Benim kutum seninkinin iki katı kadar ağırdır.My box is twice as heavy as yours.
Benim bir kutum yok.I don't have a box.
Çikolata kutum nerede?Where's my box of chocolates?
E-postalar birdenbire gelen kutumdan kaybolmaya başladı.Emails have started suddenly disappearing from my inbox.
Gelen kutumda yeni mesajlar yok.There are no new messages in my inbox.
Posta kutumu kontrol ediyorum.I am checking my mailbox.
Posta kutumu kontrol edemem. Burada internet yok.I cannot check my mailbox. There is no Internet here.
Mesajları alamıyorum. Posta kutumun sorunları var.I cannot receive messages. My mailbox has problems.
Neredeyse her gün posta kutumu kontrol ederim.I check my mailbox almost every day.
Posta kutumu kontrol etmek zorundayım.I have to check my mailbox.
Keşke seninki kadar güzel bir takım kutum olsa.I wish I had a tackle box as nice as yours.
Posta kutum dolu.My mailbox is full.
Gelen kutum dolu.My inbox is full.
Takılarımı koymak için güzel bir ahşap kutum var.I have a pretty wooden box to keep my jewelry in.
Bunu posta kutumuzda buldum.I found this in our mailbox.
Posta kutum geçen aydan beri boş.My mailbox has been empty since last month.
Kalem kutumu evde unuttum.I forgot my pencil case at home.
O benim kutumdu.That was my box.
O benim kutum.That's my box.
O benim kutum değil.That's not my box.
Araç kutum bağajda.My toolbox is in the trunk.
Posta kutumu kontrol etmedim.I didn't check my mailbox.
Posta kutumun anahtarını kaybettim.I've lost my mailbox key.
Konu, çok fazla "kutumuz" olması değil, çok az kutumuz olmasıydı.It wasn't that we had too many boxes, it was that we had too few.
Ve benim kutum.And then it's my box.
Gırtlağımız aynı zaman da ses kutumuz.And the larynx is also our voicebox.
İşte buda ses kutumuz, ama ona takılmayacağım şu anda.So that's also your voicebox, but I won't focus on that right now.
Kutum, kartım, "erkek kutusu" kartım direkt olarak tehlikedeydi.Now my box, my card, my man box card, was immediately in jeopardy.
Muhtemelen şu an post kutumuzdadır.It's probably in our mailbox by now.
O zaman, kıvırdığımızda, kutumuzun hacmi ne olacak? -And then what is going to be the volume of our box when we fold up everything?
Neyse, kutumuzun hacmi böyle ve maksimum hacmi bulmak istiyoruz. -Anyway, so that is the volume of our open box and we want to maximize it.
Dünyanın çeşitli yerlerinden 300 kişinin de katılımıyla minik mücevher kutuma kavuştum.With over 300 entries from around the world, I got it, my own little jewel box.
Kar ve buz oyuncak kutum, İnuitlerse öğretmenlerimdi.The snow and the ice were my sandbox, and the Inuit were my teachers.
Şimdi hepsini bento kutumuzun içinde süsleyelim.Let's decorate them on the bento box.
Aynı şekilde kurutmak için kutuma jet'i de mevcut.There's an air jet that dries you.
Bu bizim kutumuz.This is our box.
18 kutumuz var ve bunu iki eşit kümeye bölmek istiyoruz.We have 18 boxes, and we want to divide them into two equals stacks, so we want to divide 18 by 2.
18 kutumuz var eşit iki kümeye bölmek istiyoruz. . 18 kutu çizeyim.We have 18 boxes and we want to divide them into two equal stacks. Let me draw 18 boxes.
Bunu, basit kutumuzda deneyin:Try it on our simple box:
Dikdörtgen aracını seçin ve mevcut kutumuzun üzerinde bir dikdörtgen çizin.Select the rectangle tool and draw a rectangle on our existing box.
