Burayı kapatıp yerine öğle yemeği kutularını satabileceğim,z bir yer açalım.Ne düşünüyorsun?Chiudi con quel posto per tagliatelle e apriamo un negozio per pacchi del pranzo?! Che ne pensi?!
Burayı kapatıp yerine öğle yemeği kutularını satabileceğim,z bir yer açalım.Ne düşünüyorsun?Hör bei diesem Nudelschop auf und öffne einen Lunchbox Shop. Was hälst du davon?!
Burayı kapatıp yerine öğle yemeği kutularını satabileceğim,z bir yer açalım.Ne düşünüyorsun?Neem ontslag van die noedel restaurant en laten we lunchdoos winkel openen. Wat denk je ervan?
Burayı kapatıp yerine öğle yemeği kutularını satabileceğim,z bir yer açalım.Ne düşünüyorsun?Nghỉ ở tiệm mì đó đi và mở một tiệm bán cơm hộp?! Cậu nghĩ sao?!
Burayı kapatıp yerine öğle yemeği kutularını satabileceğim,z bir yer açalım.Ne düşünüyorsun?Odejdź z tego kluskowego miejsca i otwórzmy sklep z pudełkami lunchowymi?! Co o tym myślisz?!
Burayı kapatıp yerine öğle yemeği kutularını satabileceğim,z bir yer açalım.Ne düşünüyorsun?Pusti službo v tisti restavraciji z rezanci in odprimo trgovino s škatlami za kosilo. Kaj misliš?!
Burayı kapatıp yerine öğle yemeği kutularını satabileceğim,z bir yer açalım.Ne düşünüyorsun?Quitte ce restaurant de nouilles et ouvre un magasin de "boîte à repas" ?! Qu'est-ce que tu en penses ?
Burayı kapatıp yerine öğle yemeği kutularını satabileceğim,z bir yer açalım.Ne düşünüyorsun?Renunta la restaurantul de taitei si deschide un magazin de pranzuri la pachet?! Ce crezi?
Burayı kapatıp yerine öğle yemeği kutularını satabileceğim,z bir yer açalım.Ne düşünüyorsun?Sluta på den där nudel stället och låt oss öppna en lunch box ställe?! Vad tycker du?
Burayı kapatıp yerine öğle yemeği kutularını satabileceğim,z bir yer açalım.Ne düşünüyorsun?Παραιτήσου από εκείνο το μέρος με τα νούντλς κι έλα να ανοίξουμε ένα μαγαζί με πακέτα μεσημεριανού. Τι λες;
Burayı kapatıp yerine öğle yemeği kutularını satabileceğim,z bir yer açalım.Ne düşünüyorsun?Уходи из этого лапшичного места и давай откроем магазин с завтраками? Что думаешь?
Burayı kapatıp yerine öğle yemeği kutularını satabileceğim,z bir yer açalım.Ne düşünüyorsun?תתפטר ממסעדת האיטריות ובוא נפתח חנות לאריזות ארוחות !?צהריים, מה אתה חושב
Burayı kapatıp yerine öğle yemeği kutularını satabileceğim,z bir yer açalım.Ne düşünüyorsun?أترك محل النوديلز ودعنا نفتتح محل علبه غداء؟ ماذا تظن؟
Burayı kapatıp yerine öğle yemeği kutularını satabileceğim,z bir yer açalım.Ne düşünüyorsun?ハニは飯食ったかな?
Cevaplarınızı bu kutulara yazın.Napište vaše odpovědi do těchto polí.
Cevaplarınızı bu kutulara yazın.Proszę wpisać odpowiedzi w odpowiednie pola.
Cevaplarınızı bu kutulara yazın.Заносим значения в эти ячейки.
Çevreleyen KutularBoîtes bondissantes
Çevreleyen KutularCaixas Envolventes
Çevreleyen KutularOmgivande rutor
Çevreleyen KutularRiquardi delimitanti
Çevreleyen KutularРамки- обгортки
Çıktıda "overfull hboxes" ı siyah kutular ile gösterirEntourer de noir les « & #160; dépassements de boîtes horizontales & #160; » dans la sortie
Çıktıda "overfull hboxes" ı siyah kutular ile gösterirGeeft de aanwezigheid van "overvolle hboxes" aan met een zwarte streep in de marge
Çıktıda "overfull hboxes" ı siyah kutular ile gösterirMarca "caixas horizontais demasiado cheias" no resultado com caixas pretas
Çıktıda "overfull hboxes" ı siyah kutular ile gösterirMarca « cajas horizontales demasiado llenas » en la salida con cajas negras
Çıktıda "overfull hboxes" ı siyah kutular ile gösterirMarkerar "överfulla h- rutor" i utmatningen med svarta rutor
Çıktıda "overfull hboxes" ı siyah kutular ile gösterirMarkerer "overfull hboxes" på output med sorte felter
Çıktıda "overfull hboxes" ı siyah kutular ile gösterirMarkiert„ overfull hboxes“ in der Ausgabe mit schwarzen Rahmen
Çıktıda "overfull hboxes" ı siyah kutular ile gösterirMerkitsee hboxien ylivuodon tulosteeseen mustina laatikoina
Çıktıda "overfull hboxes" ı siyah kutular ile gösterir“overfull hboxes” を黒い箱として印字する
Çıktıda "overfull hboxes" ı siyah kutular ile gösterirSegna « fuori misura » con quadratini neri nel risultato
Çıktıda "overfull hboxes" ı siyah kutular ile gösterirΣήμανση της "υπερπλήρωσης πλαισίων" στην έξοδο με μαύρα κουτιά
Çıktıda "overfull hboxes" ı siyah kutular ile gösterirМаркира "overfull hboxes" в резултата с черни квадратчета
Çıktıda "overfull hboxes" ı siyah kutular ile gösterirПозначає « overfull hboxes » у вивідних повідомленнях чорними прямокутниками
Çıktıda "overfull hboxes" ı siyah kutular ile gösterirПомечает на выводе « переполненные блоки » чёрными прямоугольниками
Çocukken, her zaman kutuları ve bunun gibi şeyleri parçalardım.Als ich ein Kind war, nahm ich immer Kisten und so was auseinander.
Çocukken, her zaman kutuları ve bunun gibi şeyleri parçalardım.Als kind was ik altijd dozen uit elkaar aan het halen.
Çocukken, her zaman kutuları ve bunun gibi şeyleri parçalardım.Când eram copil, îmi plăcea foarte mult să desfac cutii şi alte lucruri.
Çocukken, her zaman kutuları ve bunun gibi şeyleri parçalardım.Cuando era niño, siempre estaba, como, desarmando cajas.
Çocukken, her zaman kutuları ve bunun gibi şeyleri parçalardım.Da jeg var dreng, skilte jeg altid ting ad.
Çocukken, her zaman kutuları ve bunun gibi şeyleri parçalardım.Jako dítě jsem rozebíral krabice a podobné věci.
Çocukken, her zaman kutuları ve bunun gibi şeyleri parçalardım.Jako dziecko rozbierałem skrzynki i pudełka.
Çocukken, her zaman kutuları ve bunun gibi şeyleri parçalardım.Khi tôi còn là một đứa trẻ tôi luôn thích, kiểu, tháo tung những chiếc hộp và những thứ khác.
Çocukken, her zaman kutuları ve bunun gibi şeyleri parçalardım.Kiskoromban folyton szétszedtem a dobozokat, meg ilyenek.
Çocukken, her zaman kutuları ve bunun gibi şeyleri parçalardım.어릴 적, 저는 박스와 물건들을 분해하는 걸 좋아했습니다
Çocukken, her zaman kutuları ve bunun gibi şeyleri parçalardım.Kun olin pieni olin aina purkamassa laatikoita.
Çocukken, her zaman kutuları ve bunun gibi şeyleri parçalardım.Quand j'étais gamin, j'étais toujours occupé à démonter des boîtes et ce genre de trucs.
Çocukken, her zaman kutuları ve bunun gibi şeyleri parçalardım.Quando era miúdo, estava sempre a desmanchar caixas e outras coisas.
Çocukken, her zaman kutuları ve bunun gibi şeyleri parçalardım.Όταν ήμουν πιτσιρικάς, αποσυναρμολογούσα πάντοτε κουτιά και διάφορα τέτοια.
Çocukken, her zaman kutuları ve bunun gibi şeyleri parçalardım.В детстве я постоянно разбирал разные коробки.
Çocukken, her zaman kutuları ve bunun gibi şeyleri parçalardım.Като дете, винаги разглобявах кутии и разни други нища.
Çocukken, her zaman kutuları ve bunun gibi şeyleri parçalardım.כשהייתי ילד, הייתי תמיד, כאילו, מפרק קופסאות וכאלה דברים.
Çocukken, her zaman kutuları ve bunun gibi şeyleri parçalardım.عندما كنت طفلا, كنت دائما, أقوم بفك الصناديق و الأشياء.
Çocukken, her zaman kutuları ve bunun gibi şeyleri parçalardım.昨日の夜も ホテルの部屋でクリネックスの箱を分解しました
Çok basit kutular: tek bir düğmeye basıyorsunuz ve bir takım LED etkileşimi oluyor.Chúng khá đơn giản: Chỉ cần nhấn nút và LED sẽ tự tương tác.
Çok basit kutular: tek bir düğmeye basıyorsunuz ve bir takım LED etkileşimi oluyor.Cutii foarte simple: doar apeși un buton și se-ntamplă un soi de interactiune a LED-urilor.
Çok basit kutular: tek bir düğmeye basıyorsunuz ve bir takım LED etkileşimi oluyor.Des boites vraiment simples : vous appuyez juste sur un bouton et les diodes interagissent.
Çok basit kutular: tek bir düğmeye basıyorsunuz ve bir takım LED etkileşimi oluyor.Heel simpele kasten: je duwt op één knop voor een LED-interactie.
Çok basit kutular: tek bir düğmeye basıyorsunuz ve bir takım LED etkileşimi oluyor.매우 단순한 박스들로 그저 버튼하나를 누르면 몇 가지의 LED 인터랙션이 나옵니다.