la ile cümle

la kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Şimdi hasarlı lastiğimi tamir edebilir misin?Can you fix my broken tire now?
Lambayı kapat. Uyuyamayacağım.Turn off the lamp. I won't be able to sleep.
İngilizce'nin yarısı sadece kötü Latince.Half of English is just bad Latin.
Lafla karın doymaz.Your stomach won't be full from promises.
Thomas Edison, elektrik lambasını icat etti.Thomas Edison invented the electric lightbulb.
Arabanın lastikleri kuru çamurla kaplanmıştı.The car's tires were caked with dried mud.
O bir lama mı?Is it a llama?
Para lazım mı?Is money needed?
İspanya, Latin Amerika'yı işgal etmeseydi, çok daha iyi olurdu.It would have been much better if the Spanish hadn't invaded Latin America.
Yaşlı bir adam geldi ve Lincoln'la tokalaştı.An old man came up and shook Lincoln's hand.
Texas'la anlaşma 12 Nisan 1844'te imzalandı.The treaty with Texas was signed April twelfth, 1844.
Laika yedi günde Dünyanın etrafında tur attı.Laika orbited Earth for seven days.
Bu sistem 1840'lara kadar işe yaradı.This system worked well until the 1840s.
1960'larda halk müziği çok popülerdi.In the 1960s, folk music was very popular.
1960'lar protesto ve reform yıllarıdır.The 1960s were years of protest and reform.
Mormon'lar 1846'ın ilkbaharında Illinois'ten ayrıldı.The Mormons left Illinois in the spring of 1846.
Çişimi yapmam lazım, ama arkadaşların tamamen koridora üşüşüyorlar.I have to pee, but your friends are completely crowding the hallway.
Lamba gridir.The lamp is grey.
Lady Gaga'nın en sevdiğim şarkısı Paparazzi'dir.My favourite song by Lady Gaga is Paparazzi.
Tahta kaşıklar çok uzun süre lavaboda bırakılırsa küflenmeye başlar.Wooden spoons start to mildew if they're left in the sink too long.
Canım, süpermarkete gitmemiz lazım. Sütümüz bitmiş.Sweetheart, we need to go to the supermarket. We ran out of milk.
Schalke bu gece İnter Milan'la oynuyor.Schalke are playing Inter Milan tonight.
Birkaç öğrenci Latince anlıyor.Few students understand Latin.
Bu arabanın lastiklerinin yeterli havası yok.This car's tires don't have enough air.
Lanet olsun, ben yanılmışım.Damn, I was wrong.
Bay Brown'la iyi geçinir.He gets on well with Mr. Brown.
Çabuk, lambayı söndür, karanlıkta saklanmak istiyorum.Quick, turn off the lamp, I want to hide in the darkness.
Lajos, Szeged'te yaşamak istediğini söyledi.Lajos said that he wants to live in Szeged.
Lajos, üç yıl önce Szeged'de yaşamak istediğini söylemişti.Lajos said that three years ago he wanted to live in Szeged.
Mattias'la İspanya'da tanıştım.I met Mattias in Spain.
El Kaide lideri Osama bin Ladin, Abd güçleri tarafından Pakistan'da öldürüldü.Al-Qaeda leader Osama Bin Laden has been killed by US forces in Pakistan.
Bugün ABD'deki Latin toplumu için şartlar daha iyidir.Today, things are better for the Latino community in the USA.
O konuşuyorken onun lafını kesti.She interrupted him while he was speaking.
Tanımadığın insanlardan gelen e-mail'ları hiçbir şey yokmuş gibi cevaplayamazsın.You can't just answer emails from people you don't know.
Lafı dolandırma ve benden ne istediğini açıkça söyle.Stop beating around the bush and tell me plainly what you want from me.
Gözde lanet kelimen nedir?What's your favorite curse word?
Ben laktoza duyarlıyım.I'm lactose intolerant.
O Bob'lara gidiyor.She is going to Bob's.
Latince okuyabilen çok öğrenci yok.There aren't many students who can read Latin.
Sadece birkaç öğrenci Latince okuyabiliyor.Only a few students can read Latin.
Ben o lanet cümleden kurtulamıyorum!I can't get rid of that damned sentence!
Onun gözleri yer lahanası rengiydi.Her eyes were the colour of kohlrabi.
Bu sözcük Latince kökenli.This word derives from Latin.
Ben çok lanetler miyim?Do I curse too much?
Size layık olmadığımı biliyorum.I know that I don't deserve you.
Sana layık olmadığımı biliyorum.I know that I don't deserve you.
Keşke Lady Gaga kadar iyi şarkı söyleyebilsem.I wish I could sing as well as Lady Gaga.
Mutfak lavabosunun yanında yarısı yenmiş bir elma vardı.There was a half-eaten apple near the kitchen sink.
Bulaşıklar lavaboda yığılıyorlar.The dishes are piling up in the sink.
Son zamanlarda Tom'la buluşmadım.I haven't met with Tom recently.
Lamba tavandan asılıyor.The lamp is hanging from the ceiling.
Latince sürekli bir dildir.Latin is a perpetual language.
Tom'la tartışmasan iyi olur.You'd better not argue with Tom.
Tom'la alay etmemelisin.You shouldn't make fun of Tom.
Tom'la karşılaşabilirsin.You might meet Tom.
Kütüphane giderseniz Tom'la karşılaşabilirsiniz.You might meet Tom if you go to the library.
Tom'la yüzecek misin?Will you swim with Tom?
Tom'la ilk defa ne zaman tanıştın?When did you first meet Tom?
Nehrin kenarında Tom'la birlikte gördüğün sen miydin?Was that you I saw with Tom near the river?
Tom lastiğe hava bastı.Tom pumped up the tire.

İlgili Sayfalar