la ile cümle

la kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'la konuşup konuşmayacağını merak ediyordum.I was wondering if you would talk to Tom.
Belki Tom'la konuşabileceğini umuyordum.I was hoping maybe you could talk to Tom.
Eğer istersen Tom'la konuşabilirim.If you'd like, I could talk to Tom.
Belki Tom'la konuşursam o yardımcı olur.Maybe it would help if I talked to Tom.
Tom'la tartışmanın mantıklı olacağını sanmıyorum.I don't think it would be wise to argue with Tom.
Ben hiç siz arkadaşlara Tom'la ilk kez tanıştığım andan bahsettim mi?Have I ever told you guys about the first time I met Tom?
Tom'la konuşmaya gitmem gerektiğini düşünüyor musun?Do you think I should go talk to Tom?
Tom'la ne zaman konuşabileceğimi düşünüyorsun?When do you think I can talk to Tom?
Neden Tom'la konuşmama izin vermeyeceksin?Why won't you let me talk to Tom?
Neden oraya gitmiyorsun ve Tom'la konuşmuyorsun?Why don't you go over there and talk to Tom?
Tom'la konuşman gerekmiyor mu?Shouldn't you be talking to Tom?
Tom'la konuşsam işe yarar mı?Would it help if I talked to Tom?
Tom'la çıktığını neden sadece bana söylemedin?Why didn't you just tell me that you're dating Tom?
Sanırım şimdi onun hakkında Tom'la konuşmak için gerçekten iyi bir zaman olurdu.I think now would be a really good time to talk to Tom about that.
Hem Tom hem de Mary John'la onun hakkında konuştu.Both Tom and Mary talked to John about that.
Tom'la bunun hakkında henüz konuşmadın, değil mi?You haven't spoken to Tom about this yet, have you?
Tom'la onun hakkında ne zaman konuşacağını düşünüyorsun?When do you think you're going to talk to Tom about that?
Aslına bakarsak ben bile Tom'la tanışmadım.I actually haven't even met Tom.
Tom'la tanıştığımdan beri hayatım aynı değil.My life hasn't been the same since I met Tom.
Tom'la tanışmayı iple çekiyorum.I'm looking forward to meeting Tom.
Tom'la ne zaman buluşuyorsun?What time are you meeting Tom?
Ne kadar kısa sürede Tom'la karşılaşabilirim?How soon can I meet Tom?
Hiç Tom'la buluşmadım.I never got to meet Tom.
Tom'la tanışma fırsatın olmadığı için üzgünüm.I'm sorry you didn't get a chance to meet Tom.
Tom'la asla tanışmayacağımı düşünmeye başlıyorum.I'm starting to think I'm never going to meet Tom.
Sonunda Tom'la tanışmak için bir fırsatım olacak gibi görünüyor.It looks like I'll finally get a chance to meet Tom.
Belki Tom'la tanışmak istersin.Maybe you'd like to meet Tom.
Tom'la tanışmak istememin nedeni kesinlikle bu.That's precisely why I need to meet Tom.
Bu nedenle Tom'la buluşmam gerekir.That's why I need to meet Tom.
Allah aşkına Tom'la nerede tanıştın?Where on earth did you meet Tom?
Mary Tom'la ilişkiyi bitirir bitirmez John ona çıkma teklif etti.No sooner had Mary broken up with Tom than John asked her out.
Sanırım Tom'la gitsem iyi olur.I think I'd better go with Tom.
Tom'la Boston'a gideceğimi sana düşündüren ne?What makes you think I'm going to go to Boston with Tom?
Tom'la mücadele etmene yardım edeceğim.I'll help you fight Tom.
Laktoza duyarlı olduğunu neden bana söylemedin?Why didn't you tell me you were lactose intolerant?
Lazeri yüzüme doğru tutma.Don't point the laser at my face!
Lazer yazıcım yalnızca siyah beyaz yazdırır.My laser printer only prints in black and white.
Latince isim "hortus" o-çekime aittir.The Latin noun "hortus" belongs to the o-declension.
Zaman zaman Tom'la karşılaşırım.I bump into Tom from time to time.
Tom'la şahsen konuştun mu?Have you talked to Tom personally?
Lamba söndü.The lamp went out.
Belki Tom'la iletişime geçmeliyiz.Perhaps we should contact Tom.
Tom'la iletişime geçebildin mi?Have you been able to contact Tom?
İnşallah Tom'la tanışma fırsatım olur.I hope I get the chance to meet Tom.
Biri Tom'la ilgilenmek zorunda.Someone has to take care of Tom.
Ben Tom'la konuşurken lütfen burada bekle.Please wait here while I talk to Tom.
Senin laboratuvar asistanın değilim.I'm not your lab assistant.
Tom'la iyi arkadaşım.I'm good friends with Tom.
Tom'la buluşmadan önce geçirecek birkaç saatimiz var.We've got a couple of hours to kill before we meet Tom.
Gitmeden önce Tom'la konuştuğundan emin ol.Make sure you talk to Tom before you leave.
Şehrin 1940'larda yapılmış çok katlı yapıları çökme tehlikesindeler.The city's multi-story buildings built in the 1940's are in danger of collapse.
Lauren sanki başı ağrıyormuş gibi görünüyor.Lauren looks as if she's got a headache.
Aimee'nin dinlenmesi lâzım.Amy needs rest.
Tom'la çalışmaktan zevk aldım.I enjoyed working with Tom.
Tom'la konuşmak istememin sebebi budur.That's why I wanted to talk to Tom.
Gitmeden önce koridordaki lambayı kapatmayı unutmayın.Don't forget to switch off the light in the hallway before you leave.
Ben dönünceye kadar burada Tom'la kalmanı istiyorum.I want you to stay here with Tom until I get back.
Doğum gününde Tom'la olmak istiyorum.I want to be with Tom on his birthday.
Eğer sakıncası yoksa, Tom'la yalnız konuşmak istiyorum.If you don't mind, I'd like to talk to Tom alone.
İzin verirseniz Tom'la yalnız konuşmak istiyorum.I'd like to speak to Tom alone if I may.

İlgili Sayfalar