l mutfak ile cümle

l mutfak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Je vindt het in huizen, in slaapkamers, in keukens.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.이 모기는 사람들의 집, 안방, 부엌에 들어와 있습니다.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Musíme ten nový prostředek dostat k lidem do domu, do jejich ložnic a kuchyní.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Musi się dostać do domów, do sypialni i kuchni.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Tem que ir dentro da casa das pessoas, dentro dos quartos, dentro das cozinhas.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Tiene que entrar en las casas de la gente, en sus habitaciones en las cocinas.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Tôi đã vào nhà của nhiều người, vào phòng ngủ, nhà bếp,
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Trebuie să ajungă în casele oamenilor, în dormitoare, în bucătării.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Він має бути всередині будинку, у спальні, на кухні.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.Он будет использоваться внутри помещений — в спальне, на кухне.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.וזה אומר להיכנס לבתיהם של אנשים, לחדרי השינה, למטבחים.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.عليه أن يصل إلى بيوت الناس وإلى غرف نومهم وإلى المطابخ.
O (ürün) insanların evlerine, yatak odalarına mutfaklarına girmek zorunda.台所に入り込んでくるのです ところで、蚊の生物学的な特徴が2つあります
Pasajda şiddetli bir hapşırık vardı. Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.통로에서 폭력 재채기가 발생했습니다. 그들까지는, 그들이했던 것처럼 있도록
Pasajda şiddetli bir hapşırık vardı. Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.كان هناك العطس العنيف في الممر. هرعوا خارج ، وكما فعلوا ذلك
Pasajda şiddetli bir hapşırık vardı. Onlar dışarı fırladı ve yaptıkları kadar mutfak kapısına çarptı.台所のドアがバタン。
Peki mutfaktan ne haber?En hoe is het in de keuken?'
Peki mutfaktan ne haber?Et dans la cuisine ? (rire)
Peki mutfaktan ne haber?А как насчет кухни?"
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.A személyzet egyetlen konyhai eszköze egy doboznyitó volt.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.Công cụ nhà bếp duy nhất nhân viên của tôi có là đồ cắt hộp.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.Die einzigen Küchenutensilien meiner Angestellten waren Teppichmesser.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.Edini kuhinjski pripomoček, ki so ga imeli moji zaposleni, so bili nožki za odpiranje škatelj.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.Het enige keukengerei dat mijn personeel had, was een stanleymes.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.Jedynym narzędziem kuchennym był nóż do kartonu.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.저희 직원이 가지고 있던 유일한 주방용품은 문구용커터였습니다.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.La única herramienta de cocina que tenía mi personal era un cúter.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.Les seuls ustensiles de cuisine que mon personnel avait c'était des cutters.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.L'unico utensile che il mio staff aveva era una taglierina.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.O único utensílio de cozinha do meu pessoal, era um x-acto.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.Singurele ustensile de bucatarie pe care personalul meu le avea erau cutite de deschis cutiile.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.Единственият кухненски инструмент, който имаше моят персонал, беше кутия-резачка.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.Единственным кухонным инструментом был нож для коробок.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.כלי המטבח היחיד שהיה לצוות הוא פותח ארגזים.
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.أداة المطبخ الوحيدة التي وجدت لدى طاقمي هو مقص الكراتين
Personelimin tek mutfak aleti maket bıçağıydı.キッチンで唯一稼働している設備は
Restoranimi actigim zaman, mutfakta sadece bir sef olacak,,, ve yemek odasinda bir masa..Cuando abra mi propio restaurante, Habrá 1 chef en la cocina... y 1 mesa en el comedor.
Restoranimi actigim zaman, mutfakta sadece bir sef olacak,,, ve yemek odasinda bir masa..Quand j'ouvrirai mon propre restaurant, Il y aura un chef dans la cuisine.. et une table dans la salle.
Restoranimi actigim zaman, mutfakta sadece bir sef olacak,,, ve yemek odasinda bir masa..Θα ανοίξω το δικό μου εστιατόριο, και θα έχει έναν μάγειρα στην κουζίνα... και μόνο ένα τραπέζι.
