Bu kişi onun kuzenidir.Il s'agit de sa cousine.
Aynı yılın 3 Eylül'ünde amcası, dedesi, büyükannesi ve kuzeni Pavlik ile beraber küçük kardeşni öldürdü.Le 3 septembre 1932, son grand-père, sa grand-mère et un cousin l'assassinèrent, lui et son petit frère.
Kuzeni William Darwin Fox ile beraber böcek toplamaktan hoşlanıyordu.Avec son cousin William Darwin Fox, il commence à se passionner pour la collection des coléoptères.
Ayni zamanda da onun kuzeni olur.Elle serait plutôt sa cousine.
Keita'nın kuzeni Sidi Yaya Keita'da profesyonel futbolcudur.Salif Keïta est le cousin de Sidi Keita, footballeur.
Cao Hong, Cao Cao'nun kuzeni (ö.Cao Ren : Jeune cousin de Cao Cao et de Cao Hong.
Kuzen ise yakalanmıştır.Le sous-préfet est capturé.
S ama kuzeni Edward Montagu için özel görevler yapmakta idi.Pour les articles homonymes, voir Edward Montagu.
Tom, benim kuzenimdir.Tom es mi primo.
Bu sırada Henry kuzeni Katerin ile birlikte biraz vakit geçirmektedir.Mark passe ses journées en compagnie de son cousin Henry.
Og'la kuzendir.Il est également le cousin de Costa.
Elsa Einstein (18 Ocak 1876 – 20 Aralık 1936) Albert Einstein ikinci eşi ve kuzeni.20 décembre : Elsa Einstein, seconde épouse et une cousine d'Albert Einstein (° 18 janvier 1876).
Orada kuzenleriyle beraber yaşamaya başladı.Il est de passage chez ses cousins.
Kuzen olan çift, Virginia Clemm 13, Poe ise 27 yaşındayken evlendi.Par ailleurs, Poe avait épousé sa cousine Virginia Clemm lorsque celle-ci avait treize ans.
Richi'nin komik kuzenidir.Il est le cousin de Rémi Lesca.
Bazı yörelerde, özellikle küçük yaştaki kuzenler yeğen olarak da tanımlanırlar.Dans un cas comme dans l'autre, les descendants sont cousins.
Bunun sonucunda Suriye iki kuzen/üvey kardeş arasında paylaşıldı.Elle s’en fut, à Cavaillon, réconcilier ses deux cousins des Baux et d’Agoult.
She-Hulk kuzenidir.Sainte-Beuve est parrain.
Zübeyde, halife Mansur'un torunu ve Harun Reşid'in kuzeni idi.Elle était la petite-fille du khalife Al-Mansour, et une cousine d'Hârûn ar-Rachîd.
Gaspare "Aspanu" Pisciotta – Salvatore Giuliano'nun kuzeni ve çocukluk arkadaşı.Gaspare Pisciotta dit « Aspanu », fut l'ami et le complice du célèbre Salvatore Giuliano.
O benim kuzenim değil.No es mi primo.
Üç kuzenim var.Tengo tres primos.
John erkek kardeşim değil fakat benim kuzenim.John no es mi hermano, sino mi primo.
İki kuzenim var.Tengo dos primos.
Benim erkek kardeşim değildir. O benim kuzenimdir.Él no es mi hermano. Es mi primo.
Şu iki çocuk kuzendir.Esos dos niños son primos.
Mary ve Jane kuzenlerdir.Mary y Jane son primas.
Luke, ben senin kuzeninim.Luke, yo soy tu primo.
Tom ve Mary kuzendir.Tom y Mary son primos.
Bu benim kuzenim.Este es mi primo.
Kuzenim gelecek ay bir çocuk sahibi oluyor.Mi prima va a tener un hijo el mes que viene.
Tom Mary'nin erkek kardeşi değildir. Onun kuzenidir.Tom no es el hermano de Mary. Él es su primo.
O amcamların kızı. Benim kuzenim.Ella es hija de mis tíos. Es mi prima.
Tom'un kuzeniyim.Soy la prima de Tom.
