Ana içeriğe geç
Sözlük

kurudu ile cümle

kurudu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.(105:9) Грозно рек морю Чермному, и оно иссохло; и провел их по безднам, как по суше;
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.A mustrat marea Roşie, şi ea s'a uscat; şi i -a trecut prin adîncuri ca printr'un pustiu.
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Bo zgromił morze Czerwone, i wyschło, a przewiódł ich przez przepaści, jako przez puszczę.
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Han näpste Röda havet, så att det blev torrt, och förde dem genom djupen såsom genom en öken.
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Hän nuhteli Kaislamerta, ja se kuivui. Hän kuljetti heitä syvyyksissä niinkuin erämaassa.
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.han trued det røde Hav, og det tørrede ud, han førte dem gennem Dybet som gennem en Ørk;
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Il menaça la mer Rouge, et elle se dessécha; Et il les fit marcher à travers les abîmes comme dans un désert.
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.이에 홍해를 꾸짖으시니 곧 마르매 저희를 인도하여 바다 지나기를 광야를 지남 같게 하사
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Minacciò il mar Rosso e fu disseccato, li condusse tra i flutti come per un deserto
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Nebo přimluvil moři Rudému, a vyschlo; i provedl je skrze hlubiny, jako po poušti.
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Ngài quở Biển đỏ , nó bèn khô ; Ngài dần Y-sơ-ra-ên đi ngang qua vực sâu như ngang đồng vắng .
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Ngài quở Biển đỏ, nó bèn khô; Ngài dần Y-sơ-ra-ên đi ngang qua vực sâu như ngang đồng vắng.
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.og han truet det Røde Hav, og det blev tørt, og han lot dem gå gjennem dypene som i en ørken,
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Okríkol Červené more, a vyschlo, a previedol ich morskými hlbinami jako púšťou.
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Pois repreendeu o Mar Vermelho e este se secou; e os fez caminhar pelos abismos como pelo deserto.
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Rákiálta a veres tengerre és kiszáradt, s úgy vivé õket a mélységeken, mint egy síkon.
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Reprendió al mar Rojo y lo secó; los hizo ir por los abismos, como por un desierto
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Und er schalt das Schilfmeer: da ward's trocken, und führte sie durch die Tiefen wie in einer Wüste
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Zapretil je Rdečemu morju, in posušilo se je, in peljal jih je skozi valove kakor po planjavi.
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Και επετιμησε την Ερυθραν θαλασσαν, και εξηρανθη και διεβιβασεν αυτους δια των αβυσσων ως δι' ερημου
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.Смъмра Червеното море, и то изсъхна; И така ги преведе през дълбочините като през пасбище,
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.ויגער בים סוף ויחרב ויוליכם בתהמות כמדבר׃
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.وانتهر بحر سوف فيبس وسيرهم في اللجج كالبرية‎.
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.並 且 斥 責 紅 海 、 海 便 乾 了 . 他 帶 領 他 們 經 過 深 處 、 如 同 經 過 曠 野
Kızıldenizi azarladı, kurudu deniz, Yürüdüler enginde Onun öncülüğünde, Çölde yürür gibi.並且 斥責紅 海 、 海便乾 了 . 他 帶領 他 們經過 深處 、 如同 經過 曠野
Koşmaktan dilim damağım kuruduAm gatul uscat de la atata alergat.
Koşmaktan dilim damağım kuruduCổ tớ khô rang lên vì chạy.
Koşmaktan dilim damağım kuruduHo la gola secca a causa della corsa.
Koşmaktan dilim damağım kuruduIk heb een droge keel gekregen door het rennen.
Koşmaktan dilim damağım kuruduJ'ai la gorge sèche après avoir couru.
Koşmaktan dilim damağım kurudu뛰었더니 목말라.
Koşmaktan dilim damağım kuruduMám z toho behu vyschnuté hrdlo.
Koşmaktan dilim damağım kuruduMein Mund ist wegen dem Rennen ausgetrocknet.
Koşmaktan dilim damağım kuruduMin hals är torr av springandet.
Koşmaktan dilim damağım kuruduMin hals er tør efter at have løbet
Koşmaktan dilim damağım kuruduMój żołądek jest pusty od tego biegania.
Koşmaktan dilim damağım kuruduTenggorokanku kering karena berlari.
Koşmaktan dilim damağım kuruduΚοράκιασα από το τρέξιμο.
Koşmaktan dilim damağım kuruduВ горле пересохло от бега.
Koşmaktan dilim damağım kuruduГърлото ми пресъхна от бягането.
Koşmaktan dilim damağım kurudu.הגרון שלי יבש מהריצה
Koşmaktan dilim damağım kuruduحلقـــي جاف من الركـض
Koşmaktan dilim damağım kurudu溶けちゃってる
Kuruduğunda, bir saat sonra normal posta ileCuando se seca, pueden enviarla por correo al laboratorio luego de una hora.
Kuruduğunda, bir saat sonra normal posta ile이것이 마르면 한 시간 쯤 뒤에
Kuruduğunda, bir saat sonra normal posta ileכשזה יבש, אפשר לשלוח את זה לאחר שעה,
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.As águas de Ninrim são desoladas; secou-se a relva, definhou a erva verde, e não há verdura alguma.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Các dòng nước ở Nim-rim cạn tắt ; cỏ khô , cỏ non chẳng có , không còn một vật xanh nào .
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Các dòng nước ở Nim-rim cạn tắt; cỏ khô, cỏ non chẳng có, không còn một vật xanh nào.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Căci apele Nimrim sînt pustiite, s'a uscat iarba, s'a dus verdeaţa, şi nu mai este niciun fir verde.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Car les eaux de Nimrim sont ravagées, L`herbe est desséchée, le gazon est détruit, La verdure a disparu.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Denn die Wasser zu Nimrim versiegen, daß das Gras verdorrt und das Kraut verwelkt und kein Grünes wächst.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.니므림 물이 마르고 풀이 시들었으며 연한 풀이 말라 청청한 것이 없음이로다
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Le acque di Nimrìm sono un deserto, l'erba si è seccata, finita è la pastura; non c'è più nulla di verde
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Mert Nimrim vizei pusztasággá lesznek, mert elszáradt a pázsit, elfogyott a fû, és semmi zöld nem lészen.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Nimrimin vedet ehtyvät erämaaksi, heinä kuivuu, ruoho lakastuu, vihantaa ei ole.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Nimrims Vande bliver Ødemarker, thi Græsset visner, Grønsværet svinder, Grønt er der ikke.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Nimrims vatten bliva torr ökenmark, gräset förtorkas, brodden vissnar, intet grönt lämnas kvar.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.pretože vody Nimríma budú velikou púšťou, lebo tráva uschne, bylina vyhynie; nebude ničoho zeleného.
Nimrim suları kuruduğu için otlar sararıp soldu. Taze ot kalmadı, yeşillik yok artık.Proto že vody Nimrim vymizejí, že uschne bylina, usvadne tráva, aniž co zeleného bude.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod