l koltuk ile cümle

l koltuk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Siellä oli paljon ihmisiä -- uskovat tulevat pyörätuoleillaan ja kainalosauvoillaan ja muilla.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Sokan voltak ott -- a hívők eljöttek kerekesszékben, mankóval, és így tovább.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Veliko ljudi je bilo tam, vernikov v invalidskih vozičkih, z berglami in tako naprej.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Zgromadziła się tam cała masa bogobojnych osób, na wózkach inwalidzkich, o kulach, itp.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Имаше много хора... вярващите баха дошли с техните инвалидни колички, патерици, и т.н.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.Там было много людей — верующие в инвалидных колясках и на костылях, и тому подобное.
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.היו שם הרבה אנשים - המאמינים באו לשם על גבי -
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.كان هناك الكثير من الناس هناك -- المؤمنون كانوا هناك --
Bir sürü insan vardı. Tekerlekli sandalyeleri, koltuk değnekleriyle falan gelmiş bir sürü inançlı insan.松葉づえをついた人など 信心深い人々がいました
Biz saç spreyi ve koltukaltı deodorantı ve böyle şeyler kokuyoruz.Apestamos a desodorantes y productos para el cabello, y a todo tipo de productos.
Biz saç spreyi ve koltukaltı deodorantı ve böyle şeyler kokuyoruz.Chúng ta có mùi thuốc xịt tóc, lăn nách và các chất khử mùi hôi.
Biz saç spreyi ve koltukaltı deodorantı ve böyle şeyler kokuyoruz.Kami merasa bau mencium aroma pewangi rambut dan ketiak dan semua benda-benda itu.
Biz saç spreyi ve koltukaltı deodorantı ve böyle şeyler kokuyoruz.우리는 헤어스프레이와 겨드랑이 탈취제, 그리고 수많은 것들의 냄새를 풍깁니다.
Biz saç spreyi ve koltukaltı deodorantı ve böyle şeyler kokuyoruz.Nous empestons la laque et le déodorant, et tout ce genre de choses.
Biz saç spreyi ve koltukaltı deodorantı ve böyle şeyler kokuyoruz.Páchneme lakem na vlasy a podpažním deodorantem, a vším možným.
Biz saç spreyi ve koltukaltı deodorantı ve böyle şeyler kokuyoruz.Puţim a spray de păr şi deodorant antiperspirant, şi tot felul de lucruri.
Biz saç spreyi ve koltukaltı deodorantı ve böyle şeyler kokuyoruz.Puzziamo di lacca per capelli e deodorante, e cose simili.
Biz saç spreyi ve koltukaltı deodorantı ve böyle şeyler kokuyoruz.Śmierdzą lakierem do włosów, dezodorantem i tak dalej. Śmierdzą lakierem do włosów, dezodorantem i tak dalej.
Biz saç spreyi ve koltukaltı deodorantı ve böyle şeyler kokuyoruz.We stinken naar haarlak en deodorant onder onze armen, en dat soort dingen.
Biz saç spreyi ve koltukaltı deodorantı ve böyle şeyler kokuyoruz.Wir stinken nach Haarspray und Deo und allem möglichen Zeug.
Biz saç spreyi ve koltukaltı deodorantı ve böyle şeyler kokuyoruz.Мы воняем лаком для волос и дезодорантом, и всякой такой ерундой.
Biz saç spreyi ve koltukaltı deodorantı ve böyle şeyler kokuyoruz.Смърдим на лак за коса и дезодорант за подмишници, и какво ли още не.
Biz saç spreyi ve koltukaltı deodorantı ve böyle şeyler kokuyoruz.אנחנו מסריחים מתרסיס לשיער ומדיאודורנט,
Biz saç spreyi ve koltukaltı deodorantı ve böyle şeyler kokuyoruz.تصدر منهم رائحة مصفف الشعر و مزيل الروائح، وكل تلك الأشياء.