Kuzeni Amerika'da yaşıyor.Su primo vive en América.
Boston'da yaşayan bir kuzenim vardı.Tenía un primo que vivía en Boston.
Made ve Mega kuzendir.Made y Mega son primas.
Çoğu kuzenim Madrid'de yaşıyor.La mayoría de mis primos viven en Madrid.
Ailesi içersinde, Hooke, bir yeğenini ve bir kuzenini evine alarak, onlara matematik dersi verirdi.Dentro de su familia, Hooke tuvo una sobrina y un primo en su casa, a los que enseñó matemáticas.
Carbonell, eski profesyonel beyzbol oyuncusu Rafael Palmeiro'nun kuzenidir.Carbonell es primo del ex jugador profesional de béisbol Rafael Palmeiro.
Maximilian kuzeni Albert'i temsilcisi olarak bırakıp Almanya'ya döndü.Maximiliano volvió entonces a Alemania, dejando a su primo Alberto como representante.
Will Ladislaw — Peder Casuabon'un genç kuzeni.Will Ladislaw — Primo de Casaubon.
Earn'ün kuzeni.Es primo de Earn.
Şubat 1016 yılından 1022 yılına kadar kuzeni II. Pandulf ile hüküm sürmüştür.Entre febrero de 1016 y 1022 gobernó el principado junto a su primo Pandulfo II.
Aynı yılın 3 Eylül'ünde amcası, dedesi, büyükannesi ve kuzeni Pavlik ile beraber küçük kardeşni öldürdü.El 3 de septiembre de ese año, su tío, abuelo, abuela y un primo lo asesinaron, junto a su hermano menor.
Yahudi bir bankacı olan Alex Tucholsky 1887 yılında kuzeni Doris Tucholsky ile evlendi.Su padre, Alex Tucholsky, era cajero de banco y se había casado con su prima, Doris Tucholsky, en 1887.
Erlewine, All Music Guide kurucusu müzisyen Michael Erlewine'in kuzenidir.Erlewine es el sobrino del músico y fundador de All Music Guide, Michael Erlewine.
Peter'ın yapması gereken şey çok basittir: Don'un kuzeni olan Koca Şişko Paulie'yi sinemaya götürmek.El trato resulta ser bastante simple: llevar al sobrino del Don, Paulie "el Gordo" al cine.
Caracalla, ikinci dereceden kuzenidir.Caracalla era su primo segundo por parte de padre.
Bu kişi onun kuzenidir.Le sucede su primo.
Ayrıca Kajol'un da kuzenidir.También es primo de Priscila.
Sonsuz sayıda kuzen asal var mıdır?Existen infinitos números primos.
O'Kelly Gal Atletik Birliği (GAA) eski Başkanı MEP Seán Kelly'nin ilk kuzenidir.O'Kelly es prima hermana de Seán Kelly, el expresidente de la Asociación gaélica Atlética (GAA).
Geleneksel evlilik, kuzenler arasında olur.El matrimonio preferencial es entre primos cruzados.
Julianus öldüğünde geriye tek bir akrabası, anne tarafından kuzeni Procopius kalmıştı.Cuando murió Juliano había dejado un pariente vivo, un primo materno llamado Procopio.
Futbolcu Emir Spahić'le kuzendir.Es primo hermano del también futbolista Emir Spahić.
Fanane'nin kuzenlerinden birisi de ünlü aktör ve güreşçi Dwayne "The Rock" Johnson'dır.También era primo del también luchador profesional y estrella de cine, Dwayne "The Rock" Johnson.
1904 yılında kuzeni Ellen Harriet Hallett ile evlendi, bir oğlu ve iki kızı oldu.En 1904, Dale se casó con su prima hermana Elen Harriet Hallett, con quien tuvo un hijo y dos hijas.
Roran ve Eragon kuzendir.Roran: Es es primo de Eragon.
Kuzeni Rod Argent tarafından kurulan müzik grubu Argent (grup) 'in bir üyesiydi.Fue miembro fundador de Argent, dirigida por su primo Rod Argent.