la ile cümle

la kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Uyumam lazım.I have to go to sleep.
Bayan Brown'la konuşabilir miyim?May I talk to Ms. Brown?
Lazanyayı severim.I love lasagna.
Lanet olası bir ruh yoktu.There was not a bloody soul.
Ben sizin için herhangi bir lanet şeyi yapardım.I'd do any damn thing for you.
Senin O'ların A'ya benziyor.Your o's look like a's.
1990'lar çeşitli olayları gördü.The 1990's saw various incidents.
Yazıcıya kağıt lazım.The printer needs paper.
Başkan benim lafımı kesti.The chairperson cut me short.
Bir muhabir Dr Patterson'la konuşan bir goril olan Koko hakkında görüşme yapıyor.A reporter is interviewing Dr. Patterson about Koko, a talking gorilla.
Kırmızı lamba tehlike halinde yanar.The red lamp lights up in case of danger.
Faturanın bugün ödenmesi lazım.The bill must be paid today.
Okuluma giderken Tom'la karşılaştım.I met Tom on my way to school.
Lafı uzatma ve bana doğruyu söyle!Stop beating around the bush and give it to me straight!
Lafı ağzında geveleme.Don't beat around the bush.
Biz mali olarak sıkıntılıydık, uzun lafın kısası, biz iflastaydık.We were financially troubled, in short, we were bankrupt.
Laramie'ye birlikte geldik ve orada ayrıldık.We went together to Laramie, and there we parted.
Yanardağ dışarıya alevleri ve lavları fırlatıyordu.The volcano shoots out flames and lava.
Eğer başbakan olsam Clinton'la iyi bir konuşma yaparım.If I were prime minister, I'd give Clinton a good talking to.
Lütfen lafı dolandırmayı bırak ve sadede gel.Please stop beating around the bush and come straight to the point.
Lafı dolandırma; bana kimin suçlanacağını söyle.Don't beat around the bush; tell me who is to blame.
Lafı uzatma ve sadede gel.Stop beating around the bush and get to the point.
Lafı gevelemeyi bırak ve sadede gel.Stop beating around the bush and get to the point.
Lafı uzatmayı kes ve olanları bana anlat.Stop beating around the bush and tell me what happened.
Lafı dolandırmak yerine, Jones doğrudan konuya girdi.Instead of beating around the bush, Jones got straight to the point.
Birçok İngilizce sözcük, Latince'den türemiştir.A lot of English words are derived from Latin.
İyi (!) insan lafının üstüne gelirmiş!Speak of the devil and he is sure to appear.
Bir eş ve çocuk istiyorum ve bu nedenle bana bir ev lazım.I want a wife and children, and so I need a house.
Londra'dayken Mary ve John'la karşılaştım.I met Mary and John when in London.
Bilmiyorum. Tokyo'nun bir lakabı var mı?I don't know. Is there a nickname for Tokyo?
Laura hastalanmış olabilir.Laura may have been sick.
Laura elbiseleri hakkında çok özel.Laura is very particular about her clothes.
Laura için yapılan sürpriz parti bu gece değil, yarın gece.The surprise party for Laura is not tonight, but tomorrow night.
Laura Ingalls kırda büyüdü.Laura Ingalls grew up on the prairie.
Bayan Richards'la şehirler arası ihbarlı konuşma yapmak istiyorum.I'd like to make a person-to-person call to Mrs. Richards.
Tavana asılmış lamba.The lamp hung from the ceiling.
Lambanın ışığı siste parıldıyordu.The light of the lamp glimmered in the fog.
Lamba bir ağacın dalından askıya alındı ​​.The lamp was suspended from the branch of a tree.
Lamba ileri geri sallanıyordu.The lamp was swinging back and forth.
Hotel Landmark'ta benimle bağlantı kurabilirsiniz.You can get in touch with me at Hotel Landmark.
Lansing Michigan'ın eyaletinin başkentidir.Lansing is the state capital of Michigan.
Birkaç öğrenci Latince okuyabilir.Few students can read Latin.
Las Vegas' ta zamanın nasıl geçtiğini anlamazsın.It's easy to lose track of time when you are in Las Vegas.
Bayan Lark piyano çaldı ve çocuklar şarkı söyledi.Mrs. Lark played the piano and the children sang.
En sonunda kafa karıştıran labirentten dışarı çıkabildim.I finally found my way out of the confusing maze.
Sonunda kafa karıştırıcı labirentin çıkış yolumu buldum.I finally found my way out of the confusing maze.
Merhaba. Bay Johnson'la konuşabilir miyim, lütfen?Hello. May I speak to Mr Johnson, please?
Meg Tom'la tekrar buluşmaktan mutlu oldu.Meg was happy about meeting Tom again.
Meg Tom'la tekrar buluşmaktan mutluydu.Meg was happy about meeting Tom again.
Mary güveninize layık değildi.Mary was not worthy of your trust.
Lafı dolandırma.Stop beating around the bush.
Tom'la esrar kullanımı hakkında tartıştım.I had an argument with Tom about the use of marijuana.
Dr Beyaz'la sadece randevu ile görüşebilirsiniz.You can meet Dr. White only by appointment.
Benim bisikletim kabak bir lastiğe sahip.My bicycle has a flat tire.
Bakers'ların nehrin üst tarafında bir çiftliği var.The Bakers have a farm up the river.
Bakers'ların nehrin yukarısında bir çiftlikleri var.The Bakers have a farm up the river.
Fransızca, İtalyanca ve İspanyolca gibi diller Latince'den geliyorlar.Such languages as French, Italian and Spanish come from Latin.
Fransızca Latinceden geliştirildi.French developed from Latin.
Frankfurterler ABD'de ilk kez 1860'larda satıldı.Frankfurters were first sold in the United States in the 1860s.
Frankfurter adlı sosisli sandviçler ABD'de ilk kez 1860'larda satıldı.Frankfurters were first sold in the United States in the 1860s.

İlgili Sayfalar