Posta kutum geçen aydan beri boş.Mi buzón está vacío desde hace un mes.
Benim bir kutum yok.Non ho una scatola.
Çikolata kutum nerede?Dov'è la mia scatola di cioccolatini?
Posta kutumu kontrol etmek zorundayım.Я должен проверить свой почтовый ящик.
Oz'u tıraş kutumun içine bile sokabilirdim ama dolunay olduğunda kurtadamla karşılaşmak istemezsin.일본판 복장 기모노를 입고 있어서 국내에서는 방영되지 않았지만 지우의 배지 회상에서 잠깐 등장했었다.
Posta kutumu kontrol etmek zorundayım.Aš turiu patikrinti savo pašto dežutę.
18 kutumuz var eşit iki kümeye bölmek istiyoruz. . 18 kutu çizeyim.우리에게는 18개의 박스가 있고 이것을 2개의 균등한 무더기로 나누고 싶습니다 18개의 박스를 그려보겠습니다
18 kutumuz var eşit iki kümeye bölmek istiyoruz. . 18 kutu çizeyim.18 dobozunk van és el szeretnénk ezeket osztani két különböző halomra. Hadd rajzoljak 18 dobozt.
18 kutumuz var eşit iki kümeye bölmek istiyoruz. . 18 kutu çizeyim.2つの等しい山に分けたいと思います. 18個の箱を書きます. 私は 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, もう少しです.
18 kutumuz var eşit iki kümeye bölmek istiyoruz. . 18 kutu çizeyim.Abbiamo 18 scatole e le vogliamo dividere in due pilo uguali. Fammi disegnare 18 scatole.
18 kutumuz var eşit iki kümeye bölmek istiyoruz. . 18 kutu çizeyim.Laten we, voordat we er dieper op ingaan, eerst de uitkomst van de vergelijking opzoeken.
18 kutumuz var eşit iki kümeye bölmek istiyoruz. . 18 kutu çizeyim.Máme 18 krabiček a chceme je rozdělit na dvě stejné hromádky. Nakreslím 18 krabiček.
18 kutumuz var eşit iki kümeye bölmek istiyoruz. . 18 kutu çizeyim.Máme 18 krabičiek a chceme ich rozdeliť na dve rovnaké kôpky. Teraz nakreslím 18 krabičiek.
18 kutumuz var eşit iki kümeye bölmek istiyoruz. . 18 kutu çizeyim.Mamy 18 pudełek i chcemy podzielić je na dwa równe stosy. Pozwólcie, że narysuję 18 pudełek.
18 kutumuz var eşit iki kümeye bölmek istiyoruz. . 18 kutu çizeyim.Vi har 18 kasser, og vi vil dele dem op i 2 lige store bunker. Lad os tegne 18 kasser.
18 kutumuz var eşit iki kümeye bölmek istiyoruz. . 18 kutu çizeyim.Vi har 18 lådor och vi vill dela upp dem i två lika stora högar. Jag ritar 18 lådor.
18 kutumuz var eşit iki kümeye bölmek istiyoruz. . 18 kutu çizeyim.Έχουμε 18 κουτιά και θέλουμε να τα μοιράσουμε σε δύο στοίβες. Θα σχεδιάσω 18 κουτιά.
18 kutumuz var eşit iki kümeye bölmek istiyoruz. . 18 kutu çizeyim.Имаме 18 кутии и искаме да ги разделим на две еднакви купчини. Нека нарисувам 18 кутии.
18 kutumuz var eşit iki kümeye bölmek istiyoruz. . 18 kutu çizeyim.У нас є 18 коробок і ми хочемо поділити їх на дві рівні купи. Я намалюю 18 коробок.
18 kutumuz var eşit iki kümeye bölmek istiyoruz. . 18 kutu çizeyim.لدينا 18 صندوق نريد ان نقسمهم الى مجموعتين متساويتين دعوني ارسم 18 صندوق