Ana içeriğe geç
Sözlük

kutuyu ile cümle

kutuyu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RABbin Sandığıyla birlikte arabaya koydular.把 耶 和 華 的 約 櫃 、 和 裝 金 老 鼠 並 金 痔 瘡 像 的 匣 子 都 放 在 車 上
İçinde farelerle urların altın benzerlerinin bulunduğu kutuyu RABbin Sandığıyla birlikte arabaya koydular.把 耶和華 的 約櫃 、 和 裝金 老鼠 並金 痔瘡 像 的 匣子 都 放在 車上
Isaac kutuyu açtığında içine bakan Emma bile...anche Emma che ha guardato quando Isaac ha aperto la scatola
Isaac kutuyu açtığında içine bakan Emma bile...Incluso Emma quien miró al final y abrió la caja
Isaac kutuyu açtığında içine bakan Emma bile...Sogar Emma, die reingeschaut hat, als Isaac ihn öffnete,
Isaac kutuyu açtığında içine bakan Emma bile...Дори и Ема, която погледна, когато Айзък отвори кутията.
- Isaac kutuyu açtı ve içeride dünyanın en büyük tilkisini gördü.- Abrí la caja y vi al zorro más grande.
- Isaac kutuyu açtı ve içeride dünyanın en büyük tilkisini gördü.[Ema] - ο Ισαάκ άνοιξε το κουτι και είδε τη μεγαλύτερη αλεπού.
- Isaac kutuyu açtı ve içeride dünyanın en büyük tilkisini gördü.[Emma] Isaac ha aperto la scatola e ha visto una grande volpe
- Isaac kutuyu açtı ve içeride dünyanın en büyük tilkisini gördü.Isaac öffnete den Kasten, und ich sah einen großen Fuchs.
- Isaac kutuyu açtı ve içeride dünyanın en büyük tilkisini gördü.Айзък отвори кутията и видя най-голямата лисица.
(Kahkahalar) gördüğün zamanki ilk izlenimini merak ediyorum, burada kutuyu gördüğün zaman.(웃음) 그래서 다이아몬드 슈레디스 박스를 보시면 어떤 첫인상을 받으시는지 궁금합니다.
(Kahkahalar) gördüğün zamanki ilk izlenimini merak ediyorum, burada kutuyu gördüğün zaman.(rasete) Vreau doar sa vad cum reactionati cand vedeti asta, cand vedeti cutia de Diamante Shreddies de acolo.
(Kahkahalar) gördüğün zamanki ilk izlenimini merak ediyorum, burada kutuyu gördüğün zaman.(Risate) E volevo sapere la Sua prima impressione di fronte alla scatola degli Shreddies a forma di rombo.
(Kahkahalar) gördüğün zamanki ilk izlenimini merak ediyorum, burada kutuyu gördüğün zaman.(Risos) Só quero as vossas primeiras impressões quando os virem, quando virem a caixa dos Shreddies Losangos.
(Kahkahalar) gördüğün zamanki ilk izlenimini merak ediyorum, burada kutuyu gördüğün zaman.(Tiếng cười) Thế nên tôi muốn gây ấn tượng đầu tiên cho các bạn khi thấy các hộp Diamond Shreddies ở đó.
(Kahkahalar) gördüğün zamanki ilk izlenimini merak ediyorum, burada kutuyu gördüğün zaman.(Γέλιο) Θέλω να μου πείτε τις πρώτες εντυπώσεις σας όταν το βλέπετε, όταν δείτε το κουτί με τα νέα Shreddies.
(Kahkahalar) gördüğün zamanki ilk izlenimini merak ediyorum, burada kutuyu gördüğün zaman.(צחוק) אני פשוט רוצה לדעת מהו הרושם הראשוני כשרואים את זה, כשרואים את קופסת השרדיס בצורת יהלום שם.
(Kahkahalar) gördüğün zamanki ilk izlenimini merak ediyorum, burada kutuyu gördüğün zaman.(ضحك) وأريد فقط أن أأخذ إنطباعك الأولي عما تراه عندما ترى عبلة " شريديس " ذات الحبات المعينة هنا
(Kahkahalar) gördüğün zamanki ilk izlenimini merak ediyorum, burada kutuyu gördüğün zaman.まず ダイヤ型が入った箱を 見た第一印象を教えて下さい (笑)
Kutuyu açtı ve içinde inci bir gerdanlık vardı.Отвори я. Вътре имаше перлена огърлица.
Kutuyu açtı ve içinde inci bir gerdanlık vardı.Открывает её, а там — жемчужное ожерелье.
Kutuyu açtı ve içinde inci bir gerdanlık vardı.פותח אותה ובפנים יש מחרוזת פנינים.
