kurtardım ile cümle

kurtardım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Onu sorumluluğundan kurtardım.I relieved him of his burden.
Seni kurtardım.I rescued you.
Onu kurtardım.I rescued him.
Kediyi kurtardım.I rescued the cat.
Hayatını kurtardım.I saved your life.
Zaten hayatını iki kez kurtardım.I've already saved your life twice.
Sadece Tom'u tek başına oraya gitme sorunundan kurtardım.I just saved Tom the trouble of going there himself.
Az önce kedini boğulmaktan kurtardım.I just saved your cat from drowning.
Tom'un hayatını kurtardım.I saved Tom's life.
Ben birini kurtardım.I saved one.
Tom'u kurtardım.I rescued Tom.
Sizin hayatlarınızı kurtardım.I helped you save your lives.
Seni bu nedenle kurtardım.That's why I rescued you.
"Çocuk, senin hayatını kurtardım."Kid, I saved your life.
Yoksa seni niye kurtardım?Why else would I rescue you?
Nee. Sadece bu kadarmi? Hayatini kurtardim ben senin demi?You want to repay me for saving your life just like that?
Ben ne yaptım? Ve şans eseri onun hayatını kurtardım.And what I did, I gave him just antibiotics that we care for tuberculosis.
Hayatını kurtardım.I saved her life.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.I saved this nearly collapsing company, but seems I've been instantly kicked out.
Neyseki oradaydım, onu kurtardımLuckily, I was there in time to save him
Kediyi kurtardım.Salvei o gato.
Mary'yi kurtardım.Eu salvei Maria.
Seni kurtardım.Я тебе врятував.
Ama ben Balamı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.Aber ich wollte ihn nicht hören. Und er segnete euch und ich errettete euch aus seinen Händen.
Ama ben Balamı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.Ale nechcel som počuť Baláma, lež naopak: musel vám znova a znova žehnať, a tak som vás vytrhol z jeho ruky.
Ama ben Balamı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.Ale nechtěl jsem slyšeti Baláma, pročež stále dobrořečil vám, a tak vysvobodil jsem vás z ruky jeho.
Ama ben Balamı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.A nisem hotel poslušati Balaama, zato vas je tembolj blagoslovil, in otel sem vas iz njegove roke.
Ama ben Balamı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.Dar n'am vrut să ascult pe Balaam: el v'a binecuvîntat, şi v'am izbăvit din mîna lui Balac.
Ama ben Balamı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.De nem akarám meghallgatni Bálámot, ezért áldva áldott vala titeket, és megszabadítálak titeket az õ kezébõl.
Ama ben Balamı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.I nie chciałem słuchać Balaama; przetoż błogosławiąc błogosławił wam, a tak wybawiłem was z rąk jego.
Ama ben Balamı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.내가 발람을 듣기를 원치 아니한 고로 그가 오히려 너희에게 축복하였고 나는 너희를 그 손에서 건져 내었으며
Ama ben Balamı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.ma io non volli ascoltare Balaam; egli dovette benedirvi e vi liberai dalle mani di Balak
Ama ben Balamı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.Mais je ne voulus point écouter Balaam; il vous bénit, et je vous délivrai de la main de Balak.
Ama ben Balamı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.Men jag ville icke höra på Bileam, utan han måste välsigna eder, och jag räddade eder ur hans hand.
Ama ben Balamı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.men jeg vilde ikke bønhøre Bileam, og han måtte velsigne eder; således friede jeg eder af hans Hånd.
Ama ben Balamı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.Men jeg vilde ikke høre på Bileam, og han måtte velsigne eder, og jeg frelste eder av hans hånd.
Ama ben Balamı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.pero yo no quise escuchar a Balaam. Antes bien, él os bendijo repetidamente, y yo os libré de su mano
Ama ben Balamı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.porém eu não quis ouvir a Balaão; pelo que ele vos abençoou; e eu vos livrei da sua mao.
Ama ben Balamı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.αλλ' εγω δεν ηθελησα να ακουσω τον Βαλααμ μαλιστα δε και σας ευλογησε, και σας ηλευθερωσα εκ των χειρων αυτου.
Ama ben Balamı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.Но Аз не склоних да послушам Валаама, и той даже ви благослови; и Аз ви избавих от ръката му.
Ama ben Balamı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.но Я не хотел послушать Валаама, – и он благословил вас, и Я избавил вас из рук его.
Ama ben Balamı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.ולא אביתי לשמע לבלעם ויברך ברוך אתכם ואצל אתכם מידו׃
Ama ben Balamı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.ولم اشأ ان اسمع لبلعام فبارككم بركة وانقذتكم من يده.
Ama ben Balamı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.我 不 肯 聽 巴 蘭 的 話 、 所 以 他 倒 為 你 們 連 連 祝 福 。 這 樣 、 我 便 救 你 們 脫 離 巴 勒 的 手
Ama ben Balamı dinlemeyi reddettim. O da sizi tekrar tekrar kutsadı; böylece sizi onun elinden kurtardım.我 不 肯 聽 巴蘭的話 、 所以 他 倒為 你 們連連 祝福 。 這樣 、 我 便 救 你們脫離 巴勒的手
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.Am salvat o campanie aproape de faliment, dar dar se pare ca am fost dat imediat afara
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.Con đã cứu cái công ty sắp phá sản này, nhưng có vẻ như con lại bị đá ra ngay sau đó.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.Ho salvato questa società quasi distrutta, ma sembra che mi abbiamo cacciato immediatamente fuori.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.Ich habe diese Firma davor bewahrt unterzugehen, aber es sieht so aus als würde ich gefeuert werden.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.Ik heb deze bijna ingestorte bedrijf gered, maar het lijkt erop dat ik er onmiddellijk uit word geschopt.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.Jag räddade den här nära kollapsade företaget, men det ser ut som att jag på en gång blen ut kickad.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.J'ai sauvé cette entreprise presque dégringolante, mais il semble que je viens d'être jeté dehors.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.Ocaliłem prawie upadłą firmę, a wygląda na to, że w zamian jestem wyrzucany.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.Rešil sem to propadajoče podjetje, pa se mi zdi, da me že mečete ven.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.Saya telah menyelamatkan perusahaan yang hampir bangkrut, tapi sepertinya saya sudah dipecat.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.Έχω σώσει την σχεδόν κατεστραμμένη εταιρία, αλλά φαίνεται ότι με έχουν διώξει με τις κλωτσιές.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.Я спас эту компанию, и, похоже, меня из нее сразу же вышвырнули.
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim..אני הצלתי את החברה מהתמוטטות, אבל נראה לי שכבר נבעטתי החוצה
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.لقد أنقذتُ الشركة من إنهيار وشيك , لكن يبدو أنني طردت فوراً
Batacak şirketi kurtardım, ama görünüşe bakılırsa bir anda tekmeyi de yedim.そうよ! この際 新しいゲームを発売したら すぐにスンジョを送りましょう!医学部へ
İlgili Sayfalar