lök ile cümle

lök kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Lời kẻ thèo lẻo giống như vật thực ngon , Vào thấu đến tận gan_ruột .
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Lời kẻ thèo lẻo giống như vật thực ngon, Vào thấu đến tận gan ruột.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Lời kẻ thèo lẻo như vật thực ngon , Và nó thấu đến ruột_gan .
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Lời kẻ thèo lẻo như vật thực ngon, Và nó thấu đến ruột gan.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Örontasslarens ord äro såsom läckerbitar och tränga ned till hjärtats innandömen.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Panettelijan puheet ovat kuin herkkupalat ja painuvat sisusten kammioihin asti.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Podpihovalčeve besede so kakor slaščice in prodirajo do notranjščine života.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Slová pletichára sú jako lahôdky a sostupujú do vnútorností života.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Slova utrhače jako ubitých, ale však sstupují do vnitřností života.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Slova utrhače jsou jako ubitých, ale však sstupují do vnitřností života.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Słowa obmówcy są jako słowa zranionych, a wszakże przenikają do wnętrzności żywota.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Słowa obmówcy są jako słowa zranionych; a wszakże przenikają do wnętrzności żywota.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Οι λογοι του ψιθυριστου καταπινονται ηδεως, και καταβαινουσιν εις τα ενδομυχα της κοιλιας.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Οι λογοι του ψιθυριστου καταπινονται ηδεως και καταβαινουσιν εως των ενδομυχων της κοιλιας.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Думите на шепотника са като сладки залъци И влизат вътре в корема.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Думите на шепотника са като сладки залъци, И слизат вътре в корема.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.Слова наушника – как лакомства, и они входят во внутренность чрева.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.דברי נרגן כמתלהמים והם ירדו חדרי בטן׃
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.كلام النمّام مثل لقم حلوة فينزل الى مخادع البطن
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.كلام النمّام مثل لقم حلوة وهو ينزل الى مخادع البطن.
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.傳 舌 人 的 言 語 、 如 同 美 食 、 深 入 人 的 心 腹
Dedikodu tatlı lokma gibidir, İnsanın ta içine işler.傳舌人 的 言語 、 如同 美食 、 深入 人 的 心腹
Diğer ülkelere kıyasla Finlandiya’da lokantalar pahalıdır.Att äta på restaurang är ofta dyrare i Finland än i andra länder.
Diğer ülkelere kıyasla Finlandiya’da lokantalar pahalıdır.Comer en restaurantes en Finlandia muchas veces es más caro que en otros países.
Diğer ülkelere kıyasla Finlandiya’da lokantalar pahalıdır.Manger au restaurant en Finlande est souvent plus cher que dans la plupart des autres pays.
Diğer ülkelere kıyasla Finlandiya’da lokantalar pahalıdır.Ravintolassa syöminen on Suomessa usein kalliimpaa kuin monissa muissa maissa.
Diğer ülkelere kıyasla Finlandiya’da lokantalar pahalıdır.Питание в ресторанах в Финляндии зачастую обходится дороже, чем в других странах.
Diğer ülkelere kıyasla Finlandiya’da lokantalar pahalıdır.عادة ما يكون تناول الطعام في المطاعم في فنلندا غالي الثمن مقارنة مع العديد من الدول الأخرى.
Diğer ülkelere kıyasla Finlandiya’da lokantalar pahalıdır.和许多国家相比,在餐厅用餐比较昂贵。餐厅提供的酒水价格也很高。若您不想表达特别感谢,不必付小费。
Dikkat ediniz, her iki girişimci de kendi lokal paraları bazında fiyatlarını değiştirmediler.Để ý, không ai trong số hai anh chàng nay thay đổi giá khi xét tới tiền ở nước anh ta.
Dikkat ediniz, her iki girişimci de kendi lokal paraları bazında fiyatlarını değiştirmediler.Zauważmy, że żaden z tych ludzi, nie zmienił ceny we własnej walucie.
Dikkat ediniz, her iki girişimci de kendi lokal paraları bazında fiyatlarını değiştirmediler.Зауважте, жоден з них не змінив цін в перерахунку на їх національну валюту.
Dikkat ediniz, her iki girişimci de kendi lokal paraları bazında fiyatlarını değiştirmediler.Учтите, никто из этих людей не менял стоимость в перерасчете на национальную валюту своей страны
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Al nono giorno del quarto mese, quando la fame dominava la città e non c'era più pane per la popolazione
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.a [negyedik] hónap kilenczedik napján akkora inség lett a városban, hogy nem volt mit enni a föld népének.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Aos nove do quarto mês, a cidade se via tão apertada pela fome que não havia mais pão para o povo da terra.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Deveti dan četrtega meseca je bila huda lakota v mestu, in ni bilo kruha za ljudstvo dežele.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Deveti dan četrtega meseca je nastala huda lakota v mestu, in ni bilo kruha za ljudstvo dežele.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Deviateho dňa toho štvrtého mesiaca zmocnil sa mesta hlad, a nebolo chleba pre ľud zeme.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.În ziua a noua a lunii a patra, era mare foamete în cetate, aşa că poporul ţării nu mai avea pîne de loc.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.În ziua a noua a lunii a patra, era mare foamete în cetate, şi nu era pîne pentru poporul ţării.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.그 사월 구일에 성중에 기근이 심하여 그 땅 백성의 식물이 진하였더라
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.그 사월 구일에 성중에 기근이 심하여 그 땅 백성의 양식이 진하였고
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Nel quarto mese, il nove del mese, mentre la fame dominava nella città e non c'era più pane per la popolazione
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Ngày mồng chín tháng tư , có sự đói_kém lớn trong thành , dân_sự không có bánh .
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Ngày mồng chín tháng tư, có sự đói kém lớn trong thành, dân sự không có bánh.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Ngày mồng chín tháng tư , trong thành bị đói_kém lắm , đến_nỗi dân của đất nầy không có bánh nữa .
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Ngày mồng chín tháng tư, trong thành bị đói kém lắm, đến nỗi dân của đất nầy không có bánh nữa.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.På den niende Dag i den fjerde Måned blev Hungersnøden hård i Byen, og Folket fra Landet havde ikke Brød.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Potom štvrtého mesiaca, deviateho dňa toho mesiaca zmocnil sa mesta hlad, a nebolo chleba pre ľud zeme.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Tedy dnia dziewiątego czwartego miesiąca był wielki głód w mieście, a nie miał chleba lud ziemi.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Toen raakte het laatste voedsel in de stad op.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.V kterémžto, devátého dne čtvrtého měsíce, rozmohl se hlad v městě, a neměl chleba lid země.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.V kterémžto, měsíce čtvrtého, devátého dne téhož měsíce, rozmohl se hlad v městě, a neměl chleba lid země.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.Και την ενατην του τεταρτου μηνος η πεινα υπερισχυσεν εν τη πολει, και δεν ητο αρτος δια τον λαον του τοπου.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.В девятый день месяца усилился голод в городе, и не было хлеба у народа земли.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.В четвертом месяце, в девятый день месяца, голод в городе усилился, и не было хлеба у народа земли.
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.בחדש הרביעי בתשעה לחדש ויחזק הרעב בעיר ולא היה לחם לעם הארץ׃
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.בתשעה לחדש ויחזק הרעב בעיר ולא היה לחם לעם הארץ׃
Dördüncü ayın dokuzuncu günü kentte kıtlık öyle şiddetlendi ki, halk bir lokma ekmek bulamaz oldu.في الشهر الرابع في تاسع الشهر اشتد الجوع في المدينة ولم يكن خبز لشعب الارض.

İlgili Sayfalar