Bu pipo lüle taşından oyulmuş.This pipe is carved from meerschaum.
Luleå'daki Gammelstad Kilisesi Köyü olarak 1996'da Dünya Mirası olarak ilan edildi. ^As Church Village of Gammelstad, Luleå, it was listed as a World Heritage Site in 1996.
Lületaşı madenciliği ile uğraştı.He made his fortune in tin-mining.
Lüleci Hendek Caddesi’nde 46 numaradadır.The address is Lastekodu tänav 46.
Başlangıçta tamamı ihraç edilen ham lületaşları Avrupa'da işlenmekteydi.At first all the porcelain was manufactured in Europe.
Bu defa da Lüleburgaz'ı kendisine üs edinmiştir.This time he took Bill Gregory with him.
With "L". "L" of Lüleburgaz.She was going to ruin that family as well.
Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.It's the cirrus cloud, named after the Latin for a lock of hair.
Luleåsweden. kgmLuleå
LuleåCity in SwedenLuleå
Horus parmağı ağzında ve şakakları lüleli çıplak bir çocuktur ve çocukluğu simgeler.Horus as a nude boy with his finger to his mouth, and a sidelock of hair, the symbols of childhood.
Bu defa da Lüleburgaz'ı kendisine üs edinmiştir.Diesmal stellte sich Franz Schlegelberger schützend vor ihn.
Bir taraftan da Bozüyük'lülerin bu hareketi çok hoşlarına gider.Bei fein nuancirtem Vortrug wird diese Idylle gewiß gefallen.
1913, Lüleburgaz - ö.1913 in Braunschweig) weiter.
Luleå, 13 ve 15. yüzyıllar arasında çok önemli bir İskandinav limanı olarak kuruldu.Luleå era ya un puerto importante entre los siglos XIII y XV.
Lüle kebabı lavaşın üzerinde servis edilir.El rabo ha de estar sobre el lomo.
Lüle kebabı kıymadan hazırlanır.Gerejito: Lo que queda después de deshacer la manteca.
ODTÜ'lüler Bülteni.Alpinia fimbriata Gagnep.
Lüleburgaz yakınlarındaki yüksek graviteli petrolü TPAO çıkardı.Fue quien vendió la estancia de Alta Gracia a Liniers.
İkinci ve üçüncü katlar, süslemeli pişmiş lüleci çamuruyla ayrılmaktaydı.El tercer y cuarto cuerpo se separan mediante una sencilla moldura con escudos.
Başlangıçta tamamı ihraç edilen ham lületaşları Avrupa'da işlenmekteydi.Изначально всё производство ламинированных полов было сосредоточено в Европе.
1998 Eskişehir Odunpazarı “Lületaşı Yontan Adam” Heykeli.1998 — «Счастливый дикарь».
İkinci ve üçüncü katlar, süslemeli pişmiş lüleci çamuruyla ayrılmaktaydı.و وصل فريق الإنقاذ الثاني و معه مجرفة البستنة المدببة.
Uzun bir hortum yakıt tankını lülesinde ateşleme aleti bulunduran bir tüpe bağlardı.Um pequeno painel de instrumentos apareceu sobre o tanque de combustível falso.
Aynı zamanda mahallenin çevresinde lüle taşı ocaklarından lüle taşı çıkartılmaktadır.Je slaat alle direct omliggende stenen van je tegenstander.
Bu defa da Lüleburgaz'ı kendisine üs edinmiştir.Tym razem uległ jedynie Sébastienowi Loebowi.
Kırklareli'ndeki bu ilçe ise Lüleburgaz'dır.En annan borg i området är Lütetsburg.
Yılda yedi milyon tonluk kargoyla, Luleå, İsveç'in en büyük beşinci limanıdır.Luleå har Sveriges sjunde största hamn för gods.
Luleå, 13 ve 15. yüzyıllar arasında çok önemli bir İskandinav limanı olarak kuruldu.Luleå se stala důležitým přístavem v období od 13. do 15. století.
İlin deniz kıyılarında Luleå ve Piteå kentleri yer alır.Na pobřeží moře leží historická města Luleå a Piteå.
Yılda yedi milyon tonluk kargoyla, Luleå, İsveç'in en büyük beşinci limanıdır.Přístav Luleå je pátým největším přístavem Švédska.
1913 yılında Gelibolu, Lüleburgaz ve Bolayır'da görev yaptı.Acest lucru a început prin 2000 î.Hr. în Asiria și Babilon.
