kuvvetlerin ile cümle

kuvvetlerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Deniz Kuvvetlerindeki karşılığı Tuğamiral.Une bitte d'amarrage en marine.
Profesyonel askerler silahlı kuvvetlerin %5'ini teşkil eder.Les soldats professionnels constituent seulement environ 5 % du personnel militaire.
Regulus savaş sonunda Kartaca kuvvetlerini ezici bir yenilgiye uğrattı ve Kartaca barış istemek zorunda kaldı.Regulus infligea une défaite cuisante aux Carthaginois, qui ensuite demandèrent la paix.
İlk aşama esas olarak Kızıl Ordu kuvvetlerinin Berlin yönünde yaklaşmasıydı.La hâte était nécessaire car les forces militaires américaines approchaient rapidement Berlin.
Hava kuvvetlerinde pilotluk yaptı.Il pilotait ses propres avions.
Askerî branş, bir silahlı kuvvetlerin alt bölümüdür.Les armes sont des subdivisions d'une force armée.
Bonus savununan kuvvetlerin genel komutanıydı.Bonus est le commandant en chef des défenseurs.
1999'da Kosova Savaşı'nı takiben ülkenin NATO kuvvetlerince bombalanması kentte büyük yıkıma neden olmuştur.En 1999, pendant la guerre du Kosovo, la ville fut gravement endommagée par les bombardements de l'OTAN.
İtalyan kuvvetlerinin takviyesinin yaratacağı tehlikeyi sezinledi.Ils surestimaient la capacité des forces italiennes.
Sonunda Sicilya'ya vardı ve orada Bizans kuvvetlerinin komutasını aldı.Il parvient ensuite en Sicile et prend le commandement de l'ensemble des forces byzantines présentes.
Bu kuvvetlerin yaklaşık üçte ikisi kurtulmayı başarmıştır.Environ les deux tiers de ces unités ont été exportées.
Gazete, 2 Nisan 1946 tarihinde Hamburg şehrinde Britanyalı işgal kuvvetlerince kuruldu.Le journal est créé à Hambourg en 1946 par les forces d'occupation britanniques.
Harekât, doğal olarak Kızıl Ordu kuvvetlerinin Berlin yönündeki ilerleyişini durdurmayı amaçlamıştır.Cette bataille permit à l'Armée rouge de progresser jusqu'aux abords immédiats de Berlin.
Sovyet kuvvetlerine yaklaştı.Puis elle se rend aux forces soviétiques.
Eski Japonya deniz kuvvetlerinin bazı torpidoları.Un ancien marteau de guerre Japonais.
Fakat destek kuvvetlerin gelmesiyle durum Radetzky açısından iyiye gitmeye başlamıştır.Du fait des pertes, commence à se poser le problème des renforts.
De Gaulle, Londra'da Özgür Fransa Kuvvetlerini kurdu.De Londres, de Gaulle crée puis dirige les Forces françaises libres.
İttifak kuvvetlerinin amacı Sivastopol'un limanı ve kalesini ele geçirmekti.Elle avait pour objectifs: prendre et sécuriser le port de Bassorah.
Oltu Hükümet Kuvvetlerine katılmıştır.Elle participe aux négociations avec le gouvernement.
Askerlik hizmetini Deniz Kuvvetlerinde yaptı.Il effectua son service militaire dans la Marine nationale.
Başlangıçta Almanlar hava kuvvetlerini dağıtacaktı.Il recherchait tout d'abord à éliminer les troupes aéroportées allemandes.
Bununla birlikte Herodot Pers kuvvetlerinin sayısı hakkında bir bilgi vermemektedir.Hérodote n'a pas laissé de données pour le nombre de soldats perses.
Her iki taraf da gün boyu cephedeki kuvvetlerini takviye etmiştir.Il est contraint de répartir ses forces uniformément sur toute la longueur du front.
Manyetik asma• elektromanyetik kuvvetlerin kullanımı ile bir objeye olan yerçekimi etkisini askıya alır.La lévitation magnétique suspend un objet malgré la gravité en recourant aux forces électromagnétiques.
Nürnberg o gün von Spee'nin kuvvetlerine katıldı.Cette même année Bigelow rejoint l'équipe de von Neumann.
Takviye kuvvetlerin gecikeceği ortadadır.Les unités sollicitées arriveront trop tard.
Hava muharebeleri, Sovyet hava kuvvetlerinin ağır kayıplara uğramalarıyla sonuçlandı.La bataille aérienne qui en résulta provoqua de lourdes pertes chez les soviétiques.
Türk Deniz Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı.Reconstitution de la flotte turque.
Ancak Bedahşi, 1979 yılında hükumet kuvvetlerince öldürülecekti.Il n'est abattu qu'en 1979, à la demande de la DDE.
Birleşik devletlere dönünce hava kuvvetlerine girdi.De retour aux États-Unis, il collabore avec l'armée de l'air.
2002'de kuvvetlerin çoğu geri çekilmiştir.Néanmoins, ils furent retirés en majorité en 2004.
Birinci dünya savaşı esnasında Britanya Kraliyet Ordu Sağlık Kuvvetlerinde tıbbi görevli olarak çalışmıştır.Durant la Première Guerre mondiale il sert dans le Royal Army Medical Corps, dans les Balkans.
Ana madde: Granma (yat) Collado Abreu 1941 yılı Nisan ayında Küba Deniz Kuvvetlerine katılır.Collado Abreu rejoint le marine cubaine en avril 1941, pendant la Seconde Guerre mondiale.
Sovyet kuvvetlerinin Mayıs 1988'de başlayan Afganistan'dan çekilmesi, Şubat 1989'da tamamlandı.Les armées de l’URSS se retirent de l’Afghanistan en février 1989,,,.
Tom, Deniz Kuvvetlerine katılmak istedi.Tom quiso unirse a la Infantería de Marina.
Tamir edilen köprü, Japon kuvvetlerinin ve zırhlı trenlerinin ilerlemesine imkân sağladı.El puente reparado hizo posible el avance de las fuerzas japonesas y sus trenes blindados.
Bora doğrudan Eugenius'un kuvvetlerinin üzerine gitti ve hattı bozdu.El Bora sopló directamente contra las fuerzas de Eugenio y rompió la línea.
B-25 Mitchell özel bir kişinin ismini taşıyan hava kuvvetlerine ait tek uçaktır.El B-25 es el único avión militar estadounidense que recibió el nombre de una persona concreta.
Parçacık seviyesindeki kütle çekim kuvvetlerini doğrudan gözlemlemek oldukça zor.Es difícil observar directamente las fuerzas gravitacionales al nivel de partículas.
Ama örneğin 11'den ve onun kuvvetlerinden elde edilemez (mod 14 için).Vino a los suyos, y los suyos no le recibieron (Jn 1,11).
Ordunun desteği gelmeyince Narkiss geri çekilmeyi emretti ve Eski şehir Ürdün kuvvetlerine geçti.Con el retraso de los refuerzos militares, Narkiss ordenó el retiro de sus fuerzas de la Ciudad Vieja.
Profesyonel askerler silahlı kuvvetlerin %5'ini teşkil eder.Los soldados profesionales constituyen solo el 5 % del personal militar.
Miller Vermont milis kuvvetlerinde askerlik yaptı ve 21 Temmuz 1810’da teğmenliğe terfi etti.Miller sirvió en la milicia de Vermont y fue comisionado como teniente el 21 de julio de 1810.
Bunun üzerine Grek ve İyon kuvvetlerinin peşine takılmış ve Efes dışında onlara yetişmişlerdir.Pero Riva Agüero y sus partidarios, tras ser apresados, fueron embarcados y enviados al destierro.
Kuvvetlerini 443'te Nişapur'da topladı ve Kidaritelere karşı uzun süreli bir sefer başlattı.Replegó a sus tropas en Nishapur en 443 y empezó una lucha prolongada contra los kidaritas.
De Gaulle, Londra'da Özgür Fransa Kuvvetlerini kurdu.26 de junio: De Gaulle forma la Legión de Voluntarios Franceses en Londres.
İmparatorluk kuvvetlerinden kalanları da Lüksemburg surlarının arkasına ve Anvers'e çekildi.El resto de las fuerzas imperiales se retiró a las ciudadelas de Luxemburgo y Amberes.
Ayrıca moleküller arasındaki kuvvetlerin bütünü için de bazen eşanlamlı olarak kullanılmaktadır.También se usa en ocasiones como un sinónimo para la totalidad de las fuerzas intermoleculares.
Bir diğer örnek ise Letonya deniz kuvvetlerinin çok büyük bölümde burada olmasıdır.También otro ejemplo es que la mayor flota naval de Letonia.
Anzak örtü kuvvetlerinin ilk kademesi kıyılara indikten sonra ileri hareketlenmiştir.Éstos constaban, en primer lugar, en extraer los corazones de los cautivos del pecho.
Seekriegsleitung planlama ve deniz yollarında savaşın yürütülmesi ve deniz kuvvetlerinin dağıtımını yönetti.Dirigió la planificación y ejecución de la guerra naval, así como el reparto de las fuerzas navales.
1951'de silahlı kuvvetlerin komutanı oldu.En 1951 fue comandante de la policía militar.
Sovyetler Birliği'nin Afganistan'a müdahalesi sırasında Sovyet Kara Kuvvetlerinin sorumlusu oldu.Estaba al cargo de las fuerzas terrestres soviéticas durante la invasión soviética de Afganistán.
Sonuç olarak güçlü Rus ve Sovyet kuvvetlerine maruz kalmıştır.Hasta entonces solo disponible para vehículos policiales o de gente importante de Rusia.
Britanya kuvvetlerinin Siyon Liderlerinin Protokolleri'nin Filistin'e getirilmesinden sorumlu olduğu söylenir.Atribuyen a las fuerzas británicas la introducción de los Protocolos de los Mayores de Zion a Palestina.
Roma'ya dönüş yolunda saldırıya uğradıysa da Germen kuvvetlerini bozguna uğratmayı başardı.Cuando regresó a Roma hizo lo posible por reparar los daños hechos por los godos.
Birleşik devletlere dönünce hava kuvvetlerine girdi.En su camino de vuelta a casa se enfrenta a la Fuerza Aérea de los Estados Unidos.
Haziran 1943 yılında Husky Harekâtı sırasında Sicilya'da Alman kuvvetlerine komuta etti.En 1943, durante la Operación Husky, operaron en Sicilia.
Babası, Amerikan, ABD deniz kuvvetlerinde kumandandı.Su padre era capitán de la Armada de los Estados Unidos.
F-14 Tomcat'ler günümüzde sadece İran Hava Kuvvetlerinde görev yapmaktadır.Se despliega únicamente en los F-14 Tomcats de Irán.

İlgili Sayfalar