ ICES-A*STAR, Singapore.
Ancak Google laboratuvarı bu tekniği kullanarak tahıl ve pirinç gibi temel mahsulleri yetiştiremedi.But the Google lab couldn't grow staple crops like grains and rice using the technique.
İlgili Sayfalar