kurtulmasını ile cümle
kurtulmasını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Lütfen ona kuru yapraklardan kurtulmasını söyle.Please tell him to get rid of the dead leaves.
Extremis güçleri düşüşünden sağ kurtulmasını sağlayan Potts,müdahale eder ve Killian’ı öldürür.Potts, whose Extremis powers allowed her to survive her fall, intervenes and kills Killian.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Brothers, my heart's desire and my prayer to God is for Israel, that they may be saved.
Ama artık ölümden ve yazgıdan kurtulmasının bir yolu yoktur.But now there is no way for him to avoid death and doom.
Clara, buradan kurtulmasını söyler.Lou fragt ihn, ob er sie verlassen werde.
Clara, buradan kurtulmasını söyler.Sue décide de le quitter.
Filmin ticari başarısı, yapımcı şirketlerden biri olan Sidus Pictures'ın iflastan kurtulmasını sağlamıştır.L'échec commercial du film cause la faillite de la société de production de l'acteur, Solar production.
Extremis güçleri düşüşünden sağ kurtulmasını sağlayan Potts,müdahale eder ve Killian’ı öldürür.Potts, después de haber sobrevivido al procedimiento Extremis, mata a Killian.
Uçma sembolleri, Jim'in esir kampından kurtulmasını simgeler.Tom, allora, gli suggerisce di far sparire in mare il corpo di Jim.
Extremis güçleri düşüşünden sağ kurtulmasını sağlayan Potts,müdahale eder ve Killian’ı öldürür.Поттс, чьи силы «Экстремис» позволили ей пережить падение, вмешивается и убивает Киллиана.
Clara, buradan kurtulmasını söyler.Анна просит его уйти.
Bakü'nün işgalden kurtulmasının ardından, Karabağ harekatı 23 Eylül 1918'de başlıyor.بعد تخلية باكو من الإحتلال بدأت حركة قاراباغ من تاريخ ٢٣ سبتمبر ١٩١٨.
Tiberius'un ölümü bu suçlamalardan kurtulmasını sağlamıştır.Somente a morte do próprio Tibério fez com que se livrasse daquelas acusações.
Extremis güçleri düşüşünden sağ kurtulmasını sağlayan Potts,müdahale eder ve Killian’ı öldürür.Potts, której Extremis pozwala przeżyć, interweniuje i zabija ostatecznie Killiana.
Clara, buradan kurtulmasını söyler.Ліла просить його піти.
Extremis güçleri düşüşünden sağ kurtulmasını sağlayan Potts,müdahale eder ve Killian’ı öldürür.Поттс, переживши процедуру Екстреміс, вбиває Кілліана.
Extremis güçleri düşüşünden sağ kurtulmasını sağlayan Potts,müdahale eder ve Killian’ı öldürür.Zakročí Pottsová, která přežila pád díky účinkům Extremis, a zabije ho.
1. Dünya Savaşı'nda Türk ordusu Nahçıvan'ın Ermeni istilasından kurtulmasını sağlamıştır.În cursul primului război atomic, oamenii au curățat Pământul de Nephilimi.
Tiberius'un ölümü bu suçlamalardan kurtulmasını sağlamıştır.Csak Tiberius halála mentette meg a kivégzéstől.
Clara, buradan kurtulmasını söyler.Grace azt mondja, hogy hagyják békén őket.
Cobb’a içinde bulunduğu durumdan kurtulmasını sağlayacak bir fırsat sunulur.Viimeinen mahdollisuus on antaa tehtävä hoidettavaksi Cobralle.
Extremis güçleri düşüşünden sağ kurtulmasını sağlayan Potts,müdahale eder ve Killian’ı öldürür.Η Ποτς, η οποία χάρη στο Εξτρίμις επέζησε της πτώσης, επεμβαίνει και σκοτώνει τον Κίλιαν.
Clara, buradan kurtulmasını söyler.Rose bestemmer seg for at hun må reise bort.
Filmin ticari başarısı, yapımcı şirketlerden biri olan Sidus Pictures'ın iflastan kurtulmasını sağlamıştır.Sự thành công của bộ phim đã được ghi nhận là cứu một trong các công ty sản xuất, Sidus Pictures khỏi phá sản.
Clara, buradan kurtulmasını söyler.파울은 그녀가 당장 떠나라고 명령한다.
Clara, buradan kurtulmasını söyler.Полък и казва, че ще замине.
Clara, buradan kurtulmasını söyler.Ji pakviečia René iš namo išeiti.
Clara, buradan kurtulmasını söyler.Minnie käsib tal lahkuda.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Atyámfiai, szívem szerint kívánom és Istentõl könyörgöm az Izráel idvességét.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Bracia! przychylna wola serca mego i modlitwa, którą czynię do Boga za Izraelem, jestci ku zbawieniu.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Bratia, záľuba môjho srdca a prosba k Bohu za Izraela je, aby boli spasení.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Bratje, želja mojega srca in molitev k Bogu za Izraelce je, da bi bili zveličani.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Brødre!mit Hjertes Ønske og Bøn til Gud for dem er om deres Frelse.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Brødre! mitt hjertes ønske og min bønn til Gud for dem er at de må bli frelst.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Broeders, het verlangen van mijn hart en mijn gebed tot God is dat het Joodse volk gered mag worden.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Fratelli, il desiderio del mio cuore e la mia preghiera sale a Dio per la loro salvezza
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Fraţilor, dorinţa inimii mele şi rugăciunea mea către Dumnezeu pentru Israeliţi, este să fie mîntuiţi.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Frères, le voeu de mon coeur et ma prière à Dieu pour eux, c`est qu`ils soient sauvés.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Hermanos, el deseo de mi corazón y mi oración a Dios por Israel es para salvación
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Irmãos, o bom desejo do meu coração e a minha súplica a Deus por Israel é para sua salvação.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.형제들아 내 마음에 원하는 바와 하나님께 구하는 바는 이스라엘을 위함이니 곧 저희로 구원을 얻게 함이라
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Liebe Brüder, meines Herzens Wunsch ist, und ich flehe auch zu Gott für Israel, daß sie selig werden.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Mina bröder, mitt hjärtas åstundan och min bön till Gud för dem är att de må bliva frälsta.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Veljet, minä toivon sydämestäni ja rukoilen Jumalaa heidän edestänsä, että he pelastuisivat.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Αδελφοι, η επιθυμια της καρδιας μου και η δεησις η προς τον Θεον υπερ του Ισραηλ ειναι δια την σωτηριαν αυτων
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Братия! желание моего сердца и молитва к Богу об Израиле во спасение.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Браттє, бажаннє мого сердя і молитва (йде) до Бога за Ізраїля про спасенне.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.Защото Моисей пише, че човек, който върши правдата, която е чрез пазенето на закона, ще живее чрез нея.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.אחי חפץ לבבי ותפלתי לאלהים בעד ישראל אשר יושעו׃
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.ايها الاخوة ان مسرّة قلبي وطلبتي الى الله لاجل اسرائيل هي للخلاص.
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.弟 兄 們 、 我 心 裡 所 願 的 、 向 神 所 求 的 、 是 要 以 色 列 人 得 救
Kardeşler! İsraillilerin kurtulmasını yürekten özlüyor, bunun için Tanrıya yalvarıyorum.弟兄們 、 我心裡 所 願 的 、 向神 所 求 的 、 是 要 以色列人 得救
Kurtulmasının sebebi ise, bu kupanın muhtemelen sahibiyle birlikte gömülmüş olması.Es hat wahrscheinlich überstanden, weil es höchstwahrscheinlich als
Kurtulmasının sebebi ise, bu kupanın muhtemelen sahibiyle birlikte gömülmüş olması.Patrně se dochoval proto, že byl s někým pohřben, aby mu dělal společnost v posmrtném životě.
Ve zihnin bu tip oyunlardan ve şablonlardan kurtulmasını ancak bu şekilde zihni izleyerek sağlayabiliriz.A pritom sa len treba naučiť sledovať myseľ, aby sme začali opúšťať tieto príbehy a šablóny v mysli.
Ve zihnin bu tip oyunlardan ve şablonlardan kurtulmasını ancak bu şekilde zihni izleyerek sağlayabiliriz.Het is enkel in het leren observeren van de geest dat we kunnen beginnen de verhalen en patronen loslaten.
Ve zihnin bu tip oyunlardan ve şablonlardan kurtulmasını ancak bu şekilde zihni izleyerek sağlayabiliriz.In samo, če se naučimo opazovati svoj um na tak način, lahko začnemo opuščati te zaplete in vzorce uma.
Ve zihnin bu tip oyunlardan ve şablonlardan kurtulmasını ancak bu şekilde zihni izleyerek sağlayabiliriz.지켜보는 것을 통해서만 이런 이야깃거리와 습관을 놓아버릴 수 있습니다.
Ve zihnin bu tip oyunlardan ve şablonlardan kurtulmasını ancak bu şekilde zihni izleyerek sağlayabiliriz.Kun pysähtyy ja alkaa tarkkailemaan mieltään tällä tavoin, voi huomata monia erilaisia toistuvia asioita.
Ve zihnin bu tip oyunlardan ve şablonlardan kurtulmasını ancak bu şekilde zihni izleyerek sağlayabiliriz.la aceste povești și tipare de gândire.