Gri kutular Windows yazılımı kullanmıyorlar; onlar tamamen farklı bir teknoloji.Disse grå bokse kører ikke på Windows software, det er en helt anden teknologi.
Gri kutular Windows yazılımı kullanmıyorlar; onlar tamamen farklı bir teknoloji.Hộp xám không chạy phần mềm Windows; chúng là một công nghệ khác hoàn toàn.
Gri kutular Windows yazılımı kullanmıyorlar; onlar tamamen farklı bir teknoloji.이 제어 시스템에서 윈도우즈 소프트웨어는 작동하지 않습니다. 이 시스템은 완전히 다른 기술이죠.
Gri kutular Windows yazılımı kullanmıyorlar; onlar tamamen farklı bir teknoloji.Kotak abu-abu ini tidak menjalankan perangkat lunak Windows; teknologi yang digunakan sama sekali berbeda.
Gri kutular Windows yazılımı kullanmıyorlar; onlar tamamen farklı bir teknoloji.Las cajas grises no usan software de Windows; son de una tecnología completamente diferente.
Gri kutular Windows yazılımı kullanmıyorlar; onlar tamamen farklı bir teknoloji.Les boites grises ne tournent pas sous Windows ; c'est une technologie complètement différente.
Gri kutular Windows yazılımı kullanmıyorlar; onlar tamamen farklı bir teknoloji.På de gråa lådorna körs inte Windows; det är en helt annan teknologi.
Gri kutular Windows yazılımı kullanmıyorlar; onlar tamamen farklı bir teknoloji.Sulle scatole grigie non gira Windows hanno una tecnologia completamente diversa.
Gri kutular Windows yazılımı kullanmıyorlar; onlar tamamen farklı bir teknoloji.Szare skrzynki, nie działają w środowisku Windows; używają całkowicie innej technologii.
Gri kutular Windows yazılımı kullanmıyorlar; onlar tamamen farklı bir teknoloji.Windows ソフトを実行しません; まったく異なる技術です。 しかし、もし何とかして
Gri kutular Windows yazılımı kullanmıyorlar; onlar tamamen farklı bir teknoloji.Τα γκίζα κουτιά δεν "τρέχουν" λειτουργικό Windows - είναι μια τελείως διαφορετική τεχνολογία.
Gri kutular Windows yazılımı kullanmıyorlar; onlar tamamen farklı bir teknoloji.Серые коробки работают не под управлением Windows. Это совершенно иная технология.
Gri kutular Windows yazılımı kullanmıyorlar; onlar tamamen farklı bir teknoloji.Сивите кутии не оперират с Windows софтуер; те са напълно различна технология.
Gri kutular Windows yazılımı kullanmıyorlar; onlar tamamen farklı bir teknoloji.Сірі коробки працюють не під програмним забезпеченням Windows. Це зовсім інша технологія.
Gri kutular Windows yazılımı kullanmıyorlar; onlar tamamen farklı bir teknoloji.הקופסאות האפורות לא מריצות תוכנת Windows; הן עובדות על טכנולוגיה אחרת לגמרי.
Gri kutular Windows yazılımı kullanmıyorlar; onlar tamamen farklı bir teknoloji.ان هذه العلب الرمادية لا تعمل حتماً على نظام ويندوز انها تعمل على نظام مختلف جداً
Hall'un bacaklar. "Bu kutuları ile birlikte gel," dedi.홀의 다리. "그 상자와 함께 가자"고 말했다.
Hall'un bacaklar. "Bu kutuları ile birlikte gel," dedi.القاعة الساقين. "تعال إلى جانب هذه الصناديق ،" قال.
Hall'un bacaklar. "Bu kutuları ile birlikte gel," dedi."私は十分な長待っていた。"
Her birini uygun kutulara yerleştireyim.1, přímo tady.
Her birini uygun kutulara yerleştireyim. Arada, 2 ve 3 için biraz boşluk bırakayım ve 4'ü yazayım.И за да изясним това, нека напиша долу числа, нека ги категоризирам в съответните им кошчета.
