la ile cümle

la kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Gerçekten Tom'la plaja gitmeyi dört gözle bekliyorum.I'm really looking forward to going to the beach with Tom.
Tom'la deniz yolculuğuna gitmeyi gerçekten dört gözle bekliyorum.I'm really looking forward to going sailing with Tom.
Bush, Bin Ladin'in arkadaşı değildir.Bush is not Bin Laden's friend.
Bu lanet trafik beni öldürüyor!This fucking traffic is killing me!
Birbirimize güvenmemiz lazım.We need to trust each other.
Ben sadece Tom'la anlaşamıyorum.I just can't get along with Tom.
Laboratuvar yeni bir kimyasal deniyor.The laboratory is experimenting with a new chemical.
Tom'la tanışmak benim için oldukça büyük bir deneyimdi.Meeting Tom was quite an experience for me.
Polisler arabanın lastiklerine ateş ettiler.The policemen fired at the car's tires.
Tom direksiyon başında uyuya kaldı ve bir sokak lambasına çarptı.Tom fell asleep at the wheel and hit a street lamp.
Bob'la tenis oynadım.I played tennis with Bob.
Yaz tatilini Tom'la geçirmeyi planlıyor musun?Do you plan to spend your summer vacation with Tom?
Bana cetvel lazım.I need a ruler.
Kırmızı saçları var bu yüzden ona "Havuç" lakabını taktılar.She has red hair, so they gave her the nickname "Carrot".
Onun saçları kırmızımsı. Bu yüzden onun lakabı Havuç.She has reddish hair. That's why her nickname is Carrot.
Bisikletimdeki lastik düz.The tire on my bicycle is flat.
Bisikletimin lastiklerinden biri düz.One of my bicycle tires is flat.
Bana bant lazım.I need the tape.
Bir lambaya ihtiyacım var.I need a lamp.
İnternet lazım.I need Internet.
Bana fosforlu kalem lazım.I need a marker.
Bana tahta kalemi lazım.I need a marker.
Ben Laoslu'yum.I'm Laotian.
İnternet bir labirent.The Internet is a labyrinth.
Burası bir labirent.This place is a labyrinth.
Bunu Tom'la konuşacağını sanıyordum.I thought that you were going to talk about this with Tom.
Bana hangi dizüstü bilgisayar lazım?Which laptop do I need?
Senin yedek lastiğini tutmak için en mantıklı yer arabanın bagajındadır.The most logical place to keep your spare tire is in the trunk of your car.
O Boston'a gitmeden önce Tom'la konuşabilmem şanstı.It was lucky I was able to speak to Tom before he left for Boston.
Tom Mary'yi John'la çıkmaktan vazgeçirmeye çalıştı.Tom tried to discourage Mary from going out with John.
Tom ve Mary sorunlarını John'la görüşüyordu.Tom and Mary were discussing their problems with John.
O bir çocukken Tom'un lakabının ne olduğunu biliyor musun?Do you know what Tom's nickname was when he was a kid?
Tom'la plaja gitmek biraz eğlenceli olabilir.It might be kind of fun going to the beach with Tom.
En son ne zaman Tom'la tenis oynadın?When was the last time you played tennis with Tom?
Hem Tom'la hem de Mary ile arkadaştınız, doğru mu?You were friends with both Tom and Mary, right?
Dün gece Tom'la akşam yemeği yedin, değil mi?You had dinner with Tom last night, didn't you?
Tom'la Mary lisede benim en iyi arkadaşlarımdı.Tom and Mary were my best friends in college.
Partimiz için lazım olan her şeyi aldın mı?Did you buy everything we need for our party?
Tom ve Mary nöbetleşe Johm'la ilgilendi.Tom and Mary took turns taking care of John.
Tom ve Mary, John'la birlikte yan odadalar.Tom and Mary are in the next room with John.
Tom komodinin üzerindeki lambayı kapattı.Tom turned off the lamp on the nightstand.
Tom Mary'nin John'la çıkmasını istemedi.Tom didn't want Mary to go out with John.
Şimdi Tom'la konuşamayacak kadar çok meşgulüm.I'm too busy to talk with Tom right now.
Tom'la tenis oynamaktan zevk alırdım.I used to enjoy playing tennis with Tom.
Son zamanlarda Tom'la buluştuğunuzu anlıyorum.I understand you met with Tom recently.
Tom ve Mary John'la aynı yaştalar.Tom and Mary are the same age as John.
Onu Tom'la tartışmak zorunda kalacaksın.You'll have to discuss that with Tom.
Tom, Mary'nin John'la konuşmasını istemedi.Tom didn't want Mary to talk to John.
Tom, Mary'den John'la konuşmasını istemedi.Tom didn't want Mary to talk to John.
Tom'la biraz vakit geçirmek istiyorum.I'd like to spend some time with Tom.
Tom ve Mary, John'la ilgilenecek.Tom and Mary will take care of John.
Tom ve Mary, John'la birlikte bekliyorlar.Tom and Mary are waiting with John.
Tom ve Mary, John'la arkadaşlar.Tom and Mary are friends with John.
Biz üç saat içinde Tom'la buluşacağız.We're meeting Tom in three hours.
Biz otuz dakika içinde Tom'la buluşacağız.We'll meet Tom in thirty minutes.
Tom o zaman FBI'la birlikteydi.Tom was with the FBI at the time.
Tom, Mary'yi John'la birlikte yakaladı.Tom caught up with Mary and John.
Onun öldüğü gece Tom'la birlikteydim.I was with Tom the night he died.
Benim Tom'la çalışma sorunum var.I have trouble working with Tom.
Yarın gece Tom'la tanışacaksın.You'll meet Tom tomorrow night.

İlgili Sayfalar