la ile cümle

la kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
La la la, ben dinlemiyorum.La, la, la, I'm not listening.
Birisinin Tom'la konuşması gerekiyor.Somebody ought to talk to Tom.
Onun Latince konuştuğunu düşünüyorum.I think he was speaking Latin.
Tom'la ilişki kur.Contact Tom.
Bu benim için çok fazla. Yavaşlamam lazım.It is too much for me. I need to slow down.
Tatoeba'ya daha yüzlerce kelime yazmak istiyorum, fakat işime dönmem lazım.I would like to write hundreds of words more to Tatoeba but I have to go back to my work.
Uzun lafın kısası: o kazandı ve ben kaybettim.To cut a long story short - she won and I lost.
Bu lanet olası hiç mantıklı değil.It makes no fucking sense.
Eğer içki içersen ve araba sürersen sen lanet olası bir salaksın.If you drink and drive, you're a bloody idiot.
Lava lambaları müthiştir.Lava lamps are awesome.
Lazanya benim en sevdiğim yiyeceklerden biridir.Lasagna is one of my favorite foods.
Floresan lambalardan nefret ediyorum.I hate fluorescent lights.
İstersen, senin için lavabonu tamir edeceğim.I'll fix your sink for you if you want.
O sana layık değil.He's not worthy of you.
Tom'la yalnız konuşacağım.I'll talk to Tom alone.
Tom'la yalnız konuşabilir miyim?Can I talk to Tom alone?
Tom'la yalnız konuşmama izin ver.Let me talk to Tom alone.
Tom'la yalnız konuşmalıyım.I need to talk to Tom alone.
Tom'la yalnız konuşmama izin ver, tamam mı?Let me talk to Tom alone, OK?
Beni Tom'la yalnız bırakma.Don't leave me alone with Tom.
Tom'la tek başıma konuşmalıyım.I need to speak with Tom alone.
Tom'la tek başıma konuşabilir miyim, lütfen?Can I speak to Tom alone, please?
Tom'la tek başıma mı tanışmalıyım?Do I need to meet with Tom alone?
Seni Tom'la yalnız bırakmayacağım.I won't leave you alone with Tom.
Tom'la tek başıma bir an istiyorum.I'd like a moment alone with Tom.
Tom tek başına laboratuvarda çalışıyordu.Tom was working alone in the lab.
Asla beni Tom'la yalnız bırakma.Don't ever leave me alone with Tom.
Tom'la tek başıma birkaç dakikaya ihtiyacım olacak.I'll need a few moments alone with Tom.
Tom Mary'yi John'la tek başına bırakarak gitti.Tom left, leaving Mary alone with John.
Tom'la biraz yalnız kalabilir miyim, lütfen?Can I have a moment alone with Tom, please?
Tom'la beni birkaç dakika yalnız bırakın.Give me a couple of minutes alone with Tom.
Beni Tom'la yalnız bırakırsan bundan nefret ederim.I hate it when you leave me alone with Tom.
Kendimi Tom'la yalnız bulmaktan nefret ederdim.I would hate to find myself alone with Tom.
Tom'la tek başıma yüz yüze gelmemi beklemiyorsun, değil mi?You don't expect me to face Tom alone, do you?
Tom'la yalnız başıma birkaç saniye geçirmek istiyorum.I'd like to spend a few moments with Tom alone.
Tom Mary'yi John'la yalnız bırakmak üzere değildi.Tom wasn't about to leave Mary alone with John.
Bana yalnız Tom'la birkaç dakika verir misin?Would you give me a few minutes alone with Tom?
Henüz Tom'la yalnız başıma olmak için bir fırsatım olmadı.I haven't had a chance to be alone with Tom yet.
Tom'la yalnız başıma biraz zaman harcamayı gerçekten istiyorum.I really want to spend some time alone with Tom.
Seni tekrar Tom'la yalnız bırakmayacağım.I'm not going to leave you alone with Tom again.
Tom'la tek başıma bir an geçirebilip geçiremiyeceğimi merak ediyorum.I wonder if I might have a moment alone with Tom.
Tom'la bir saniye yalnız konuşmamın bir sakıncası var mı?Would you mind if I speak to Tom alone for a sec?
Sadece Tom'la biraz yalnız kalabilmeyi isterim.I just wish I could have some alone time with Tom.
Belki Tom'la yalnız başıma birkaç dakika harcamam gerekir.Maybe I should spend a few minutes with Tom alone.
Tom'la şimdiye kadar ilk defa yalnız kaldım.That was the first time I was ever alone with Tom.
Seni Tom'la burada yalnız bırakmamın imkanı yok.There's no way I'm leaving you here alone with Tom.
Mary'yi Tom'la yalnız bırakmayacağız, değil mi?We're not going to leave Mary alone with Tom, are we?
Tom'la tek başına birkaç dakika meşgul olabileceğini düşünüyor musun?Do you think you can handle a few minutes alone with Tom?
Artık Tom'la konuşmuyorum.I don't talk to Tom anymore.
Niçin Tom'la konuşmaya gitmiyorsun?Why don't you go talk to Tom?
Niçin Tom'la gitmiyorsun?Why don't you go with Tom?
Niçin Tom'la öğle yemeği yemiyorsun?Why don't you have lunch with Tom?
Niçin Tom'la doğru konuşmuyorsun?Why don't you just be straight with Tom?
Niçin sadece tekrar gidip ve Tom'la konuşmuyorsun?Why don't you just go back and talk to Tom?
Neden sadece Tom'la oturmuyorsun?Why don't you just sit with Tom?
Niçin doğruca sadece Tom'la konuşmuyorsun?Why don't you just speak directly to Tom?
Niçin onun hakkında sadece Tom'la konuşmuyorsun?Why don't you just talk to Tom about it?
Niçin sadece Tom'la konuşmuyorsun?Why don't you just talk to Tom?
Niçin Tom'la daha çok zaman harcamıyorsun?Why don't you spend more time with Tom?
Niçin Tom'la biraz zaman harcamıyorsun?Why don't you spend some time with Tom?

İlgili Sayfalar