Her birini uygun kutulara yerleştireyim.For at finde hyppigheden for de enkelte observationer skal vi første kategorisere dem.
Her birini uygun kutulara yerleştireyim.같은 숫자가 몇 개 있는지 알아보기 위해 숫자 하나 하나 세어 보면서
Her satıra ismini yazıyor, tüm kutuları kontrol ediyor, gerek gördüğü yerlere numaralar yazıyor.Firma dove serve, mette una crocetta in ogni quadratino, scrive numeri dove pensa che ci vogliano dei numeri.
Her satıra ismini yazıyor, tüm kutuları kontrol ediyor, gerek gördüğü yerlere numaralar yazıyor.아버지는 모든 줄에 본인의 이름을 서명하고, 모든 칸들을 확인하고, 숫자가 있어야 한다고 생각하는 곳에 숫자를 적어 넣으십니다.
Her satıra ismini yazıyor, tüm kutuları kontrol ediyor, gerek gördüğü yerlere numaralar yazıyor.Nad každú čiaru sa podpíše, zaškrtne všetky políčka, napíše čísla tam, kde si myslí, že patria.
Her satıra ismini yazıyor, tüm kutuları kontrol ediyor, gerek gördüğü yerlere numaralar yazıyor.Se semnează pe fiecare linie, bifează toate căsuţele, pune numere acolo unde crede că ar trebui să fie numere.
Her satıra ismini yazıyor, tüm kutuları kontrol ediyor, gerek gördüğü yerlere numaralar yazıyor.Wpisuje imię w każdej linijce, zaznacza wszystkie rubryki, a gdzie chce, wpisuje liczby.
Her satıra ismini yazıyor, tüm kutuları kontrol ediyor, gerek gördüğü yerlere numaralar yazıyor.Υπογράφει σε κάθε γραμμή, ελέγχει όλα τα κουτάκια, συμπληρώνει αριθμούς εκεί που νομίζει ότι χρειάζονται.
Her satıra ismini yazıyor, tüm kutuları kontrol ediyor, gerek gördüğü yerlere numaralar yazıyor.Він підписується в кожному рядку, перевіряє всі графи, вписує числа туди, де, на його погляд, вони мають бути.
Her satıra ismini yazıyor, tüm kutuları kontrol ediyor, gerek gördüğü yerlere numaralar yazıyor.הוא חותם את השם שלו בכל שורה, הוא מסמן וי בכל ריבוע, הוא רושם מספרים בכל מקום שהוא חושב שצריך.
Her satıra ismini yazıyor, tüm kutuları kontrol ediyor, gerek gördüğü yerlere numaralar yazıyor.يقوم بتوقيع اسمه على كل سطر، ويضع علامات على كل الصناديق، ويضع أرقاما حيث يظن أنه يجب أن توضع أرقام.
Her satıra ismini yazıyor, tüm kutuları kontrol ediyor, gerek gördüğü yerlere numaralar yazıyor.必要と思う所に番号を振るのです そんな父を見て思いました 私を介護する人はどうするだろう?
İçerik açısından baktığınızda hikayeler ve gizemli kutular arasındaki ilişki nedir?Alors voilà.
İçerik açısından baktığınızda hikayeler ve gizemli kutular arasındaki ilişki nedir?En als je op deze manier naar verhalen kijkt, naar de inhoud, wat zijn verhalen dan meer dan mystery boxes?
İçerik açısından baktığınızda hikayeler ve gizemli kutular arasındaki ilişki nedir?E quanto al contenuto, guardi alle storie e pensi, beh, che cosa sono le storie se non scatole dei misteri?
İçerik açısından baktığınızda hikayeler ve gizemli kutular arasındaki ilişki nedir?여러분이 이야기들을 보고 그 내용을 볼때 아마 이런 생각을 하실겁니다 대체 무슨 내용인데 미스터리가 이렇게 많아?
