Ana içeriğe geç
Sözlük

lâik ile cümle

lâik kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
1928 yılında devletin dininin İslam olduğu ibaresi kaldırıldı fakat laiklik ibaresine yer verilmedi.En 1928 l'Islam n'est plus religion d'État, elle demeure toutefois sous sa tutelle.
1995-2009 yıllarında Fransız Laik Misyon Derneği'nin başkanlığını yürütmüştür.Il préside de 1995 à 2009 la Mission laïque française.
5 Nisan 2013'te Laiklik Gözlemevi Yönetim Kurulu üyeliğine atanmıştır.Il est nommé le 5 avril 2013 membre de l'Observatoire de la laïcité.
Bu yüzden Atatürk'ün laiklik tatbikatı çok sert oldu." demiştir.L'oncle de Alf était complètement stupide ».
Romanya laik bir devlettir ve resmi bir dini yoktur.L'État français est laïc et n'a donc pas de religion officielle.
Laik olmasına rağmen, Ortodoks olmayan Yahudilik hareketlerini eleştiren birisidir.Bien qu'étant lui-même un juif non-pratiquant, il soutient le mouvement orthodoxe.
Laik görüşleriyle bilinmektedir.Il est connu pour ses vues racialistes.
Laiklik terimi, Fransızcadaki karşılığı Laïcité kelimesinden Türkçeye uyarlanmıştır.L'ouvrage, plaidoyer en faveur de l'adoption du terme d'islamophobie en France.
İlk altı cildi Arkabahçe Yayınları, sonraki beş cildi Laika Yayıncılık tarafından Türkçeye çevrilmiştir.Les encres utilisées sont importées de l'Inde pour les premiers billets les 5 tam.
Ancak bu adayların laik, cumhuriyetçi ve milliyetçi olmaları istenmişti.Cependant, l'éducation que reçoivent ces enfants est laïque et républicaine.
İsrail’de belirli şehirler ve bölgeler, daha çok dini veya daha çok laik olmalarıyla bilinirler.En Israel, ciertas ciudades y regiones son conocidas por ser especialmente laicas o religiosas.
Bir liman şehri olan Tel Aviv, tamamıyla laik bir şehir örneğidir.Tel Aviv, la ciudad portuaria, por ejemplo, es un ejemplo directo de ciudad laica.
Bu kesim genelde İsrail İşçi Partisini ve laik bir ülke anlayışını destekler .Son en gran parte partidarios del Partido Laborista Israelí y de un estado sionista laico​.
İsrail’de laiklik, din ve devlet işlerinin birbiriyle nasıl alakalandığını gösterir.El laicismo en Israel muestra como se relacionan asuntos de religión y de estado dentro del país.
Bu laik kesim Yahudi toplumunun %41.4’ünü oluşturur .Esta parte de la población representa el 41,4% de la población judía​.
Sovyet döneminde de laiklik süreci devam etmiştir.Esta asociación continuó en el período soviético.
Bir genel tanıma göre Lâiklik, devletin din ve vicdan hürriyetini tanıması demektir.Y creer en una deidad de por sí desafía de la omnisciencia y el estatus del estado.
"Laiklik karşıtı avukata suç duyurusu".«Queja al Procurador del Común».
Rejimi ve laikliği koruyun, kararlarınızı buna göre verin.Siéntese y espere órdenes.
Laikos; halka ait, ruhban olmayan demektir.Santa Fe: Desde la Gente, sin fecha.
1982 ‘de Oscar ödülüne laik görüldü.En 1982 se le otorgó el Óscar honorífico.
Eğitimin çağdaşlaşması, hukukun laikleşmesi için çalışıldı.El derecho de huelga, instructivo para su ejercicio.
Mısır'da lâiklik hem hem Mısır hem de Orta Doğu tarihinde önemli bir rol oynamıştır.Escribe principalmente sobre asuntos de Egipto y el Oriente Medio.
NDF laik bir oluşum olduğunu iddia ediyor.La NASA afirma que se trata de vida extraterrestre.
Katıksız Atatürkçü, laik ve yurtseverdir.Es un animal diurno, muy activo, solitario y territorial.
Laiklik de öyledir.Pero con el tiempo lo estará.
3 Kasım 1957, Laika adlı köpek Sputnik 2 ile uzayda dolaştı ve geldi.Il 3 novembre 1957 i sovietici inviarono la cagnolina Laika nello spazio all'interno dello Sputnik 2.
Rejimi ve laikliği koruyun, kararlarınızı buna göre verin.Non fare nulla, siediti e attendi i miei ordini.
Bangladeş, anayasasına göre laik ve demokratik bir ülkedir.Il Nepal sarà uno Stato democratico e secolare.
