Tom Mary'nin kuzeni değildir.Tom isn't Mary's cousin.
Tom Mary'nin erkek kardeşi değildir. Onun kuzenidir.Tom isn't Mary's brother. He's her cousin.
Tom Mary'nin kuzeni.Tom is Mary's cousin.
Tom ve Mary kuzendir.Tom and Mary are cousins.
Mary Tom'un kuzeni.Mary is Tom's cousin.
Tom ve kuzeni birlikte işe gitti.Tom and his cousin went into business together.
Tom'un Mary adında bir kuzeni var.Tom has a cousin named Mary.
Kuzenim gibi inşaatçılar, sık sık şantiyeye ağır malzemeler taşımak zorundalar.Builders, like my cousin, often have to carry heavy materials to site.
Kuzenim Mısır'dan. O Mısırlıdır.My cousin is from Egypt. He is Egyptian.
Kuzenlerim plaja yakın yaşıyorlar.My cousins live near the beach.
Kuzenlerim sahile yakın yaşıyorlar.My cousins live near the beach.
Güzel parti dostum. Kuzenlerimi de gelmeleri için davet etmem gerekirdi.Nice party my friend. I should have invited my cousins to come too.
Kuzenim dört yaşında ama o benim kadar çok yiyor.My cousin is four, but he eats as much as I do.
Kuzenim dört yaşında ama o benim yediğim kadar çok yiyor.My cousin is four years old, but she eats as much as I do.
Kuzenimin düğünü için nisan ayında New Orleans'ta olacağım.I will be in New Orleans in April for my cousin's wedding.
Karıncalar ve zürafalar uzak kuzenlerdir.Ants and giraffes are distant cousins.
Kuzenim kuyrukta sondan ikinci kişi.My cousin is the second to the last person in the line.
Kuzenimin vaftizine gitmek zorundayım.I have to go to my cousin's baptism.
Kuzenim Tanrı'nın çağrısını kabul etti ve rahip oldu.My cousin received the call of God and became a priest.
Kuzenimin sarışın kıvırcık saçları var.My cousin has blonde curly hair.
Biliyorum! Keiko'nun benim ikinci kuzenim olduğunu söylememe izin ver.I know! Let me just say that Keiko is my SECOND cousin!
O ve ben kuzeniz.She and I are cousins.
"Senin kuzenin nerede?" "O az önce ayrıldı.""Where's your cousin?" "He just left."
Mary, Tom'un kuzeni ile seks yaptığını öğrendiğinde şok oldu.Mary was shocked when she learned that Tom had had sex with his cousin.
Kuzenim bir esrarkeştir.My cousin is a junkie.
O, trenden iner inmez, kuzeni tarafından karşılandı.As soon as he got off the train, he was met by his cousin.
Kuzen, amcamın oğludur.A cousin is my uncle's son.
Kuzenim halen dört yaşında.My cousin is already four years old.
Biz kuzeniz.We're cousins.
Onlar kuzen.They're cousins.
Tom'un kuzeniyim.I'm Tom's cousin.
Tom benim kuzenim.Tom is my cousin.
Son zamanlarda kuzenimi gördün mü?Have you seen my cousin lately?
Boston'da yaşayan bir kuzenim vardı.I had a cousin who lived in Boston.
Sadece birkaç gün önce kuzenin Tom'u gördüm.I saw your cousin Tom just a few days ago.
Tom benim ikinci kuzenim.Tom is my second cousin.
İki oğlan, kuzendirler.The two boys are cousins.
Mary benim kuzenimdir.Mary is my cousin.
Yarın uzak bir kuzen geliyor.Tomorrow a distant cousin is coming.
Tom, benim kuzenimdir.Tom's my cousin.
Tom kuzenim.Tom's my cousin.
Bütün dünya tek bir ülkedir, her insan kuzenindir.The whole world is one country, every person is your cousin.
Tom ve Mary benim kuzenlerimdir.Tom and Mary are my cousins.
Siz gerçekten kuzen misiniz?Are you guys really cousins?
Kuzenim beni onun büyük doğum günü partisine davet etti.My cousin invited me to her big birthday party.
Kuzenimizin ikizleri vardı.Our cousin had twins.
Tom kuzenimi öptü.Tom kissed my cousin.
Tom kuzenini öptü.Tom kissed his cousin.
Kuzenim bir gazeteci.My cousin is a journalist.
Tom ve Mary'nin kuzen olduğunu biliyor muydun?Did you know Tom and Mary were cousins?
Bu Tom'un kuzeniydi.That was Tom's cousin.
Tom ve ben kuzeniz.Tom and I are cousins.
Kuzenine ne dersin?What about your cousin?
Kuzenimin okulu benimkinden çok daha kolaydır.My cousin's school is much easier than mine.
Kuzenimin evi küçüktür.My cousin's house is small.
Adam ikinci kuzeni ile evlendi.Adam married his second cousin.
Tom kuzenlerinden biriyle kalmak için Boston'a gitti.Tom went to Boston to stay with one of his cousins.
Tom'a benim Mary'nin kuzeni olduğumu söyledim.I told Tom I was Mary's cousin.
Kuzeni Amerika'da yaşıyor.Her cousin lives in America.
Kuzenim kemik erimesinden muzdarip.My cousin suffers from osteoporosis.