Bu defa da Lüleburgaz'ı kendisine üs edinmiştir.Tällä kertaa hän hävisi Jill Craybasille.
Aynı yıl yazında da Lüleburgaz Emrullahefendi ilkokuluna taşındı.Samana kesänä Liverpool siirtyi uuteen omistukseen.
Bazı bölgelerde lületaşı tabakaları yeraltı suları seviyesinden daha aşağıdadır.Osassa huoneiston huoneista lattiataso voi olla vähäisessä määrin maanpinnan alapuolella.
Stockholm, Göteborg, Malmö ve Luleå şehirlerinden dört jüri seçildi.Τέσσερις επιτροπές από την Στοκχόλμη, το Gothenburg, το Μάλμε και την Λούλεα ανέδειξαν τον νικητή.
4. sezonun finalinde 4400'lüler Seattle şehrinin adını "Vaat edilmiş şehir" olarak değiştirirler.På 400-tallet ble området innlemma i Konstantinopel som byens 8. region under navnet Regio Sycaena.
Dış görünüşü olarak silah lülesine benzediğinden dolayı bu şekilde adlandırılmıştır.Senapan ini diberi julukan pistol oli karena memang mirip dengan pistol oli.
Bu defa da Lüleburgaz'ı kendisine üs edinmiştir.ジョイスはこのときにベルジョイスとなった。
Bir taraftan da Bozüyük'lülerin bu hareketi çok hoşlarına gider.この地道な職人的作業がたまらなく好きだという。
Lüleci Hendek Caddesi’nde 46 numaradadır.グルネル通り61番地にある。
Dış görünüşü olarak silah lülesine benzediğinden dolayı bu şekilde adlandırılmıştır.이로서 이 적석총의 기단부의 모양은 내원외방형이라고 보게 된다.
Bazı Ürgüp’lüler gazete ve dergilere abone olmuşlardır.기자들이 몰려와 이들의 공개 단발은 신문과 잡지에 보도되었다.
Yılda yedi milyon tonluk kargoyla, Luleå, İsveç'in en büyük beşinci limanıdır.Luka Luleå je, s preko 7 milijuna tona tereta godišnje, 5. po prometu u Švedskoj.
Buralardan lületaşı çıkarabilmek için önce suyun boşaltılması gerekmektedir.Onda moraju izbaciti vodu iz nje prije gutanja.
Lüleburgaz, Bulgarların eline geçti.Auvergne je prešao u ruke Bourbona.
Luleå, 13 ve 15. yüzyıllar arasında çok önemli bir İskandinav limanı olarak kuruldu.Luleå sa stala dôležitým prístavom v období od 13. do 15. storočia.
Yılda yedi milyon tonluk kargoyla, Luleå, İsveç'in en büyük beşinci limanıdır.Prístav Luleå je piatym najväčším prístavom Švédska.
Başlangıçta tamamı ihraç edilen ham lületaşları Avrupa'da işlenmekteydi.Najprej je bil odstranjen ves vlažen omet.
Bazı Ürgüp’lüler gazete ve dergilere abone olmuşlardır.Tavalisemad perioodikaväljaanded on ajalehed ja ajakirjad.
Lületaşı işlemeciliği, yetenek, tecrübe ve sabırlı bir çalışma gerektiren zor fakat zevkli bir el işçiliğidir.Tal peab olema stiilitunnetus, kontsentreerumisvõime ning kannatlikkus oma töid teostada.
Lüledeki ateşleme aletiyse yakıtın dışarı püskürtüldüğü süre boyunca yakıtı ateşlerdi.Põlemine toimub täpselt nii kaua, kui pihustist tuleb kütust.
Bununla başlayalım. Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.Đầu tiên là, mây ti - cirrus, tiếng Latin nghĩa là mớ tóc.
Bununla başlayalım. Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.Lassen Sie uns mit einer Cirrus-Wolke anfangen, benannt nach dem lateinischen Begriff für eine Haarlocke.
Bununla başlayalım. Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.Na początek chmura pierzasta - cirrus, co po łacinie znaczy "pasmo włosów".
Bununla başlayalım. Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.We beginnen met de cirruswolk, genoemd naar het Latijn voor haarlok.
Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.Det är Cirrusmolnet, som fått sitt namn efter latinets ord för hårlock.
Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.E norul cirrus, numit după cuvântul latin pentru șuviță de păr.
Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.Es un cirro, nombre que viene de la palabra latina para designar un mechón de pelo.
Bu saçak bulutu, adı Latince'de saç lülesi demektir.È un cirro, parola che deriva dal latino e significa ciocca di capelli.