kutuların ile cümle
kutuların kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kartvizitler, mısır gevreği kutularının arkaları, kutu oyunları...خلف علبة حبوب الفطور، ألعاب اللوح. أي مكان يستخدم فيه الحبر
Kartvizitler, mısır gevreği kutularının arkaları, kutu oyunları...それらに対する概念が変わってきます
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.De lägger dem i skumplast, små askar.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Eles põem-nos em espuma, em pequenos recipientes.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Habszivacs közé és kis tárolókba teszik őket.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Họ đặt chúng trong những cái hộp xốp nhỏ.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Ils les mettent dans de petits contenants en mousse
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.그 사람들은 뼈들을 발포 고무로 된 작은 용기에 넣죠.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Le mettono nel polistirolo, in piccoli contenitori.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Le pun în containere mici cu spumă.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Los ponen entre espuma, en cajas.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Sie packen sie in Schaumstoff, in kleine Gefäße.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Ukládají je do krabiček, do pěnové hmoty.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Ukladajú ich do škatuliek do penovej hmoty.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Umieszczają je w piance, w małych pojemnikach.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Ze bewaren ze in schuim in kleine containers.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Они кладут их в пенопласт, в маленькие коробочки.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.Те ги слагат в пяна, в малки контейнери.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.הם שמים אותם במיכלים קטנים מלאים קצף.
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.يضعوها في رغوة,في حاويات صغيرة
Kemikleri küçük kutuların içinde köpüklerle destekleyerek saklıyorlar.とても大切にされています
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsindenAbstand in Pixeln zwischen Rahmen und Inhalt
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsindenA dobozok belső szegélyének vastagsága (képpontban)
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsindenA margem dentro das caixas em pixels
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsindenDe marges in de vakken, in pixels
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsindenEl margen dentro de los cuadros, en píxeles
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsinden픽셀 단위의 상자 안의 여백
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsindenLa marge à l'intérieur du cadre, en pixels
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsindenLề ở trong hộp, điểm ảnh.
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsindenMargenen inden i rammer i pixel
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsindenMarginaali laatikoiden sisällä pikseleinä
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsindenMarginea interioară a chenarului, în pixeli
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsindenMargine dentro i riquadri, in pixel
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsindenMargines wewnątrz ramek, w pikselach
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsindenOkraj v rámcoch, v pixeloch
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsindenRob znotraj okvirja, v pikah
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsindenRutans innermarginal i bildpunkter
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsindenVelikost okraje v rámu měřený v pixelech
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsindenΤο περιθώριο μέσα στα πλαίσια, σε εικονοστοιχεία
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsindenГраницата от вътрешната страна на рамката в пиксели.
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsindenПоле всередині рамок, пікселів
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsindenРазмер в точках отступа текста от рамки
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsindenהשוליים בתוך תיבות, בפיקסלים
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsindenالهامش داخل الصناديق ، بوحدة البكسل
Kutuların içinden bırakılacak pay, - pixel cinsinden枠内の余白 (ピクセル)
NEREYE: dükkanlarda ve büfelerde bulunan kırmızı pil toplama kutularınaDÓNDE LLEVARLOS: cajas rojas de reciclaje de pilas en tiendas y kioscos
NEREYE: dükkanlarda ve büfelerde bulunan kırmızı pil toplama kutularınaMINNE: punaisiin paristonkeräyslaatikoihin kaupoissa ja kioskeissa
NEREYE: dükkanlarda ve büfelerde bulunan kırmızı pil toplama kutularınaOÙ : les boîtes de collecte de piles rouges dans les magasins et les kiosques
NEREYE: dükkanlarda ve büfelerde bulunan kırmızı pil toplama kutularınaVAR: röda batteriinsamlingslådor i butiker och kiosker
NEREYE: dükkanlarda ve büfelerde bulunan kırmızı pil toplama kutularınaКУДА: в находящиеся в магазинах и киосках красные ящики для сбора батареек
NEREYE: dükkanlarda ve büfelerde bulunan kırmızı pil toplama kutularınaإلى أين: إلى الصناديق الحمراء لجمع البطاريات في المحلات التجارية والأكشاك.
NEREYE: dükkanlarda ve büfelerde bulunan kırmızı pil toplama kutularına哪里:商店或小商店里的红色电池回收箱
Onu, ki o eskisi gibi değildi, posta kutularının yanında ilk görüşüm,Il mio vedere lei, non era lei, alla cassetta della posta.
Onu, ki o eskisi gibi değildi, posta kutularının yanında ilk görüşüm,Imaginaba verla, no era ella, en el buzón.
Onu, ki o eskisi gibi değildi, posta kutularının yanında ilk görüşüm,Jej widok, to nie ona, przy skrzynce na listy
Onu, ki o eskisi gibi değildi, posta kutularının yanında ilk görüşüm,내가 우체통 앞에서 본 건, 그녀가 아니었어.
Onu, ki o eskisi gibi değildi, posta kutularının yanında ilk görüşüm,Tot ik haar zag bij de brievenbus. Ze was het niet.
Onu, ki o eskisi gibi değildi, posta kutularının yanında ilk görüşüm,Văzînd-o, nu era ea, la cutia poştală.
Onu, ki o eskisi gibi değildi, posta kutularının yanında ilk görüşüm,Wie ich sie sah, es war nicht sie am Briefkasten.
Onu, ki o eskisi gibi değildi, posta kutularının yanında ilk görüşüm,Когато я видях, не беше тя, при пощенската кутия.
İlgili Sayfalar