la ile cümle

la kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom lavaboya gitti ve içkisinin geriye kalanını döktü.Tom went to the sink and poured the rest of his drink down the drain.
Laboratuvar boş.The lab is empty.
Çiçero "Bana lahana turşulu bir sandviç ver" dedi."Give me a sandwich with sauerkraut," said Cicero.
Tom Mary'nin laktoz intoleransı olabileceğini düşünüyor.Tom thinks Mary may be lactose intolerant.
Onun hakkında Tom'la konuşmalısın.You should talk to Tom about it.
Hiç Tom Jackson'la tanıştın mı?Have you ever met Tom Jackson?
Tom Mary'nin John'la görüştüğünü ne zaman öğrendi.When did Tom find out that Mary was seeing John?
Tom ve Mary sokak lambasının altında durdu, John'u bekliyorlardı.Tom and Mary stood under the streetlight, waiting for John.
Aracınızın yedek lastiği var mı?Does your car have a spare tire?
O lambayı yaktı.He turned on the light.
Tom lavaboda ellerini yıkıyor.Tom is washing his hands in the sink.
Tom'la geçinmek zor.Tom is difficult to get along with.
Tom'la geçinmek gerçekten zor.Tom is really hard to get along with.
Bisikletimin patlak lastiği var.My bike has a flat tire.
Mary, Tom'la gizlice anlaştı.Mary secretly agreed with Tom.
Tom Mary'nin John'la tartıştığına kulak misafiri oldu.Tom overheard Mary arguing with John.
O, Tom'la konuşmak istedi.He wanted to talk to Tom.
Belki bu kız bir ladyboydur.Maybe this girl is not a girl at all.
Tom o ölmeden önce Dalai Lama ile tanışmak istiyor.Tom wants to meet the Dalai Lama before he dies.
Tom evindeki her lambayı kapadı.Tom turned off every light in his house.
Tom'la konuşacak tek kız Mary'dir.The only girl that will even talk to Tom is Mary.
Tom'la randevun nasıl gitti?How did your date go with Tom?
Tom'la vedalaşayım.Let me say goodbye to Tom.
Tom'la aranız nasıl?How are things with you and Tom?
Tom'la aranız ne âlemde?How are things with you and Tom?
Tom'la işler nasıl gidiyor?How are things with you and Tom?
Bunun hakkında Tom'la konuştun mu?Have you spoken to Tom about this?
Tom'la hiç bunun hakkında konuştun mu?Did you ever speak to Tom about it?
Tom'la toplantın nasıl geçti?How did your meeting with Tom go?
Tom'la ilşkiyi bitiriyor musun?Are you breaking up with Tom?
Tom'la ayrılıyor musun?Are you breaking up with Tom?
Şeyler Tom'la nasıl gidiyor?How are things going with Tom?
Burada Tom'la henüz tanışmamış biri var mı?Is there anyone here who hasn't yet met Tom?
Bu, lafın gelişi.It's a figure of speech.
Bu layık olduğundan fazla.It's more than you deserve.
Bu layık olduğunuzdan fazla.It's more than you deserve.
Onlar Tom'la konuşmamı istiyor.They want me to talk to Tom.
Tom'la buluşmak için şehir merkezine gittim.I drove downtown to meet Tom.
Tom'la mücadele etmelisin.We should be fighting with Tom.
Tom'la konuşacak kişi olmalısın.You should be the one to talk to Tom.
Tom'la hâlâ çıkacak mısın?Are you still going to go out with Tom?
Tom'la hiçbir yere gitmiyorum.I'm not going anywhere with Tom.
Tom'la kontak kuramadık.We haven't been able to get in touch with Tom.
Gerçekten Tom'la konuşmalısın.You really should talk to Tom.
Tom'la evlenmem gerektiğini gerçekten düşünüyor musun?Do you really think I should marry Tom?
Tom'la gitmemi ister misin?Do you want me to go with Tom?
"Tom'la liseden arkadaş mıydınız?" "Tam olarak değil.""Were you friends with Tom in high school?" "Not exactly."
Tom'la aynı görüşte olacağımdan emin değilim.I'm not sure I agree with Tom.
Tom'la birlikte yaşardım.I used to live with Tom.
Tom'la birlikte mutfakta biri var.Someone is in the kitchen with Tom.
Bir daireyi Tom'la paylaştığını duydum.I heard that you share an apartment with Tom.
Ben Tom'la bir saniye geçirebilir miydim?Could I have a second with Tom?
Tom'la konuşmamın bir sakıncası var mı?Do you mind if I speak with Tom?
Neden Tom'la arkadaş değilsin?Why aren't you friends with Tom?
Tom'la birlikte sınıfların var mı?Do you have classes with Tom?
Bunu Tom'la tartıştın mı?Have you discussed this with Tom?
Tom'la bir kavgaya karıştın mı?Did you get in a fight with Tom?
Tom'la takıldığını duydum.I hear you've been hanging around with Tom.
Sadece Tom'la yalnız bir dakikaya ihtiyacım var.I just need a minute alone with Tom.
Şimdiye kadar bütün düşündüğüm Tom'la beraber olmak.All I ever think about is being with Tom.

İlgili Sayfalar