Kristal taşlar tipik olarak kostümlerde, giysilerde ve kuyumculukta kullanılmaktadır.Typically, crystal rhinestones have been used on costumes, apparel and jewelry.
- Kuyumculuk, NAT.--GOLDSMlTH, NAT.
1900-1925 döneminde, kuyumculuk endüstrisi platin alaşımlarının açık ara en büyük tüketicisiydi.In the 1900-1925 period, the jewelry industry was by far the largest consumer of platinum alloys.
Bu yetişen incilerden de yalnızca %5'i kalitesi bakımından kuyumculuk sektöründe değerlendirilebilir.Nur ein Viertel aller Diamanten ist qualitativ als Schmuckstein geeignet.
Bu eserlerin ticareti de kuyumculuk olarak adlandırılır.Dort angebrachter Schmuck wird daher auch als Giebelschmuck bezeichnet.
Mesleği ya kuyumculuk ya da lağımcılıktır.Das Ornament oder Schmuckwerk.
Pforzheim'ın ekonomisi kuyumculuk ve saate dayalıdır.Die MIDORA Leipzig ist eine Fachmesse für Uhren und Schmuck.
İş hayatında kuyumculuk ve sigortacılık yaparak faaliyet göstermişti.En ella desempeñó funciones en el área de seguros y anticorrupción.
Genellikle kuyumculukta altın, gümüş ve kıymetli taşların ağırlıklarını belirtmekte kullanılır.Diffuso è l'uso di gioielli in argento e perline.
Bu eserlerin ticareti de kuyumculuk olarak adlandırılır.وربما كان هذا الكتاب هو نفسه المسمى بأصول الدين.
Kuyumculukta altının genellikle gümüşlü, palladyumlu, bakırlı veya platinli alaşımları çok kullanılır.Neste caso são geralmente utilizados lingotes de ouro, prata ou platina.
Kuyumculuktaki ünü dolayisyla bu şehre "Goldstadt (Altın Şehir)" de denilmektedir.Daarmee wordt verwezen naar Johannesburg (de stad van goud).
İş hayatında kuyumculuk ve sigortacılık yaparak faaliyet göstermişti.A háború után a biztosítási, üzleti életben dolgozott.
Şirket kuyumculuk, gümüş işlemeciliği ve mücevheratçılık için bir lonca işlevini görmüştür.Hän suunnitteli yhtiölle monenlaisia hopeisia käyttöesineitä ja koruja.
Bu yetişen incilerden de yalnızca %5'i kalitesi bakımından kuyumculuk sektöründe değerlendirilebilir.Alle kolmasosa timanteista on tarpeeksi korkealaatuisia koruiksi.
ABD'ye göç eden 4000 Meşhed Yahudisi ise kuyumculuk ve halıcılıkla uğraştı.Eloonjääneet 43 000 juutalaista keskitettiin ghettoihin ja pakotettiin pakkotyöhön.
Kuyumculuktaki ünü dolayisyla bu şehre "Goldstadt (Altın Şehir)" de denilmektedir.Derfor har den fået kaldenavnet «Goldstadt» eller «Guldbyen».
Bu eserlerin ticareti de kuyumculuk olarak adlandırılır.Friaktier kaldes også fondsaktier.
Pforzheim'ın ekonomisi kuyumculuk ve saate dayalıdır.Pforzheim dikenal di seluruh dunia akan industri perhiasan dan jam tangannya.
Kuyumculuktaki ünü dolayisyla bu şehre "Goldstadt (Altın Şehir)" de denilmektedir.Karena itulah, kota dijuluki "Goldstadt" (Kota Emas).
- Kuyumculuk, NAT.- Goldschmiedekunst, NAT.
- Kuyumculuk, NAT.- Goldsmith, NAT.
- Kuyumculuk, NAT.- Goldsmith, NAT.
- Kuyumculuk, NAT.- GOLDSMITH, NAT.
- Kuyumculuk, NAT.- GOLDSMITH, NAT.
- Kuyumculuk, NAT.- Goldsmith, NAT. Hist.
- Kuyumculuk, NAT.- Goldsmith, NAT.
- Kuyumculuk, NAT.- Goldsmith, NAT.
- Kuyumculuk, NAT.- GOLDSMITH, NAT.
- Kuyumculuk, NAT.- Goldsmith, NAT.
- Kuyumculuk, NAT.- Goldsmith, NAT.
- Kuyumculuk, NAT.- Goldsmith, NAT.
- Kuyumculuk, NAT.- Goldsmith, NAT.
- Kuyumculuk, NAT.- Goudsmid, NAT.
- Kuyumculuk, NAT.- Guldsmed, NAT.
- Kuyumculuk, NAT. HIST.- צורף, NAT. היסטוריה.
- Kuyumculuk, NAT. HIST."あなたは小さな魚のための寓話を記述する必要がある場合は、それらがどのように話してしまいます
- Kuyumculuk, NAT.- Kultaseppä, NAT.
- Kuyumculuk, NAT.- 금세 공인, NAT.
- Kuyumculuk, NAT.- Thợ kim hoàn, NAT.
- Kuyumculuk, NAT.- Złotnik, NAT.
- Kuyumculuk, NAT.- Голдсмит, NAT.
- Kuyumculuk, NAT.- Голдсміт, NAT.
- Kuyumculuk, NAT.- Златарство, NAT.
- Kuyumculuk, NAT.-- جولدسميث ، NAT.