Restoranimi actigim zaman, mutfakta sadece bir sef olacak,,, ve yemek odasinda bir masa..厨房に一人のシェフ お店にはテーブルひとつ すごく小さな店かも しれないけど
Ruanda'da hapishanelerdeki mutfak yakıtının yüzde 75'i mahkumların dışkılarından elde ediliyor.르완다에서는, 형무소에서 쓰이는 75%의 취사 연료를 재소자들의 장으로부터 얻습니다.
Ruanda'da hapishanelerdeki mutfak yakıtının yüzde 75'i mahkumların dışkılarından elde ediliyor.Di Rwanda, kini 75 persen bahan bakar untuk memasak di penjara mereka berasal dari kotoran para tahanan.
Ruanda'da hapishanelerdeki mutfak yakıtının yüzde 75'i mahkumların dışkılarından elde ediliyor.Obecnie w Ruandzie 75% paliwa do gotowania w ich systemie więziennictwa pochodzi z zawartości jelit więźniów.
Ruanda'da hapishanelerdeki mutfak yakıtının yüzde 75'i mahkumların dışkılarından elde ediliyor.Ve Rwandě teď obstarávají 75 procent vaření ve vězeních z obsahu střev svých vězňů.
Ruanda'da hapishanelerdeki mutfak yakıtının yüzde 75'i mahkumların dışkılarından elde ediliyor.В Руанде теперь 75% горючего для готовки в тюрьмах получают из содержимого желудков заключённых.
Ruanda'da hapishanelerdeki mutfak yakıtının yüzde 75'i mahkumların dışkılarından elde ediliyor.ברואנדה משיגים היום 75% מדלק הבישול שלהם במערכת בתי הסוהר מתכולת מעיהם של האסירים.
Ruanda'da hapishanelerdeki mutfak yakıtının yüzde 75'i mahkumların dışkılarından elde ediliyor.في رواندا، أنهم يحصلون الآن على 75 في المئة على وقود الطبخ في نظام السجون من محتويات أمعاء السجناء.
Ruanda'da hapishanelerdeki mutfak yakıtının yüzde 75'i mahkumların dışkılarından elde ediliyor.刑務所の調理用燃料の 75パーセントに 囚人たちの排せつ物が 使用されています ブタレの刑務所には 多くの囚人が収容されています
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.왼쪽에 있는 상추는 냉장고에 10일간 있었습니다. 중간에 있는 상추는 부엌 탁자 위에 있었습니다. 별로 다를게 없죠.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.A bal oldali 10 napig volt a hűtőben. A középső a konyhaasztalon. Nem sok különbség van.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Ai để rau diếp trong tủ lạnh? Hầu hết mọi người.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Cea din stânga a fost ținută-n frigider 10 zile. Cea din mijloc, pe masa din bucătărie. Nu-i mare diferența.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.De linkse werd 10 dagen bewaard in een koelkast. Die in het midden, niet veel verschil.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Den till vänster hade jag i kylskåpet i 10 dagar. Den i mitten hade jag på köksbordet. Inte så stor skillnad.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Quella a sinistra è rimasta in frigo per 10 giorni. Quella al centro, sul mio tavolo. Sono quasi uguali.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Ta po lewej leżała w lodówce przez 10 dni. Ta po środku - na kuchennym stole, niewielka różnica.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Ten naľavo bol 10 dní v chladničke. Ten v strede bol na kuchynskom stole. Nie je medzi nimi veľký rozdiel.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Tento nalevo byl 10 dní v lednici. Ten uprostřed byl u mně na stole v kuchyni. Žádný velký rozdíl.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.Тази вляво е съхранявана в хладилник за 10 дни. Тази в средата - на кухненската ми маса. Няма голяма разлика.
Sol taraftaki 10 gün boyunca dolapta bekledi. ortadaki ise mutfak masamda, pek bir fark yok.נשמרה במקרר במשך 10 ימים. זאת שבאמצע נחה על שולחן המטבח שלי. לא הבדל גדול.

İlgili Sayfalar