kutup ile cümle
kutup kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Kütüphane kartımı unuttum.I forgot my library card.
Nasıl bir kütüphane kartı alabilirim?How do I get a library card?
Bir kütüphane kartına ihtiyacım var.I need a library card.
Mary'nin, kütüphane kitaplarını iade etmesini bekleyemezdi.He couldn't wait for Mary to return her library books.
Tom ve Mary birlikte kütüphanede çalışıyorlar.Tom and Mary are studying together in the library.
Kütüphanede çalışacağım.I'm going to study in the library.
Ben iki kutupluyum.I'm bipolar.
Tom kütüphaneye gitmekten hoşlanır.Tom likes going to the library.
Tom kütüphaneye gitmekten hoşlanıyor.Tom likes to go to the library.
Kütüphane ne kadar uzakta?How far away is the library?
Kütüphaneye ne zaman gideceksin?When are you going to the library?
Kütüphaneye gideceğini ne zaman söyledin?When did you say you would be going to the library?
Tom bütün sabah kütüphanenin önünde Mary'yi bekliyordu.Tom was waiting for Mary in front of the library all morning.
Tom bütün sabah kütüphanenin önünde Mary'yi bekledi.Tom waited for Mary in front of the library all morning.
Tom şu anda kütüphanede.Tom is at the library right now.
Kutup ayıları, Kuzey Amerika boz ayılarından daha mı büyüktür?Are polar bears bigger than grizzlies?
Bir kütüphaneye gitmem gerekiyor.I need to get to a library.
Kütüphane oldukça küçük.The library is pretty small.
Bu küçük bir kütüphane.It's a small library.
Bu çok büyük bir kütüphane.It's a huge library.
Tom şimdi kütüphanede.Tom is at the library now.
Kuzey kutup bölgesi, gezegenin geri kalanından iki kat daha hızlı ısınıyor.The Arctic is warming twice as fast as the rest of the planet.
Bu kütüphanenin İngilizce olmayan kitapları yok.This library has no books that are not in English.
Bu kütüphanede İngilizce olmayan kitap yok.This library has no non-English books.
Bana en yakın kütüphanenin nerede olduğunu söyler misiniz?Could you please tell me where the closest library is?
Bu kütüphane, özellikle kör çocuklar için kitaplar içerir.This library contains books specifically for blind children.
Kent kütüphanesi, kör çocuklar için özel bir bölüme sahiptir.The city library has a special department for blind people.
Bütün öğleden sonrayı kütüphanede geçirdim.I spent all afternoon in the library.
Kütüphane boştu.The library was empty.
Sami yerel kütüphanede ilginç bir kitap buldu.Sami found an interesting book at the local library.
Selam, burası Boston Halk Kütüphanesi mi?Hi, is this the Boston Public Library?
Kutup ayıları fok balıklarını avlarlar.Polar bears hunt seals.
Kutup ayıları iklim değişikliği tarafından tehdit ediliyorlar.Polar bears are threatened by climate change.
Tom bana yerel kütüphanede Boston hakkında ilginç bir kitap bulduğunu söyledi.Tom told me he found an interesting book about Boston at the local library.
Tom bana yerel kütüphaneden Boston hakkında bir kitap aldığını söyledi.Tom told me he checked out a book about Boston from the local library.
Tom okulunun kütüphanesindeki bütün kitapları okudu.Tom read every book in his school's library.
Tom okulunun kütüphanesinde bulunan her kitabı okudu.Tom has read every book in his school's library.
Dün kütüphanede Tom'la karşılaştım.I met Tom in the library yesterday.
Tom kütüphanedeki her kitabı okuyor.Tom read every book in the library.
Onları kasaba kütüphanesinden ödünç aldım.I borrowed them from the town library.
Kütüphane, otobüs durağının yanında.The library is next to the bus stop.
Kayıtsızlık kutuplardaki buz gibidir: her şeyi öldürür.Indifference is like the ice on the poles: it kills everything.
Bu caddenin sonunda bir kütüphane var.At the end of this street is a library.
Tom ve Mary kütüphanenin kısıtlanmış bölümüne girdiler.Tom and Mary broke into the restricted section of the library.
Tom'un iki kutuplu olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is bipolar.
Tom tüm kitaplarını şehir kütüphanesine verdi.Tom gave all his books to the city library.
Tom kütüphanede bir kitap okuyor.Tom is reading a book in the library.
Tom üç kütüphane kitabını kaybetti.Tom lost three library books.
Kütüphanenin yakınında yaşıyorum.I live near the library.
Tom'un gerçekten iki kutuplu olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom is really bipolar.
Bir kütüphanede sessiz olmak zorundasınız.In a library, you have to be quiet.
Tom saat 2:30'da Mary'yi kütüphanenin önünde bekliyor olacak.Tom will be waiting for Mary in front of the library at 2:30.
Tom, Mary'nini kendi başına kütüphanede oturduğunu gördü.Tom saw Mary sitting by herself in the library.
Tom ve Mary kütüphanede tanıştı.Tom and Mary met at the library.
Sanırım hem Tom hem de Mary çift kutuplu.I think both Tom and Mary are bipolar.
Sanırım Tom ve Mary çift kutuplu.I think Tom and Mary are both bipolar.
Hem Tom hem de Mary kütüphanedeydi.Both Tom and Mary were in the library.
Tom, kütüphaneden ödünç aldığı kitapları iade etti.Tom returned the books that he borrowed from the library.
Tom ve ben pazartesi günü kütüphanede birbirimize rastladık.Tom and I ran into each other in the library on Monday.
Tom, okul kütüphanesindeki her kitabı okudu.Tom has read every book in the school library.
İlgili Sayfalar