Kutuyu açtı ve içinde inci bir gerdanlık vardı.في داخلها قلادة من اللؤلؤ
Kutuyu açtı ve içinde inci bir gerdanlık vardı.「おい 男性トイレで-
Kumun kutuyu buraya kadar doldurduğunu farz edelim. -A areia vai, portanto, encher talvez até ali. Isto é quanto a areia preencherá a caixa.
Kumun kutuyu buraya kadar doldurduğunu farz edelim. -Lad os sige, at sandet fylder hertil i sandkassen. Det her er altså, hvor meget sandet fylder i sandkassen.
Kumun kutuyu buraya kadar doldurduğunu farz edelim. -Pieskom bude pieskovisko vyplnené možno až sem. Toľko piesku bude v pieskovisku. Takto bude naplnené.
Kumun kutuyu buraya kadar doldurduğunu farz edelim. -Pískem bude pískoviště vyplněno možná až sem. Tolik písku bude v pískovišti. Takto bude naplněno.
Kumun kutuyu buraya kadar doldurduğunu farz edelim. -Vagyis lehet hogy a homok egészen idáig megölti. Vagyis ez az az érték ameddig a homok megtölti a homokozót.
Kutuyu bir kopya makinesine koyup istediğim boyuta gelene kadar büyüttüm.Coloquei uma lata na copiadora e aumentei até obter o tamanho que queria.
Kutuyu bir kopya makinesine koyup istediğim boyuta gelene kadar büyüttüm.Csak beraktam egy ilyen sörösdobozt a fénymásolóba és felnagyítottam, amíg el nem értem a kívánt méretet.
Kutuyu bir kopya makinesine koyup istediğim boyuta gelene kadar büyüttüm.Ich habe einfach eine Dose kopiert und sie so lange vergrößert bis ich die Größe hatte, die ich wollte.
Kutuyu bir kopya makinesine koyup istediğim boyuta gelene kadar büyüttüm.Ik heb een blikje gekopieerd en vergroot tot het de gewenste grootte had.
Kutuyu bir kopya makinesine koyup istediğim boyuta gelene kadar büyüttüm.복사기 위에 통을 얹어 놓고 제가 원하는 크기가 될때 까지 확대 했습니다.
Kutuyu bir kopya makinesine koyup istediğim boyuta gelene kadar büyüttüm.Lo puse en una fotocopiadora y lo aumenté hasta el tamaño deseado.
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Alors vous ouvrez la boîte et vous pensez: "Oh, il y a un serpent là-dedans."
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Così che quando la apri pensi: "Che? c'è un serpente qui dentro."
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Deschizi cutia şi te gândeşti: "Vai, e un şarpe înăuntru."
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Du öffnest also die Schachtel und denkst, "wow, da ist eine Schlange drin"
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Então vocês abrem a caixa e pensam, "Olá, há aqui uma cobra."
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Je opent de doos en je denkt: "Er zit een slang in."
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Kiedy ktoś otworzy pudełko, myśli: "Wow, tu jest wąż".
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.그래서 상자를 열었을 때 "오우, 여기 뱀 들어있어" 라고 생각하겠죠
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Otevřete krabici a říkáte si "Ha, je tam had."
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Se abre la caja y piensas: "Cómo, ¿hay una serpiente ahí?"
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Szóval kinyitod a dobozt, és azt gondolod: "Ó, egy kígyó van benne."
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Takže otvoríte krabicu a pomyslíte si, "Uh, tam je had."
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Thế là bạn mở hộp ra và bạn nghĩ, "Ồ, có con rắn trong đó."
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Ανοίγεις το κουτί και σκέφτεσαι, "Ωχ, έχει ένα φίδι μέσα".
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.И ти отваряш кутията и си мислиш - "Има змия там вътре."
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.Открываешь коробку "Ух ты, здесь змея!".
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.אז אתה פותח את הקופסא וחושב: "וואו, יש שם נחש".
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.فتفتح الصندوق وتتفاجأ قائلًا "يوجد ثعبان في الصندوق"
Kutuyu açarsın ve " oha, burada bir yılan var " diye düşünürsün.実は絵なのです
Kutuyu açtı ve içinde inci bir gerdanlık vardı.Abre-a e lá dentro está um colar de pérolas.
Kutuyu açtı ve içinde inci bir gerdanlık vardı.Dia membuka dan menunjukkan kalung mutiara di dalamnya.
Kutuyu açtı ve içinde inci bir gerdanlık vardı.Er öffnete sie. Es war eine Perlenkette darin.
Kutuyu açtı ve içinde inci bir gerdanlık vardı.Han åbner det og inde i ligger der en perlehalskæde.
Kutuyu açtı ve içinde inci bir gerdanlık vardı.Hän avaa sen, ja sisällä on helmikaulakoru.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod