kurtarmayı ile cümle

kurtarmayı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Şimdi onlar hakkında konuşmayı değil dillerimizi yok olmaktan kurtarmayı istiyoruz.Now we want to save our languages from extinction, not talk about them.
Ben Tom'u kurtarmayı deniyordum.I was trying to rescue Tom.
Masum birini mahkum etmektense suçlu bir adamı kurtarmayı göze almak daha iyidir.It is better to risk saving a guilty man than to condemn an innocent one.
Onlar Tom'u kurtarmayı başardı.They managed to save Tom.
Onları kurtarmayı başardık.We managed to save them.
Tom bizi kurtarmayı başardı.Tom managed to save us.
Tom onları kurtarmayı başardı.Tom managed to save them.
Tom beni kurtarmayı başardı.Tom managed to save me.
Onlar onu kurtarmayı başardı.They managed to save him.
Tom onu kurtarmayı başardı.They managed to save her.
Onları kurtarmayı başardım.I managed to save them.
Tom Mary'yi kurtarmayı başardı.Tom managed to save Mary.
Şehrin yerlileri gönüllü olarak teslim olup 15 kiliseyi kurtarmayı başardı.The inhabitants voluntarily surrendered and succeeded in saving fifteen Christian churches.
Hastaneyi onun aptalca kontrôlünden kurtarmayı mı?Free the hospital from her idiotic non-control?
26 Ağustos'ta 23. Tümen'i kurtarmayı amaçlayan Japon karşı saldırısı başarısız oldu.On 26 August, a Japanese counterattack to relieve the 23rd Division failed.
Ayrıca, gerçeği ortaya çıkarmayı ve yanlış yere suçlanan adamı kurtarmayı ister.He also has a desire for truth and to prove a falsely accused man innocent.
Sonradan gidip onu kurtarmayı planlıyordu.He immediately turned back and rescued him.
O insanları kurtarmayı seçti.Its purpose was to save people.
Yani babasını kurtarmayı başarmıştır.He was successful in saving his father's life.
Ve yeryüzündeki insanların tümünü fidye verip kendisini kurtarmayı ister.And all those who are on the earth, to save himself.
Kurulduğumuzdan bu yana 460 kızı kaçakçıların elinden kurtarmayı başardık.And we have managed to save about 460 girls since we started.
İnanışlara göre Karaçuka'yı kurtarmayı reddetmek günahtır.[1]Moreover, it is a sin to refuse to salvage Garachukha. [1]
Güney Kore ajanı Jung, Pyo'yu onların elinden kurtarmayı başarır ancak Abdul Ryun'u götürür.Despite Pyo breaking free from the Arabs they still manage to get away with a captured Ryun.
Bunların arasında, Ukrayna kuvvetleri 15 tankı kurtarmayı başardı.Among them, Ukrainian forces were able to salvage 15 tanks.
Ancak teknik görevliler MY Bilyi ve PK Düz' bazı eserleri kurtarmayı başardılar.However, technical workers M.Y. Bilyi and P. K. Duz' managed to rescue some objects.
Sonradan gidip onu kurtarmayı planlıyordu.Sie ist ihm gefolgt und versucht, ihn zu retten.
Hera'yı kurtarmayı başarmışlardır.Ihr Ziel ist es Hera zu befreien.
Hastaneyi onun aptalca kontrôlünden kurtarmayı mı?Seine Verteidigung betreibt er aus seinem Krankenbett.
Soudan ve diğer gemiler bazı kişileri kurtarmayı başarsa da can kayıpları yaşandı.Ist das Rettungsboot/Raft am Verunglückten angekommen, gibt es mehrere Möglichkeiten, ihn zu retten.
Argnach devlerin toplumuna gidip Evavy-Unaroa'yı kurtarmayı karar verir.Argnach décide d'aller dans la horde des Ogres et délivrer Evavy-Unaroa.
O insanları kurtarmayı seçti.Elle décide d'aller sauver les gens.
Hastaneyi onun aptalca kontrôlünden kurtarmayı mı?Pourquoi enfreint-il systématiquement le règlement de l'hôpital ?
Yani babasını kurtarmayı başarmıştır.Il sauve donc son père.
Soudan ve diğer gemiler bazı kişileri kurtarmayı başarsa da can kayıpları yaşandı.Mais d'autres navires ainsi que la vie de nombreuses personnes furent ainsi sauvés.
Ben Tom'u kurtarmayı deniyordum.Estaba intentando salvar a Tom.
O insanları kurtarmayı seçti.Desea salvar personas.
Ayrıca, gerçeği ortaya çıkarmayı ve yanlış yere suçlanan adamı kurtarmayı ister.Se revela una verdad inquietante: el Estado ampara y oculta a los culpables.
Komutan hastaneye teslim ediliyor, fakat onu kurtarmayı başaramıyorlar.Rápidamente lo trasladaron al hospital, pero no pudieron salvarlo.
Ama Aleksios kendini kurtarmayı başardı.Solo Robby riesce a salvarsi.
Yani babasını kurtarmayı başarmıştır.Il fratello riesce fortunatamente a salvarlo.
Lucy gelecekte veteriner olup hayvanların hayatlarını kurtarmayı düşlüyor.Люся мечтает стать ветеринаром и спасать животных.
Ama Aleksios kendini kurtarmayı başardı.Ельцину удалось спастись.
O insanları kurtarmayı seçti.العمل على انقاذ الاشخاص.
En sonunda eşini kurtarmayı başarır.No final, salva a vida de seu pai.
Cassius, Crassus'un legate'si Gaius Octavius'u yardımıyla ordudan geri kalanları kurtarmayı başardı.Cássio conseguiu salvar o que restou do exército com a ajuda do legado de Crasso, Caio Octávio.
En sonunda eşini kurtarmayı başarır.Uiteindelijk lukt het haar de vrouw staande te houden.
Hastaneyi onun aptalca kontrôlünden kurtarmayı mı?Hij helpt mee aan de bouw van haar ziekenhuis.
Ayrıca, gerçeği ortaya çıkarmayı ve yanlış yere suçlanan adamı kurtarmayı ister.Pragnie on również poznać prawdę i udowodnić niewinność fałszywie oskarżonego mężczyzny.
Komutan hastaneye teslim ediliyor, fakat onu kurtarmayı başaramıyorlar.Zostaje odwieziony do szpitala, ale odmawia leczenia.
En sonunda eşini kurtarmayı başarır.Córkę udało się ostatecznie uratować.
Yani babasını kurtarmayı başarmıştır.Cudem udało się uratować ich dziecko.
Hastaneyi onun aptalca kontrôlünden kurtarmayı mı?Jest to choroba zwalczana z urzędu.
Charlie bir sosis satıcısını da hırsızlardan kurtarmayı başarır.Peter har också haft ett extrajobb som försäljare av rövkliare.
Ayrıca, gerçeği ortaya çıkarmayı ve yanlış yere suçlanan adamı kurtarmayı ister.Крім цього, у нього є прагнення встановити істину і врятувати помилково звинувачену людину.
Ama Aleksios kendini kurtarmayı başardı.Втім Олексій Комнін зумів врятуватися.
Hastaneyi onun aptalca kontrôlünden kurtarmayı mı?Або плід його хворої уяви?
O insanları kurtarmayı seçti.Доводиться рятувати людей.
O insanları kurtarmayı seçti.Rozhodovali jsme, koho zachránit..
Yani babasını kurtarmayı başarmıştır.Rozhodla se tedy jet otce zachránit.
Bu komplolara kurban gitmeden tahtını kurtarmayı başardı.Most se jim podařilo před destrukcí zachránit.
İlgili Sayfalar