Biz saç spreyi ve koltukaltı deodorantı ve böyle şeyler kokuyoruz.そういったものの臭いがするのです 私たちはバイオスフィアのなかで清潔にする道具を持っていましたが
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:Dus propten we ons in een taxi, dit hier is onze taxichauffeur. Ik zat achterin. Hij draaide zich om en zei:
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:그래서 모두 택시에 탔는데, 뒷자석에 앉아있던 저를 돌아보면서,
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:Namačkali jsme se do taxíku, já seděl vzadu a řidič se na mě otočí a řekne:
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:Natlačili sme sa do taxíku, toto je náš taxikár. Ja som vedel vzadu a on sa na mňa otočil a spýtal sa:
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:Wepchnęliśmy się do taksówki, nasz taksówkarz obraca się i pyta:
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:Влязохме в едно такси, а това е водачът на таксито ни, седях на задната седалка, той се обърна и ми каза:
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:Так що ми завалилися у таксі, і водій нашого таксі - а я сидів на задньому сидінні - обернувся і запитав:
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:"אתם יודעים מה, אני חושב שיש עוד באר אחד שמחכה לנו." (צחוק) נכנסו למונית, וזה נהג המונית שלנו,
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:عندها تكدسنا في تاكسي ، وهذا سائق التاكسي لقد كنت جالسا في المقعد الخلفي ، التفت سائق التاكسي إلى الوراء
Böylece bir taksiye sıkıştık ve ben arka koltukta oturuyordum ve taksi sürücümüz arkasına döndü ve söyledi:後部座席の私に 「どこまでですか」と訊いたとき 振り向いた彼の顔が見え
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.Acesta e un Tri-Star, așa că au lăsat-o pe Natasha să stea în cabină.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.Das ist ein Tri-Star, und sie haben Natasha wirklich im Notsitz sitzen lassen.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.Đây là chiếc Tri-Star, và họ cho Natasha ngồi ở jump seat.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.Dit is een Tri-Star, en ze lieten Natasha in de klapstoel zitten.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.Este es un Tri-Star y dejaron que Natasha se sentara en la cabina.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.Este é um Tri-Star, então deixaram a Natasha sentar-se na cabina.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.Il s'agit d'un Tri-Star, et ainsi ils ont laissé Natasha s'assoir effectivement sur le strapontin.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.이건 트라이스타 여객기였기 때문에 나타냐도 점프시트에 앉혔죠.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.Questo è un Tri-Star e così loro permisero anche Natasha di sedersi sulla poltrona di servizio.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.To jest Tri-Star. Nataszy też pozwolili tam siedzieć.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.Αυτό ήταν ένα Tri-Star κι έτσι άφησαν τη Νατάσα να κάτσει μπροστά.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.Това е Tri-Star, позволиха и на Наташа да седи на това място.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.Это самолет Tri-Star, они посадили Наташу на откидное кресло.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.זה היה מטוס מסוג טרי-סטאר, אז הם הרשו לנטשה לשבת בכסא המפלט.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.و هذه طائرة تراي ستار و قد سمحوا بالفعل لنتاشا أن تجلس في مقعد القفز.
Bu bir Tri-Star ve işte Natasha da açılır kapanır koltukta ve pilot Jeff Cowley.パイロットのジェフは ナターシャに会った後
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.A pak pivaře, který je šťastný pecivál.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Apoi avem tipul de la Bud Light care e fericitul cartof de canapea.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Aztán az öcsi haver típusú fickó, aki olyan kanapényüstölő fajta.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Dann haben wir unseren "Bud Light"-Typen, der ein glücklicher Stubenhocker ist.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Después está el tipo Bud Light que es un teleadicto feliz.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Et puis nous avons le type du genre Kro qui est heureux de se vautrer devant la télé, une bière à la main.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Je hebt de Bud Light-kerel die lekker op de bank zit.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.소파에 쳐박혀 즐거워하는 버드 라이트(맥주 이름) 애주가도 있습니다.
Bud Light reklamında oynayan şu adam var, hani mutlu bir koltuk müptelası.Mamy sączącego słabe piwko faceta, który siedzi bezczynnie przed telewizorem i dobrze mu z tym.

İlgili Sayfalar