İçerik açısından baktığınızda hikayeler ve gizemli kutular arasındaki ilişki nedir?(Naurua) Kun katsoo tarinoiden sisältöä huomaa, että tarinathan ovat nimenomaan arvoituslaatikoita.
İçerik açısından baktığınızda hikayeler ve gizemli kutular arasındaki ilişki nedir?(Râsete)
İçerik açısından baktığınızda hikayeler ve gizemli kutular arasındaki ilişki nedir?(Risas)
İçerik açısından baktığınızda hikayeler ve gizemli kutular arasındaki ilişki nedir?(Śmiech) Wszystkie opowiadania to tajemnicze skrzynki. Wszystkie opowiadania to tajemnicze skrzynki.
İçerik açısından baktığınızda hikayeler ve gizemli kutular arasındaki ilişki nedir?Szóval ez van.
İçerik açısından baktığınızda hikayeler ve gizemli kutular arasındaki ilişki nedir?Tak to je. Co se týče obsahu, vidíte příběhy a myslíte si, "Co jiného jsou příběhy, než záhadné schránky?"
İçerik açısından baktığınızda hikayeler ve gizemli kutular arasındaki ilişki nedir?(צחוק) אז זהו. מבחינת התוכן, מסתכלים בסיפורים, וחושבים, טוב, מהם סיפורים אם לא קופסאות מיסתורין?
İçerik açısından baktığınızda hikayeler ve gizemli kutular arasındaki ilişki nedir?لذلك يوجد ذلك الشئ. من حيث محتواه ، تنظر إلي القصص ، و تعتقد ، حسنا, هل القصص إلا صناديق غموض؟
İçerik açısından baktığınızda hikayeler ve gizemli kutular arasındaki ilişki nedir?ストーリーの中の 謎の箱に引っかかります テレビ番組には基本的な疑問があって 最初の場面はティーザーと呼ばれています
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.그것을 열어보기 전까지는 안에 무엇이 들었는지 모릅니다. 그리고 15개의 파이를 획득할 때까지, 상자를 열어봅니다.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.Et je vais ouvrir une boîte après l'autre jusqu'à ce que j'aie 15 tartes.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.Ik weet niet wat erin zit, tot ik ze open. En ik ga door met dozen openen, tot ik 15 taarten heb.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.Nem tudom mi van bennük, amíg nem nyitom ki őket. És egymás után nyitom ki a dobozokat, amíg nincs 15 pitém.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.Nevím, co v nich je, dokud je neotevřu. A tak otevírám krabici za krabicí, až najdu patnáct koláčů.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.Nie znam ich zawartości. Otwieram je do uzbierania 15 ciastek.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.Non so cosa ci sia dentro finchè non le apro. E io andrò in giro aprendo scatole finchè avrò 15 torte.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.No sé lo que tienen dentro hasta que las abro. Y voy abriendo caja tras caja hasta que consigo 15 tortas.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.Só sei o que está dentro delas quando as abrir. Vou abrindo uma após outra, até obter as 15 tartes.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.אני לא יודע מה יש בתוכן, עד שאני פותח אותן ואני הולך מסביב ופותח קופסא אחר קופסא, עד שיש לי 15 עוגות
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.لا أعلم ما بداخلها حتى أفتحها. و أدور بالمكان فاتحاً الصندوق تلو الآخر. إلى أن أتم الخمس عشرة فطيرة.
İçlerinde ne olduğunu onları açana kadar bilmiyorum. ve 15 çöreği toplayana dek kutuları birer birer açıyorum.そうしてパイを 15 個得るまで箱を開け続けます さて 例えば Warcraft の様なゲームは
İlginç olan hala karton kutular kullanıyoruz.Ce e interesant e că încă folosim cutii de carton.
İlginç olan hala karton kutular kullanıyoruz.Co ciekawe nadal używamy kartonowych pudełek.