Bu olaydan sonra Laika'nın ölümünden Gazenko suçlanmıştır.Su di lui ricade la colpa dell'omicidio di Lafayette.
Açıklamada seçimlerde laikliğin tartışma konusu yapıldığı ve Genelkurmayın bu konuda taraf olduğu söylendi.Lei ribatte che la riunione era per discutere sulla resa dei Padroni, non del contrario.
Katıksız Atatürkçü, laik ve yurtseverdir.Gli adulti sono solitari e territoriali.
Sovyet döneminde de laiklik süreci devam etmiştir.Столовая улица продолжала существовать и в советское время.
Örneğin, "Türkiye ... laik ve sosyal bir hukuk devletidir."См., например, в книге «Частная и общественная жизнь греков».
Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasasına göre Azerbaycan laik devlettir.Согласно действующей Конституции, Азербайджан является светским государством.
Bu uyduda, uzaya giden ilk hayvan olan Laika adlı köpek de bulunuyordu.Группа названа в честь собаки по кличке Лайка, которая была первым животным на околоземной орбите.
Ancak Suriye'de laik mahkemeler olduğu gibi dini mahkemelerde bulunmaktadır.Помимо обычных, в стране существуют также шариатские суды.
Sosyal demokrasi Milliyetçilik Laiklik Anti-faşizmГерманская социал-демократия в период фашизации Германии
Laiklik ise din ve dünya işlerinin ayrılmasıdır.وإنه الدنيا والآخرة، لا هذه الدنيا وحدها..
Lüksemburg laik bir devlet olmasına karşın, devlet bazı inançları resmî olarak tanır.لوكسمبورغ هي دولة علمانية، لكن الدولة تعترف بأديان معينة كديانات رسميَّة.
DYP seçim kampanyası boyunca milliyetçi bir söylem ve Tansu Çiller’in, laik Türk kadını imajını kullandı.طوال حمله حزب الطريق القويم الانتخابيه تم استخدام الخطاب القومي و صورة تانشو تشيلي كإمرأه تركية علمانيه .
Fransa, inanç özgürlüğünün anayasal olarak güvence altına alındığı laik bir ülkedir.فرنسا دولة علمانية تعدّ الحرية الدينية حقا دستوريا.
Bu davalarda hicab, laik hükümete karşı siyasi İslam'ın veya köktendinciliğin bir işareti olarak görülüyor.وبالتالي الحجاب في هذه الحالة يعتبر دليل على فكر سياسي إسلامي أو الأصولية ضد الحكومة العلمانية.
Yetkililer, yüzdeki peçenin Suriye'nin laik ve akademik ilkelerine aykırı olduğunu belirtti.وذكر المسؤل أن النقاب يتعارض مع المبادئ العلمانية والأكاديمية في سوريا.
Laik ahlak, seküler etik.الحياء رأس مكارم الأخلاق .
'Laiklik elden gidiyor' dediler.رحيل في زمن التراجُع".
1937 yılında laiklik ilkesi anayasaya girmiştir.في سنة 1437 تبنت المدينة أول دستور.
Laik sistem, bağımsızlıktan sonra da devam etmiştir.بدأ مساره الفعلي في المجال الفني بعد الاستقلال.
1982 ‘de Oscar ödülüne laik görüldü.رُشح عام 1988 لجائزة الأوسكار.
Kanun, genellikle laik bir düzene sahiptir.و فيها تطرح أسئلة عادة في ترتيب منظم.
Romanya laik bir devlettir ve resmi bir dini yoktur.A Romênia é um Estado laico e não tem uma religião oficial.
Türkiye'de lâiklik, aynı zamanda antiemperyalist bir mücadeledir.Por isso, a luta anti-imperialista é ao mesmo tempo luta anti-capitalista.
Bu yüzden Atatürk'ün laiklik tatbikatı çok sert oldu." demiştir.O time do Jabaquara é que era muito ruim."
Rejimi ve laikliği koruyun, kararlarınızı buna göre verin.Fique quieto e espere por minhas ordens.
Bunun yanında yaklaşık 275.000 İsveçli, çeşitli laik kiliselere üyedir.Cerca de 275.000 suecos atualmente fazem parte das várias igrejas livres, onde a frequência é muito maior.
Laiklik de öyledir.O tempo simplesmente é.
Bangladeş, anayasasına göre laik ve demokratik bir ülkedir.Bangladesh segue sistema de governo secular e democrático.
Genel Kurul, 60'ı laik 20'si dinî olmak üzere 80 üyeden oluşmaktaydı.No capítulo 160 queria sumir e faltavam mais 20.
İlk eserleri sevgi ve laik mensur şiirleri oldu.Te Contei? não passava de encontros e desencontros amorosos.
Bunlardan ikisi laik, diğerleri dinsel niteliktedir.Os dois são Deuses, mas o da direita tem mais experiência.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod