kurutulmuş ile cümle
kurutulmuş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Kurutulmuş balık benim damak tadıma uygun değil.Dried fish is not to my taste.
Kurutulmuş tuzlanmış sığır etin var mı?Do you have dried salted beef?
Favori kurutulmuş meyven nedir?What's your favorite dried fruit?
Kuru üzüm kurutulmuş üzümdür.Raisins are dried grapes.
Ben biraz kurutulmuş tuzlu sığır eti buldum.I found some dried salted beef.
Şirket ayrıca gıda endüstrisi için kurutulmuş yumurtalar üretti.The company also produced dried eggs for food industries.
Kurutulmuş Longanlar Çin mutfağında ve Çin'in şekerli tatlı çorbalarında sıkça kullanılır.Dried longan are often used in Chinese cuisine and Chinese sweet dessert soups.
Gammon gibi bazı kurutulmuş etler, genellikle biftek olarak servis edilir.Some cured meat, such as gammon, is commonly served as steak.
Beemster Polder, 1609 - 1612 yılları arasında kurutulmuştur.The Beemster Polder was dried during the period 1609 through 1612.
Uiḷaq : Kurutulmuş et.Skrevet av: Ingvild Kjøde.
Bademlisi, fındıklısı, karışık kurutulmuş meyvelisi olmak üzere birçok çeşidi bulunur.It consists of multiple lamella,or layers, each one composed of aligned fibers.
Yeşil mangolar mango salatası olarak kurutulmuş karides ve balık sosu ile kullanılabilmektedir.Green mangoes can be used in mango salad with fish sauce and dried shrimp.
Gölün son yıllarda önemli bir kısmı kurutulmuştur.Most of the lake has dried in recent years.
Kavrulmuş (güneşte kurutulmuş) kakao çekirdeklerinden ve soğuk preslenmiş kakao tereğinden yapılır.It is made from unroasted (sun-dried) cacao beans and cold pressed cacao butter.
Bataklığın büyük kısmı tarım amacıyla kurutulmuştur.Much of the forest has been cleared for agricultural purposes.
Kurutulmuş meyveleri alkalizatör olarak alternatif tıpta kullanılmaktadır.The honey is commonly sold as an alternative medicine.
Ayrıca kurutulmuş meyve olarak meyveleri satılıp değerlendirilmektedir. ^ "Myrica rubra"."Fruit Ripening: Fruits which ripen after harvest".
Günümüzde dere kurutulmuş ve eski yatağı bir caddeye dönüştürülmüştür.Now wealthy, he moved into a newly constructed house on First Street.
Kurutulmuş yiyecek atıklarını alıp, solucanlara "İşte size akşam yemeği." demeyi denedim.And I tried taking the dried food waste, putting it to the worms, going, "There you go, dinner."
Kurutulmuş et yok.There's no beef jerky.
Kurutulmuş et.It's dried meat.
Kurutulmuş sevmem. Çıtır çıtır sevmem.I don't like it seared, I don't like it crispy.
Dalmaçyalılar geleneksel olarak kurutulmuş morina güveciyle birlikte ev ekmeği hazırlıyorlar.Dalmatians traditionally prepare a dried cod stew, along with home-baked bread.
Kurutulmuş meyve Alkolsüz içecekler Meyve suyu Şeker, şeker veya küp şeklinde şeker.Dried fruit Soft drinks Juice Sugar as sweets, tablets or cubes.[23]
Kurutulmuş Lophophora williamsii dilimleri ("Peyote Düğmeleri")Dried Lophophora williamsii slices ("Peyote Buttons") with a US 5 cent coin for scale
Matricariae flos: Bitki çayında yaygın olarak kullanılan kurutulmuş M. chamomilla çiçeğiMatricariae flos: Dried M. chamomilla flower as commonly used in herbal tea
Entomatada'lar genellikle kurutulmuş fasulye veya pirinçle servis edilir.Entomatadas are often served with refried beans or rice.
Taze, kurutulmuş veya kavrulmuş kabak tohumları özellikle popülerdi.Squash seeds, fresh, dried or roasted, were especially popular.
Kurutulmuş meyveler pişirmede kullanılır.Dried fruits are used in cooking.
Kurutulmuş meyveler ekonomik öneme sahiptir.It is of more economic importance.
Asıl boya potas, ferrik sülfat ve kurutulmuş kokineal gerektiriyordu.The original dye required potash, ferric sulfate, and dried cochineal.
Kurutulmuş, öğütülmüş siyah İran misket limonuDried, ground black Persian limes
Kurutulmuş gıdaların listesiList of dried foods Food portal
Kurutulmuş misket limonu çok aromalıdır.Dried limes are strongly flavored.
Kışlık salam, kurutulmuş domuz eti ve baharatlardan yapılır, yavaş içilir.Winter salami is made from cured pork and spices, smoked slowly.
En küçüğünden en büyüğüne: boortsog kurabiyeleri, aaruul (kurutulmuş lor) ve ul boov kekleriFrom smallest to largest: boortsog cookies, aaruul (dried curds), and ul boov cakes
Kurutulmuş kuşburnu da el sanatları ve ev kokuları için kullanılmaktadır.Dried rose hips are also sold for primitive crafts and home fragrance purposes.
Beslenmesi çoğunlukla karışık tohumlar, kozalaklı ağaçlar ve havada kurutulmuş mantarlardan oluşur.Its diet consists mainly of mixed seeds, conifer cones and air-dried fungi.
Uiḷaq : Kurutulmuş et.Spar dir das Fleisch.
Yapılan çalışmalar ile suyun taşması engellenmiş ve bataklık kurutulmuştur.Die Verfüllung sackte ab, das Erdloch entstand.
Ahududu yaprakları, taze veya kurutulmuş olarak bitki çaylarında kullanılır.Pharmazeutisch wird das frische oder getrocknete Kraut der Pflanze verwendet.
Kurutulmuş moringa oleifera tohumları.Graines de Moringa oleifera.
Domuz eti; kurutulmuş acı biber, baharat ya da ananas kombinasyonu ile marine edilir.La viande de porc est marinée avec un mélange de piments, épices et ananas.
Uiḷaq : Kurutulmuş et.Impérative: Passe le beurre!
Dünyanın diğer ülkelerinde sulak alanlar kurutulmuştur.Les contacts avec les autres pays du monde se sont développés.
Daha sonra elbisenin arşivlenmeden önce tahnitlenerek kurutulmuş et şeklinde korunacağını açıkladı.Más tarde explicó que el vestido se conservaría y se convertiría en un tipo de cecina antes de ser archivado.
Kurutulmuş yapraklarına koka adı verilir.Surgen las llamadas puntas azilienses.
Uiḷaq : Kurutulmuş et.Preparación: Desprese el pollo.
Beemster Polder, 1609 - 1612 yılları arasında kurutulmuştur.Il polder Beemster venne creato nel periodo tra il 1609 ed il 1612.
Bataklığın büyük kısmı tarım amacıyla kurutulmuştur.Gran parte della Camargue esterna è stata drenata per fini agricoli.
Molehiya otunun kurutulmuş haldeki kokusu kına otuna benzemektedir.Eva, invece, sente l'odore di un profumo.
Uiḷaq : Kurutulmuş et.Sentimento fatto carne.
Daha sonra elbisenin arşivlenmeden önce tahnitlenerek kurutulmuş et şeklinde korunacağını açıkladı.Позже он объяснил, что платье будет сохранено в вялёном виде ещё до сдачи в архив.
Uiḷaq : Kurutulmuş et.Рецепт: Мясо отваривают и вынимают.
Uiḷaq : Kurutulmuş et.والصوم: ترك الأكل.
Molehiya otunun kurutulmuş haldeki kokusu kına otuna benzemektedir.تفوح منها رائحة تشبه رائحة الكافور عند هرسها.
Fermente edilmiş, kurutulmuş, kavrulmuş ve kabuklarından ayrılmış kakao çekirdeklerinden üretilmiştir.É produzido a partir de grãos de cacau que foram fermentados, torrados, e separados de suas peles.
Dünyanın diğer ülkelerinde sulak alanlar kurutulmuştur.Os restos dos mundos restantes foram dobrados.
Jelleşmiş ve ardından kurutulmuş nişastaya prejelatinize edilmiş nişasta denir.Een beschreven en daarna opgerolde lap zijde.
Türk tütünü, güneşte kurutulmuş, oldukça aromatik, küçük yapraklı bir tütün çeşididir.De Japanse groene thee heeft een wat meer plantaardig, bijna grasachtige smaak.